Delicatessen türkçesi Delicatessen nedir
- Soğuk mezeci.
- Hazır yemek ve salata dükkanı.
- Mezeci.
- Şarküteri.
- Mezeler.
- Mezeci dükkanı.
- Meze.
- Hazır yemek.
- Mezecei dükkanı.
Delicatessen ile ilgili cümleler
English: Sorry, where can I find a delicatessen?
Turkish: Affedersiniz, nerede bir şarküteri bulabilirim?
Delicatessen ingilizcede ne demek, Delicatessen nerede nasıl kullanılır?
Delicatessen food : Meze.
Delicatessens : Mezeci dükkanı. Mezeci. Soğuk mezeci. Hazır yemek. Meze. Şarküteri. Hazır yemek ve salata dükkanı. Mezeler. Mezecei dükkanı.
Delicates : Titiz. Kırılgan. Leziz. Hassas (konu). Hassas. Yumuşak (dokunuş). Kolay kırılabilen. Narin. Kibar. Tetik.
Delicate balance : Hassas denge. İnce denge. Çok kırılgan olan denge durumu.
Delicate fabric : Narin çamaşırlar.
Delicate subject : Duyarlı konu. Nazik mesele. Dokunaklı konu. Hassas konu. Hassa konu. Hassas mevzu.
Delicate hint : Küçük ipucu. Narin iz. Çok açık ve anlaşılır olmayan ipucu. Küçük iz.
Kept the delicate balance : Hassas dengeyi korudu. Sabit durumu sürdürdü. Hassas dengeyi devam ettirdi.
In a delicate situation : Hassas bir durumda. Kırılgan bir halde. Her an kötüye dönebilir bir şekilde. Kolayca bozulabilir bir durumda.
Delicate matter : İnce iş. Nazik konu. Hassas konu.
İngilizce Delicatessen Türkçe anlamı, Delicatessen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Delicatessen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Delly : Peynir hazır salata ve pişmiş et satan dükkan. Hazır yemekçi. Bu tür dükkanlarda satılan ürünler (pişmiş et ve hazır salata gibi).
Bodega : Küçük bakkal. Şarap mahzeni. Şarap bodrumu. İspanyolca konuşulan ülkelerde şarap dükkanı. Küçük gıda dükkanı. Özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan. Şarap dükkanı.
Shop : Alışveriş yapmak. İşlik. Okul. Kurum. İş. Ele vermek. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Yapımevi. Gammazlamak. Hapse atmak.
Appetizers : Aperatif. İştah açıcı. Aperitifler. İştah açıcılar. İştah açıcı yiyecek. Çerez. Çerezlik. Atıştırmak için.
Convenience food : Tüketime hazır gıda.
Appetizer : İştah açıcılar. Çerez. Çerezlik. İştah açıcı şey. Aperitif. İştah açıcı yiyecek. Aperatif. İştah açıcı. İştah açar.
Horsdoeuvre : Çerez.
Antipasto : Antıpasto. Meze (italyanca). Ordövrün italyan eşdeğeri. Ordövr. Ana yemekten önce servis yapılan yiyecek.
Appetiser : İştah açar. İştah açıcı şey. İştah açıcı. İştahı açmak için ana yemekten önce servis yapılan ufak yemek porsiyonu. İştah açıcı yiyecek. Ordövr. Çerezlik. Yemekten önce iştah açıcı olarak servis yapılan hafif yiyecek (ayrıca appetizer). Aperatif.
Delicatessen synonyms : food shop, ready to serve food, delicatessens, antipastos, delicatessen food, fast food, starter, snacks, store, snack, delis, side dish, deli, charcuterie, bodegas, side order, convenience foods.
Delicatessen ingilizce tanımı, definition of Delicatessen
Delicatessen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relishes for the table. Dainties. Delicacies.

Bu kısımda Delicatessen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Delicatessen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Delicatessen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Delicatessen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.