Whitened türkçesi Whitened nedir

Whitened ile ilgili cümleler

English: Ali got his teeth whitened.
Turkish: Ali dişlerini beyazlattı.

Whitened ingilizcede ne demek, Whitened nerede nasıl kullanılır?

Whitener : Beyazlatan şey veya kimse. Aklaştıran (nesne). Beyazlatıcı. Ağartan. Ağartıcı.

Whiteners : Aklaştıran (nesne). Beyazlatan şey veya kimse. Ağartıcı. Beyazlatıcı. Ağartan.

Whiteness : Aklık. Ağartı. Beyazlık.

Whiten : Solmak. Beyazlaştırmak. Beyazlamak. Beyazlaşmak. Aklatmak. Bembeyaz yapmak. Beyazlanmak. Aklamak. Renk açmak. Ağartmak.

Whitening : Aklaştırma. Beyazlatma. Ağartma. Ağartan. Beyazlatıcı.

White adipose tissue : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ. Beyaz yağ dokusu.

White anglo saxon protestant : Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen). Beyaz anglo-sakson protestan. Wasp.

Prewhitening : Düzensiz salınım analizinin hazırlık işlemleri. Ön-arındırma.

White admiral : Kelebek.

White antimony : Akantimuan.

İngilizce Whitened Türkçe anlamı, Whitened eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Whitened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Die down : Sönmek (ateş). Kaybolmak. Gücü azalmak. Körelmek (film). Yatışmak. Kesilmek. Alev azalmak. Bitmek. Azalmak.

Colourless : Donuk. Solgun. Anlamsız. Silik. Soluk. İtici. Yansız. Sıkıcı. Renksiz. Tekdüze.

Blenching : Benzi atmak. Çekinmek. İrkilmek. Ürkmek. Geri çekilmek. Rengi solmak. Sararmak. Rengi atmak.

Acquit : Suçsuz çıkarmak. Beraat etmek. Muaf tutmak. Ayrıcalık tanımak. İbra etmek. Ödemek. Beraat ettirmek. Tenzih etmek. Temize çıkarmak.

Silvering : Sır. Gümüş kaplamak. Sırlamak. Yaldız. Gümüşlemek. Gümüşleme. Gümüş rengine boyamak. Gümüş ile kaplama.

Lightened : Hafifletmek. Işıklı. Parlatmak. Işık saçmak. Şimşek çakmak. Aydınlanmak. Rengini açmak. Rahatlatmak. Aydınlatmak.

Chalking : Tozuma. Tebeşir katmak. Tebeşirlenme. Tebeşirle çizmek. Boyanın bozulması. Tebeşirle yazmak.

Decolour : Rengini açmak. Soldurmak.

Whited : Beyaza boyanmış. Badana yapılmış. Çamaşır suyuna maruz bırakılmış. Ağartılmış. Badanalanmış. Kalaylanmış. Beyaz hale getirilmiş.

Exculpate : Beraat kazandırmak. Suçsuzluğunu ispat etmek. Sorumluluktan kurtarmak. Beraat ettirmek. Suçsuz olduğunu ispatlamak. Masumiyetini açıklamak. Temize çıkarmak. Suçsuz çıkarmak. Sorumluluğunu kaldırmak.

Whitened synonyms : break, change colour, greys, chalk, blanching, discolors, whitens, dilutes, droops, acquits, brightens, blench, discolour, chalked, die away, be discoloured, grayest, absolves, decolourise, blenches, bleach, cleared, lightens, blanches, breaks, decolorize, blenched, greyer, be discolored, brighten, absolved, whiten, brightened.

Whitened zıt anlamlı kelimeler, Whitened kelime anlamı

Colorful : Parlak. Hareketli. Renk renk. Rengarenk. Canlı. Ala. Renkli.