Discover türkçesi Discover nedir

Discover ile ilgili cümleler

English: I hope that some scientist will soon discover a cure for AIDS.
Turkish: Bir bilim adamının yakında AIDS için bir tedavi keşfedeceğini umuyorum.

English: How did you discover that Moustapha was the one who had embezzled the money?
Turkish: Parayı zimmetine geçiren kişinin Mustafa olduğunu nasıl anladın?

English: How did you discover the truth?
Turkish: Gerçeği nasıl keşfettin?

English: Everyone should discover for themselves the happiness of sharing.
Turkish: Herkes kendisi için paylaşmanın mutluluğunu araştırmalı.

English: How did you discover Tom's hiding place?
Turkish: Tom'un saklandığı yeri nasıl keşfettin?

Discover ingilizcede ne demek, Discover nerede nasıl kullanılır?

Discover again : Yeniden keşfetmek.

Discoverability : Keşfedilebilirlik.

Discoverable : Anlaşılabilir. Ortaya çıkabilir. Keşfi mümkün. Keşfedilebilir.

Discovered : Anlamak. Farketmek. Keşfetmek. Bulmak. Ortaya çıkarmak.

Discoverer : Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Kaşif. Bulucu. Açımcı.

Discovery of document : Belgelerin açıklanması.

Discoverers : Bulucu. Kaşif.

Discovers : Ortaya çıkarmak. Keşfetmek. Bulmak. Farketmek. Anlamak.

 

Discovery of documents : Belgelerin açıklanması.

Discovering : Ortaya çıkarmak. Anlamak. Bulmak. Keşfetmek. Buluculuk. Farketmek.

İngilizce Discover Türkçe anlamı, Discover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorb : Absorbe. Kendine katmak. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Emmek, içine çekmek, içine almak. Devralmak. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Sönümlemek. İşgal etmek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun).

Deduces : Sonuca varmak. Sonucuna varmak. Çıkarsama yapmak. Gelişimini izlemek. İstidlal etmek. Görüşüne varmak. Sonuç çıkarmak. Çıkarım yapmak. Çıkarsamak.

Demonstrating : Gösteri yapmak. İspatlamak. Gösteriş. Örnekle açıklamak. İspat etmek. Kanıtlamak.

Be indicative of : -e işaret etmek.

Devise : Kurmak. Planlamak. Düzenlemek. Tertiplemek. Vasiyetle bırakmak. Tasarlamak. Uydurmak. Akıl etmek. İcat etmek.

Betoken : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Come up : Mahkemeye çıkmak. Yaklaşmak. Olmak. Ortaya çıkmak. Çıkmak. Yükselmek. Sokulmak. Gündeme gelmek. Yaygın olmak.

Call forth : Sarfetmek. Kullanmak. Gün ışığına çıkarmak. Neden olmak. Yol açmak. Çıkarmak. Meydan vermek.

Notice : -e dikkat etmek. Genelge. Eleştiri. Eleştirmek (kitap). Önemsemek. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. İhbar. Süre (tanınan). İhbarname. Duyuru.

Deterrer : Topraktan çıkarmak. Mezardan çıkarmak.

Discover synonyms : get the goods, get a line, get word, connote, deduce, be a good judge of, alit, cogitate, bring to light, awakened, coincide, discern, bear witness to, catch out, find out, detect, compare to, betokened, awoke, awakes, beholds, apprehending, break new ground, come on, appreciates, wise up, descry, bump into, descries, elicited, ascertains, discerned, dig out.

 

Discover zıt anlamlı kelimeler, Discover kelime anlamı

Lose : Zayi etmek. Kazanamamak. Kaybolmak. Şaşırmak. Kaçırmak. Geri kalmak. Geri kalmak (saat). Azıtmak. Mağlup olmak. Kaybetmek.

Keep quiet : Sessiz kalmak. Susmak. Sessiz olmak. Uslu durmak. Rahat durmak.

Discover ingilizce tanımı, definition of Discover

Discover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To discover or show one`s self. To uncover.