Deductible türkçesi Deductible nedir

Deductible ile ilgili cümleler

English: Your contribution to the school is tax-deductible.
Turkish: Okula katkıların vergiden düşürülebilir.

English: The furnishing of his work room was tax deductible.
Turkish: Onun çalışma odasının mobilyası vergiden düşürülebilirdi.

English: Tickets are tax deductible.
Turkish: Biletler vergiden düşülür.

English: This insurance has a high deductible.
Turkish: Bu sigortanın yüksek bir indirimi var.

Deductible ingilizcede ne demek, Deductible nerede nasıl kullanılır?

Tax deductible : Vergiden düşülebilir. Vergiden düşürülebilen. Vergiden indirilebilir. Vergi indirimine tabi.

Deductibles : Düşülecekler. Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olan şeyler. Çıkarılabilecekler.

Nondeductible : Düşürülemez. Çıkarılabilir olmayan. Düşülebilir olmayan. Çıkarılamaz. Hesaptan indirilemez.

Deductibility : Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olma. Çıkarılabilme. Düşülebilirlik.

Deducting : Çıkarmak. Düşmek. Hesaptan indirmek. Düşme. İndirme.

Deductive : Tümdengelimli. Çıkarsama ile ilgili. Çıkarsamaya ait. Çıkarımsal. Sonuç çıkarılabilir. Anlaşılabilir. Tümdengelim. Didaktif.

Deductions : Kesinti. Sonuçlar. Çıkarılan miktar. Tümdengelim. Çıkarma. Sonuç çıkarma. İndirim. Sonuç.

 

Deductive method : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tümden gelim yöntemi. Tümdengelimli yöntem. Tümdengelim yöntemi. Tümdengelimci yöntem. Bir iktisadi olguyu genelden özele doğru inceleme yöntemi. Çıkarım yöntemi. Yalnızca tömdengelim yordamları ile iş gören bilimsel uslamlama yöntemi.

Deduction of tax at source : Verginin kaynakta kesilmesi. Bir kişinin gelir vergisinden çıkartılabilen miktar.

Deductive logic : Tümdengelimci mantık. Tümdengelimli mantık.

İngilizce Deductible Türkçe anlamı, Deductible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deductible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cutback : Kesinti. Katbek. Düşüş. Azaltma. Eksiltme. Kesme. Hikayede geriye dönüş.

Abatement : İndirme. İndirilme. Azaltılma. Azalış. Hafifletme. Hafifleme. Boyut ufalması. Azalma. Azaltma.

Reduced : İndirilmiş. Küçültülmüş (film). Azalmış. Tenzil edilmiş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kısıtlı. Küçültme işlemine uğramış (film) küçültme işlemiyle elde edilmiş (film). İndirgenmiş.

Depreciation allowance : Amortisman indirimi. Amortisman payı. Tenzilat. Eskime nedeniyle bir varlığın değerinde yapılan indirim.

Allowable : İndirim yapılabilir. Yapılması uygun görülen. Emniyetli. Yapılmasında sakınca olmayan. Müsade edilebilir. Mübah. İzin verilebilir. Olası. Caiz. Kabul edilebilir.

Article : Yazıl. Yazı. Artikel. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Eşya. (sözleşmede) madde. Makale. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Fıkra. Nesne.

 

Extractive : Doğal maddeleri işlemeye ait. Çıkarılır. Çıkarma ile ilgili. Özütlemeye ilişkin. Çıkarıcı.

Discount : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kasa indirimi. Mal, hizmet ve üretim faktörü fiyatının düşürülmesi. Kırdırma işlemi. İskonto yapmak. İskonto. İkram etmek. Ederlerde yapılan düşürme. tecimsel belgitleri kırarak üremleri ve belirli bazı giderleri düşüldükten sonra geri kalanını öneli gelmeden ödeme. belgitin saymaca değeri üzerinden yapılan indirim. devlete ya da bir ortaklığa ilişkin borç belgitlerinin üzerlerinde yazılı değerleri genel satak değerinden yüksek ise aradaki fark. reklam, duyuru parasının peşin olarak ödenmesi. Hesaptan düşmek. Saycalı satışlarda alıcının mal parasını önelinden önce ödemeyi kabullenmesinden, alıcıya ön ödemede bulunulduğu için belirli bir oran üzerinden yapılan indirim.

Abridgment : Kısaltma (yazılı bir eseri). Özetleme. Tenkis. Yazılı bir eserin kısaltılmış şekli. Özet. Azaltma. Tenzil. Kısaltılmış şey. Kısaltma.

Detachable : Sökülür. Yerinden sökülebilir. Kaldırılabilir. Sökülebilir. Ayrılabilir. Ayrılır. Takılıp çıkarılabilir.

Deductible synonyms : degradation, extricable, cut price, untaxed, transmissive, allowance for cash, eductive, taxless, tax exempt, deductions, nontaxable, cut rate, bonification, free of tax, tax free, degression, cut, deductable, allowance, cutbacks, curtailed, free of taxes, zero rated, clause, at a discount, deduction, removable, abridgments, abatements.

Deductible zıt anlamlı kelimeler, Deductible kelime anlamı

Nondeductible : Çıkarılabilir olmayan. Düşürülemez. Düşülebilir olmayan. Çıkarılamaz. Hesaptan indirilemez.

Deductible ingilizce tanımı, definition of Deductible

Deductible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being deducted, taken away, or withdrawn.