Deduce türkçesi Deduce nedir

  • İstidlal etmek.
  • Çıkarsama yapmak.
  • Çıkarım yapmak.
  • Görüşüne varmak.
  • Ortaya çıkarmak.
  • Sonucuna varmak.
  • Sonuca varmak.
  • Sonuç çıkarmak.
  • Gelişimini izlemek.
  • Anlamak.
  • Çıkarsamak.

Deduce ile ilgili cümleler

English: Sherlock Holmes could deduce much out of the smallest details.
Turkish: Sherlock Holmes en küçük detaylardan çok fazla çıkarım yapabilirdi.

Deduce ingilizcede ne demek, Deduce nerede nasıl kullanılır?

Deduce from : Sonuç çıkarmak. Anlamak.

Deduced : Çıkarım yapmak. Çıkarsamak. İstidlal etmek. Gelişimini izlemek. Sonuca varmak. Görüşüne varmak. Sonucuna varmak. Anlamak. Ortaya çıkarmak. Sonuç çıkarmak.

Deduces : İstidlal etmek. Görüşüne varmak. Çıkarsama yapmak. Çıkarım yapmak. Anlamak. Sonuç çıkarmak. Gelişimini izlemek. Sonuca varmak. Sonucuna varmak. Ortaya çıkarmak.

Deducibility : Mantık kullanarak sonuca varabilme. Çıkarım yapabilme.

Deducible : Sonuç çıkarılabilir. Anlaşılabilir.

Deduction at the source : Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Vergi stopajı. Kaynakta kesme yöntemi. Kaynakta kesme usulü.

Deduction : Çıkarılan miktar. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. İndirme. Azaltma. Kesenek. Sonuç çıkarma. Tümdengelim. Sonuç. Çıkarım. Çıkarma.

 

Deductibles : Çıkarılabilecekler. Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olan şeyler. Düşülecekler.

Deductible : İndirimli. Çıkarılabilir. Tenzilli. Vergisiz. Tenzilatlı. İndirim. Düşülebilir.

Deduct tare : Darasını düşmek.

İngilizce Deduce Türkçe anlamı, Deduce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deduce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call forth : Çıkarmak. Yol açmak. Gün ışığına çıkarmak. Neden olmak. Sarfetmek. Kullanmak. Meydan vermek.

Generalise : Genelleştirmek. Genellemek. Bir şeye genel nitelik vermek (ayrıca generalize). Bitirmek. Genelleme yapmak. Yaygınlaştırmak. Genel olarak uygulanabilir hale getirmek. Genel prensip oluşturmak. Genel veya belirsiz açıklamalar yapmak.

Conceive : İfade etmek. Yaratmak. Kavramak. Aklı almak. Hamile kalmak. Düşünmek. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak.

Get straight to the point : Hemen konuya girmek. Neticeye varmak. Sadede gelmek.

Draw a conclusion : Sonuçlandırmak. Sona erdirmek. Bir sonuca ulaşmak.

Ascertain : Aslını öğrenmek. Öğrenmek. Saptamak. Doğrusunu öğrenmek. Belirlemek. Meydana çıkarmak. Tayin etmek. Araştırmak. Soruşturmak.

Generalises : Genellemek. Genelleme yapmak. Genel veya belirsiz açıklamalar yapmak. Yaygınlaştırmak. Bir şeye genel nitelik vermek (ayrıca generalize). Genel olarak uygulanabilir hale getirmek. Genelleştirilmek. Bitirmek. Genelleştirmek.

 

Ascertains : Belirlemek. Tespit etmek. Meydana çıkarmak. Soruşturmak. Tayin etmek. Doğrusunu öğrenmek. Bulmak. Saptamak. Öğrenmek.

Bring into the open : Açığa çıkarmak.

Deduce synonyms : deduces, be a good judge of, educed, appreciate, amounted, make inferences, infers, bring out, decide, educes, fathom out, bring to light, deduct, reasoned, reason out, bring about, concluded, educing, extrapolate, brought out, apprehends, surmise, appreciated, derives, ascertaining, educe, arrive at a conclusion, accept, reason, infer, absorb, detect, detected.

Deduce ingilizce tanımı, definition of Deduce

Deduce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lead forth.