Deductions türkçesi Deductions nedir

Deductions ingilizcede ne demek, Deductions nerede nasıl kullanılır?

Write of deductions of taxes : Vergi kesintilerinin yazılım zorunluluğu. İşverenlerin çalıştırdıkları kişilere ödedikleri ücretlerden yasasına göre kestikleri vergilerin vergi yöntemi yasasında belirtilen temel yargılara göre düzenledikleri ücret çizelgerinde ya da bunların yerine geçen diğer belgelerde gösterilmesi zorunluluğu.

Deduction at the source : Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Kaynakta kesme yöntemi. Kaynakta kesme usulü. Vergi stopajı.

Deduction for tax : Vergi kesintisi. Yasalarına göre yükümlülerinden kesilen vergi.

Deduction method : Tek bir ayrıntıdan genel kural belirleyen felsefi yöntem. Tümdengelim metotları.

Deduction of tax at source : Verginin kaynakta kesilmesi. Bir kişinin gelir vergisinden çıkartılabilen miktar.

Deduction : Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. Azaltma. Kesinti. Sonuç. Çıkarılan miktar. İndirme. Türetim. Çıkarma. İndirim. Kesenek.

 

Income deduction : İşletme dışı masraf. Geliri azaltıcı masraf. Gelir azaltıcı masraf. Gelirden yitirce ve giderlerin düşürülmesi. Gelir indirimi. Gelirden tenzilat.

Deductibility : Düşülebilirlik. Çıkarılabilme. Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olma.

Reduction of deduction of taxes : Vergi kesintileri sayışımı. İlgili bulunduğu yıla ilişkin gelir içindeki kazançlardan kesilmiş olan vergilerin, bildirim üzerinden sayışımlanarak yılın tümü için gerçekleştirilen gelir vergisinden indirilmesiyle oluşan sayışım.

Deducting : Çıkarmak. Düşme. İndirme. Hesaptan indirmek. Düşmek.

İngilizce Deductions Türkçe anlamı, Deductions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deductions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Degradation : Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parçalanma. Rütbesini indirme. İndirgeme. Düşürme. Yitirim. Tenzil. Alçalma. Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon. Aşağılık bir durum.

Inference : Anlam çıkarma. Çıkarsama. Dolaylı çıkarım. Çıkarım. Kavramlar arasındaki ilişkilere dayanarak birtakım yargılara varma ve bu yargıların yardımıyla anlam ve sonuç çıkarma. Öngörüde bulunma. Netice. Anlam.

Consequence : Netice. Semere. Önem. Önemli sonuç. Ehemmiyet. Eser. Akıbet. Serencam.

Avail : Fayda sağlamak. İstifade etmek. Kullanış. İşe yaramak. Yaramak. Yararlanmak. Yararlı olmak. Faydalı olmak. Kar.

 

Catastrophe : Felaket. Facia. Felaketle sonuçlanan olay. Kadastrof. Yıkım. Afet. Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum: tragedyada kahramanın yok olmasını, komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay. Dönüm noktası. Tragedyada oyunun sonlarına doğru, kahramanın yok oluşunu, komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay.

Illation : Anlam çıkarma. Çıkarım. Çıkarılan sonuç.

Subtraction : Eksilme. Çıkarma işlemi. Eksiltme.

Backwashes : Olayın yankıları. Dümen suyu. Sonraki etki. Serpinti. İkincil etki. Dalganın geri çekilmesi. Ters yıkama. Geriye gelen dalga. Geri yıkama.

Amortisation : Aşınma. Tükenme payları. İktisadi karar birimlerinin ellerinde bulunan maddi olmayan varlıkların değerinde meydana gelen azalma. Periyodik ödemeler ile kredi veren kimseye veya amortisman fonuna borç ödeme eylemi. Aşınma payı. Amortisman. Taksitlerle geri ödeme. Değer kaybı. Yedirme.

Minimization : Küçültme. Azaltma. Asgariye indirme. En küçükleme. Minimizasyon.

Deductions synonyms : price reduction, split down, devitalisation, reverse split, business deduction, de escalation, reverse stock split, after effects, change of magnitude, cutback, depreciation allowance, abstractions, consequent, substraction, relief, exemption, amotion, disgorgement, degression, cats, haircuts, cancellations, tax write off, inferring, child, deduction, detachment, consequences, minimisation, abridgment, aftermath, cutbacks, discount.

Deductions zıt anlamlı kelimeler, Deductions kelime anlamı

Strengthening : Yükseltme. Kuvvetlendirici. Tahkim. Pekiştirme. Teyit. Sağlamlaştırma. Güçlendirme. Takviye etme. Güçlendirici. Kuvvetlendirme.

Classification : Öbekleme. Bölütleme. Organizmaların çeşit ve farklılıkları ile akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre incelenmesi. biyosistematik, sistematik, klasifikasyon. Bir dizinin birimlerini ya da türlerini düzenli bir biçimde, belli ölçüler ve terimlerle betimleyerek ayırma işlemi. Vasıflandırma. Organizmaların çeşit ve farklılıklarıyla akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre gruplandırılması, klasifikasyon. Çeşitli nitelikteki parçacıkları benzerliklerine göre ayırma. Birbirine benzeyen nesne, gözlem ve olayları belli bir amaca göre bölümlere ayırma. Gözlem birimlerini ya da öğe ve nesneleri belli ölçütlere ya da ayırıcı özelliklere göre bölütlere ayırma. Derecelendirme.

Addition : Katma. Toplam alma. İki veya daha fazla çeşitte yem maddesini bir araya getirme veya karıştırma işlemi. Toplama. İlave. Ekleme.

Deductions antonyms : maximization, expansion, increase, appreciation, inflation.