Ascertain türkçesi Ascertain nedir

Ascertain ile ilgili cümleler

English: I am going to ascertain the truth of the matter.
Turkish: Ben işin aslını anlayacağım.

English: I'm going to ascertain the truth of his statement.
Turkish: Onun sözünün aslını araştıracağım.

Ascertain ingilizcede ne demek, Ascertain nerede nasıl kullanılır?

Ascertainable : Tahkik edilebilir. Soruşturulabilir. Tesmiye edilebilir. Anlaması mümkün. Araştırılabilir. Bulunabilir.

Ascertained : Tespit olunmuş. Onaylı. Onaylanmış. Doğrulanmış. Aydınlatılmış.

Ascertaining : Soruşturmak. Bulmak. Öğrenmek. Aslını öğrenmek. Doğrusunu öğrenmek. Anlamak. Aslını anlama. Doğrusunu anlama.

Ascertainment : Ortaya çıkarma. Tahkik. Aslını anlama. Soruşturma. Bulma. Araştırma.

Ascertains : Anlamak. Aslını öğrenmek. Soruşturmak. Tayin etmek. Öğrenmek. Bulmak. Saptamak. Doğrusunu öğrenmek. Tespit etmek. Belirlemek.

Unascertained : Kesinleşmemiş.

Unascertainable : Ortaya çıkarılamaz. Soruşturulamaz.

İngilizce Ascertain Türkçe anlamı, Ascertain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ascertain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adjusts : Parlamak. Uymak. Ayarlamak. Alıştırmak. Düzeltmek. Uydurmak. Hizaya getirmek. Halletmek. Ayar çekmek.

Delves : Derinlemesine araştırmak. Arayıp taramak. Bellemek. Altüst ederek aramak. Kazmak.

Discover : Göstermek. Farkına varmak. Karşılaşmak. Ortaya çıkarmak. Farketmek. Keşfetmek. Rastlamak.

Insure : Garantilemek. Sigortalamak. Garantiye almak. Sigorta yapanın olası herhangi bir zararı parayla karşılayacağına önceden güvence vermesi. Sigorta olmak. Emin olmak. Sigortalama. Sigorta etmek. Sağlamak.

Accounter : Atfetmek. Tahsis etmek. Atamak.

Check off : Tik koymak. İşaret koymak. Puante etmek. Bozmak. İşaretlemek. Kontrol işareti koymak. Yanına işaret koymak (listedeki bir maddenin).

Check back : Tekrar denetlemek. Tekrar soruşturmak. Yeniden soruşturmak. Tekrar aramak.

Determine : Karara bağlamak. Karar verdirtmek. Kararlaştırmak. Karara bağlanmak. Sabitleştirmek. Kesmek. Amaçlamak. Neden olmak.

Cogitating : Düşünüp taşınmak. Kavram yaratmak. İyice düşünmek. Düşünmek. Enine boyuna düşünmek. Tasarlamak. Ciddi olarak düşünmek. İcat etmek. Dikkatle düşünmek.

Discloses : Sır vermek. Açmak. Tebliğ etmek. İfşa etmek. Keşfetmek. Ortaya çıkarmak. Açığa vurmak. Göstermek. Açıklamak.

Ascertain synonyms : see to it, check up on, appoints, ascertaining, locates, appreciated, proof, defines, explores, tick, card, detects, assess, assigns, sequence, numerate, refract, brought out, make firm, elicits, enquired, deterrers, check, constitute, fasten, watch, contrive, come up with, control, arrange, deterrer, find out, define.

Ascertain ingilizce tanımı, definition of Ascertain

Ascertain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to feel certain. To render (a person) certain. To apprise. To assure. To make confident.