Discovered türkçesi Discovered nedir

Discovered ile ilgili cümleler

English: Ali discovered just how gullible Mary was.
Turkish: Ali sadece Mary'nin ne kadar saf olduğunu keşfetti.

English: Ali discovered that he had run out of money.
Turkish: Ali parasının bittiğini fark etti.

English: Ali discovered Mary's body in a ditch.
Turkish: Ali Mary'nin cesetini bir hendekte buldu.

English: Ali and Mary discovered something amazing.
Turkish: Ali ve Mary heyecan verici bir şey keşfettiler.

English: After ten months of very hard work, sometimes working through the night in an unheated dome, Clyde Tombaugh discovered an object he named Pluto.
Turkish: On aylık çok sıkı bir çalışmadan sonra, bazen ısıtılmamış bir kubbede gece boyunca çalışarak, Clyde Tombaugh Pluto adını verdiği bir nesne keşfetti.

Discovered ingilizcede ne demek, Discovered nerede nasıl kullanılır?

Be discovered : Açığa çıkarılmak. Keşfedilmek. Ortaya çıkarılmak. Bulunmak.

Rediscovered : Yeniden keşfedilmiş. Yeniden keşfetmek. Yeniden bulmak.

Undiscovered : Gün ışığına çıkmayan. Keşfedilmemiş. Ortaya çıkarılmamış.

Discoverer : Bulucu. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Açımcı. Kaşif.

Discoverers : Kaşif. Bulucu.

Discoverture : Evlenmemiş kadın olma durumu (hukuk terimi). Kocasızlık.

 

Discovery : Keşif. Bulunuş. İfşaat. Bildirme. Meydana çıkarma. Bulgu. Buluş. Ortaya çıkarma.

Discoverability : Keşfedilebilirlik.

Discoverable : Anlaşılabilir. Keşfi mümkün. Keşfedilebilir. Ortaya çıkabilir.

Discovering : Bulmak. Buluculuk. Ortaya çıkarmak. Keşfetmek. Farketmek. Anlamak.

İngilizce Discovered Türkçe anlamı, Discovered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discovered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deduced : Çıkarım yapmak. Gelişimini izlemek. Sonuç çıkarmak. Sonuca varmak. Çıkarsama yapmak. Sonucuna varmak. İstidlal etmek. Çıkarsamak.

Deduce : Sonuç çıkarmak. İstidlal etmek. Çıkarım yapmak. Sonucuna varmak. Çıkarsama yapmak. Çıkarsamak. Sonuca varmak. Görüşüne varmak. Gelişimini izlemek.

Apprehends : Korkuyla beklemek. İdrak etmek. Korkmak. Yakalamak. Kavramak. Tevkif etmek. Endişe etmek. Tutuklamak.

Be a good judge of : -in ne olduğunu bilmek.

Discloses : İfşa etmek. Açmak. Meydana çıkarmak. Tebliğ etmek. Göstermek. Sır vermek. Açıklamak. Açığa çıkarmak.

Conceive : Tasarlamak. Düşünmek. Tasavvur etmek. Hamile kalmak. Gebe kalmak. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak. Yaratmak. Aklı almak.

Contrive : İcat etmek. Yolunu bulmak. İcad etmek. Planlamak. Kurmak. Bir yolunu bulup yapmak. Akıl etmek. Ev idare etmek. Becermek. Tasarlamak.

Ascertain : Öğrenmek. Saptamak. Belirlemek. Aslını öğrenmek. Tespit etmek. Meydana çıkarmak. Doğrusunu öğrenmek. Soruşturmak.

Accept : Eyvallah demek. Onaylamak. Almak. Normal karşılamak. Katlanmak. Razı olmak. Evet demek. Hazmetmek. Kabullenmek.

 

Discerned : Seçmek. Ayırmak. Sezinlemek. Ayırdetmek. Fark etmek. Algılamak. Kavramak. Tefrik etmek.

Discovered synonyms : discern, cipher out, bring to pass, actualise, call forth, appreciated, descried, detects, detect, conceives, cogitates, descries, bring about, detected, bring into the open, come at, cogitate, ascertains, come up with, accepts, devise, cogitating, bring out, discovers, determined, contriving, apprehended, bring to light, cogitated, clear up, observed, ascertaining, descrying.

Discovered zıt anlamlı kelimeler, Discovered kelime anlamı

Undetermined : Belirsiz. Saptanmamış. Belirtilmemiş. Kararsız. Kararlaştırılmamış. Müphem. Belirlenmemiş.