Shop türkçesi Shop nedir

  • Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri.
  • Gammazlamak.
  • Ele vermek.
  • İşlik.
  • Hapishane.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mağaza.
  • Araştırma yapmak.
  • Atölye.
  • Okul.
  • Alışverişe çıkmak.
  • Alışveriş yapmak.
  • İşyeri.
  • Araştırmak.
  • Yapımevi.
  • İş.
  • Meslek.
  • Hapse atmak.
  • Alışveriş etmek.
  • Dükkan.
  • Kuruluş.
  • Kurum.

Shop ile ilgili cümleler

English: Ali meets his girlfriend at this coffee shop every afternoon.
Turkish: Ali her öğleden sonra kız arkadaşıyla kafeteryada buluşur.

English: A burglar broke into the shop last night.
Turkish: Dün gece bir hırsız dükkâna zorla girdi.

English: Ali preferred to shop in person.
Turkish: Ali alışverişini görerek yapmayı tercih ediyordu.

English: Ali has breakfast at the local coffee shop every day.
Turkish: Ali her gün yerel kahve dükkanında kahvaltı yapar.

English: A burglar broke into the shop yesterday.
Turkish: Dün dükkâna bir hırsız girdi.

Shop ingilizcede ne demek, Shop nerede nasıl kullanılır?

Shop around : Alışveriş için fikir edinmek. En uygun fiyatların peşinde çarşı pazar dolaşmak. Dükkanları dolaşmak. Araştırma yapmak (karar için). Piyasa araştırması yapmak. Piyasaya bakmak.

Shop assistant : Satış elemanı. Tezgahtar. Mağaza görevlisi. Satıcı.

 

Shop boy : Bir mağazada ticari mallar satan kimse. Satıcı. Tezgahtar.

Shop clerk : Tezgahtar. Satıcı.

Shop committee : İş kurulu. İş komitesi. Mağaza komitesi.

Shop girl : Tezgahtar kız. Satıcı kız.

Shop for : Araştırmak. Belirli şeylerin peşinde çarşı pazar dolaşmak. Çarşı pazar dolaşmak.

Shop floor : İşçi katı. Üretim bölümü. İşçiler. Çalışanlar.

Shop floor workers : İşçiler. Çalışanlar.

Shop fitter : Dükkan düzenleyicisi.

İngilizce Shop Türkçe anlamı, Shop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betting shop : Ganyan bayii. Bahis şirketi. Müşterek bahis yeri. Bahis bayi.

Establishing : Müessis. Tesis. Saptama. Tesbit. Kurma. Kurucu. Bir iş yapmak amacıyla bir ya da bir kaç kişi tarafından meydana getirilen ana kuruluş.

Dob : İhbar etmek. Yaş. Bir kimseyi görevlilere ispiyonlamak (avustralya ve yeni zelanda argosu).

Clue up : İspiyonlamak. Bilgilendirmek.

Storefront : Dükkanın önünü. Mağazanın önü. Vitrin. Mağaza önü. Mağazanın ön tarafı.

Colly : İs lekesi yapmak. Kirletmek. İs lekesi. Kir. İskoç çoban köpeği.

Workplace : Çalışma yeri. İş yeri.

Second hand store : İkinci el mağazası.

 

Business : Görev. Ticaret. İş yazışması. İş kuruluşu. Tecimevi. İşletme. Konu. Mesele.

Investigates : Tahkikat yapmak. Hakkında tahkikat yapmak. İncelemek. Soruşturmak. Eşelemek. Tahkik etmek.

Shop synonyms : chemist's, building supply store, apothecary's shop, pizza shop, food shop, florist shop, liquor store, chemist's shop, fix it shop, building supply house, pet shop, thriftshop, haberdashery store, novelty shop, mens store, ironmonger's shop, pizza parlor, loan office, specialty store, pawnbroker's shop, dress shop, investigate, denouncing, jail, booth, installation, repair shop, corporation, check up, avocation, obtain, drugstore, institution.

Shop zıt anlamlı kelimeler, Shop kelime anlamı

Sell : Dolap. Kazıklamak. Benimsetmek. Ele vermek. Dalavere. Üçkağıt. İkna etmek. Beğenilmek. Sattırmak. Yutturmak.

Boycott : Boykot. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması. Boykot yapmak. Ticaret yapmama boykotu. Mal almamak. Boykot etmek. Direniş.

Shop ingilizce tanımı, definition of Shop

Shop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To visit shops for the purpose of purchasing goods. Generally in deprecation. A person`s occupation, business, profession, or the like, as a subject of attention, interest, conversation, etc. A building or an apartment in which goods, wares, drugs, etc., are sold by retail.