Pewters türkçesi Pewters nedir

  • Kalay ve kurşun alaşımı.
  • Kalay alaşımı.
  • Kurşun ve kalay alaşımı.
  • Kalay-kurşun alaşımı.
  • Kalay kap.
  • Kalaylı.
  • Kurşun kalay alaşımı.
  • Bu alaşımdan yapılan kap.

Pewters ingilizcede ne demek, Pewters nerede nasıl kullanılır?

Pewter : Kalay-kurşun alaşımı. Kurşun ve kalay alaşımı. Kurşun kalay alaşımı. Kalay ve kurşun alaşımı. Bu alaşımdan yapılan kap. Kalay kap. Kalay alaşımı. Kalaylı.

Take a pew : Yeralmak (ingiliz ingilizcesi). Otur veya oturun.

Pew : Sıra. Kilise oturağı. Uzun sıra. Yer (ingiliz ingilizcesi). Sıra (kilisede). Kilise sırası. Sıra (kilisede oturacak). Uzun bank. Oturacak yer.

Pewit : Sinekçil kuş. Kızkuşu.

Pewit gull : Sinekçil kuş. Sinekçil.

Beef tapeworm : Et şeridi. Yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, şeritler (cestodes) takımından, kabarcıklı solucan evresinde sığırlarda, ergin evrede insanların bağırsağında yaşayan, 4-10 m kadar uzunlukta, bulaşık sığır etinin iyi pişmeden yenmesiyle insanlara geçen bir ilkel solucan türü. Taenia saginata. Ergini insanların ince bağırsağında, kurtçuğu sığırda yaşayan, çiğ ya da az pişirilmiş sığır etiyle bulaşan, 4-12 m. uzunluğunda şerit; aptesbozan, silahsız tenya, sığır şeridi. Sığır tenyası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erişkinleri insanların ince bağırsaklarında, cysticercus bovis adlı larvası sığırların çizgili kaslarında bulunan, insanlara çiğ veya az pişmiş sığır etinin yenmesiyle bulaşan taenia cinsinden bir sestod türü, et şeridi, afrika tenyası, silahsız şerit, taenia saginata, taenia mediocanellata, taenia philippina, taenia africana, taenia cucurbitina.

 

Pews : Uzun bank. Uzun sıra. Yer (ingiliz ingilizcesi). Sıra. Oturacak yer. Kilise oturağı. Kilise sırası. Sıra (kilisede). Sıra (kilisede oturacak).

Pewits : Sinekçil kuş. Kızkuşu.

Chippewas : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Broad tapeworm : Geniş şerit. İnsan, kedi, köpek, vizon, ayı ve diğer balık yiyen canlılarda parazitlenen, uzunluğu bazen 9 metreye ulaşabilen, skoleks üzerinde iki bothriyaya sahip, birinci ara konağı kabuklular, ikinci ara konağı balıklar olan, insanlara çiğ veya az pişmiş balıkları yemek suretiyle bulaşan sestod türü, geniş şerit, isviçre şeridi, dibothriocephalus latus, diphyllobothrium taenioides, diphyllobothrium latum. İnsan ve etçil memelilerin ince bağırsağında yaşayıp, kurtçuk evresini önce tepegöz dediğimiz kabuklularda, sonra kimi tatlısu balıklarında geçirerek, son konakçıya bu balıkların etiyle bulaşan, hemen on metreye yakın boyda, geniş halkalı şerit; balıktenyası. Balık şeridi. Geniş tenya.

İngilizce Pewters Türkçe anlamı, Pewters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pewters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tinned : Kalayla kaplı. Tenekeye konmuş. Konserve. Kalaylanmış.

Culture : Ekin. Geliştirme. Bireyin üyesi olduğu toplumdan öğrendiği bilgi, gelenek, görenek, davranış, yasa, sanat, uygulayım, zanaat gibi özdeksel ve tinsel ürünlerden oluşan bütün. bk. kültür kalıtı, kültür alanı, altkültür, çevresel kültür, uygarlık, krş. halk kültürü, halkbilim. Ekim. Medeniyet. Biyoloji, eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Laboratuvar ortamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Kültür. Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.

 

Dun : Borçluyu sıkıştırmak. Karanlık. Kuru tuzlanmış balıklarda küflerin özellikle sporendonema spp.’nin oluşturduğu kahverengileşmeyle görülen bozulma. Dun. Zorla alacağını istemek. Boz. Boz renk. Borcunu ödemeye zorlamak. Ödenmesini istemek. Sıkıştıran alacaklı.

Stannum : Kalay. Stanum.

Crucify : Çarmıha germek. İşkence etmek. Bastırmak. Çarmıha gererek öldürmek.

Tease : Kabartmak (saçı tarakla). Uylamak. Alay ederek sataşmak. Rahatsız etmek. Alay etmek. Sataşmak. Kabartmak (kumaş). Ditmek. Tedirgin etmek. Sataşan.

Badger : Kafa ütülemek. Taciz etmek. Yakasına yapışmak. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 17 cm kadar kuyruğu olan, kısa ve kalın bacaklı, kış uykusuna yatan, avrupa ve asya’ da yaşayan bir tür. Başının etini yemek. Porsuk. Rahat vermemek. Üstelemek. Yakasını bırakmamak.

Bedevil : Bozmak. Delirtmek. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Çileden çıkartmak. Altüst etmek.

Torment : Acı çektirmek. Azap çektirmek. İşkence yapmak. İşkence etmek. Zulmetmek. Azap. Eziyet etmek. Sancı. Azap vermek. Büyük acı.

Pewters synonyms : pewter, rag, stannic, beleaguer, blanched, stannous, bug, tinny, tinniest, tinnier, frustrate, stanniferous, containing tin.