Shop for türkçesi Shop for nedir

  • Araştırmak.
  • Belirli şeylerin peşinde çarşı pazar dolaşmak.
  • Çarşı pazar dolaşmak.

Shop for ile ilgili cümleler

English: They gathered at the coffee shop for a meeting.
Turkish: Toplantı için kahvehanede buluştular.

English: Let's talk shop for a while.
Turkish: Bir süre iş konuşalım.

Shop for ingilizcede ne demek, Shop for nerede nasıl kullanılır?

Shop : İşyeri. Hapishane. Alışveriş etmek. Ele vermek. Dükkan. Kuruluş. Araştırmak. Alışveriş yapmak. Okul. Gammazlamak.

For : Bir takımyıldızın adı. Olarak. -e göre. Çünkü. -e elverişli. Zarfında. -dir. Nedeniyle. Namına. -dır.

Shop around : Dükkanları dolaşmak. En uygun fiyatların peşinde çarşı pazar dolaşmak. Piyasaya bakmak. Alışveriş için fikir edinmek. Piyasa araştırması yapmak. Araştırma yapmak (karar için).

Shop assistant : Satıcı. Satış elemanı. Tezgahtar. Mağaza görevlisi.

Shop boy : Bir mağazada ticari mallar satan kimse. Tezgahtar. Satıcı.

Shop clerk : Tezgahtar. Satıcı.

İngilizce Shop for Türkçe anlamı, Shop for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shop for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Analyzed : Çözümlendi. Çözümlenen. Analiz edilmiş. Analiz etmek. İncelemek. Çözümlemek. Tahlil etmek.

 

Analyzes : Analiz etmek. Çözümlemek. Analizler. Tahlil etmek. İncelemek.

Ascertain : Saptamak. Doğrusunu bulmak. Aslını öğrenmek. Meydana çıkarmak. Bulmak. Öğrenmek. Belirlemek. Doğrusunu öğrenmek. Anlamak. Tespit etmek.

Delved : Derinlemesine araştırmak. Bellemek. Kazmak. Arayıp taramak. Altüst ederek aramak.

Analyze : Analiz yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek. İncelemek. Çözümleme. Tahlil yapmak. Tahlil etime, inceleme. Çözümlemek. Tahlil etmek.

Check into : Pansiyon otel vb'nde kaydını yaptırıp bir oda tutmak. Kayıt yaptırmak. Biryere giriş yapmak.

Delves : Altüst ederek aramak. Bellemek. Derinlemesine araştırmak. Arayıp taramak. Kazmak.

Cast around : Arayıp sormak. Çare aramak. Sıkıntıyla aramak. Tasarlamak. Volta vurmak. Aranıp durmak.

Check up : Muayene etmek. Gözden geçirmek. Soruşturmak. Kontrol etmek. Check up yapmak. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak.

Cast about : Düşünmek. Sıkıntıyla aramak. Volta vurmak. Dolanıp aramak. Çare aramak. Arayıp sormak. Tasarlamak. Aranıp durmak.

Shop for synonyms : delve into, analyse, analysing, check up on, analysed, delve.