Catastrophe türkçesi Catastrophe nedir

  • Dönüm noktası.
  • Sonuç.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Felaket.
  • Felaketle sonuçlanan olay.
  • Afet.
  • Tragedyada oyunun sonlarına doğru, kahramanın yok oluşunu, komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay.
  • Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum: tragedyada kahramanın yok olmasını, komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay.
  • Yıkım.
  • Kadastrof.
  • Facia.
  • Fecaat.

Catastrophe ile ilgili cümleler

English: Our trip to Africa has become a catastrophe.
Turkish: Afrika'ya yolculuğumuz bir felaket oldu.

English: One can't discount a global natural catastrophe like a meteor strike.
Turkish: Kimse, meteor düşmesi gibi küresel bir doğal afeti hafife alamaz.

English: Black money scandal, 11th of September, expenseuro, the Old Europe, Hartz IV, Madame Chancellor, fanmile, climatic catastrophe, financial crisis, wreckage bonus and citizen of anger are the last ten words of the year in Germany.
Turkish: Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.

English: A great catastrophe is expected.
Turkish: Büyük bir felaket bekleniyor.

English: A catastrophe has been averted.
Turkish: Bir felaket engellendi.

 

Catastrophe ingilizcede ne demek, Catastrophe nerede nasıl kullanılır?

National catastrophe : Mili felaket. Ulusal felaket. Geri alınamaz zarar.

Catastrophes : Afet. Dönüm noktası. Felaketle sonuçlanan olay. Felaket.

Ecocatastrophe : Çevresel felaket. Doğadaki değişimlerden kaynaklı felaket.

Catastrophal : Belalı. Talihsiz. Feci. Felaketli. Korkunç.

Catastrophic : Felaket getiren. Felaket gibi. Müthiş.

Catastrophically : Son derece. Korkunç veya feci boyutta (ki). Korkunç derecede. Feci şekilde. Felaketli olarak.

Catastrophism : Katastrofizm. Fosil kayıtlara göre canlıların bir seri felaketle kitle halinde yok olduğunu ileri süren xvııı. ve xıx. yüzyıllarda benimsenmiş bir görüş. (jeoloji) dünyadaki büyük jeolojik değişikliklere felaketlerin sebep olduğu inancı (ve derece derece bir değişiklik olmadığı). Kıyamet kuramı. Doğada yaşanan olayların derece derece yaşanmadığını savunan bunların çok büyük değişikliklerle meydana geldiğini ileri süren eski bir düşünce sistemi.

Catastrophical : Felaket getiren. Felaket gibi.

Catastrophic consequence : Feci sonuç. Katastrofik veya feci sonuç. Korkunç etki.

Catastrophic flood : Afet taşkını. Katastrofik taşkın. Katastrof.

İngilizce Catastrophe Türkçe anlamı, Catastrophe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catastrophe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bad : Küfürlü. Sert. Fena. Kötülük. Aynasız. Terbiyesiz. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Kem. Perişanlık. Berbat.

Cataclysms : Yerkabuğunun ani değişmesi. Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Karışıklık. Kıran. Tufan.

 

Act drop : Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Oyun perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Önperde. Bölüm perdesi. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi.

Vis major : Mücbir sebepler. Zorlayıcı nedenler. Zorlayıcı neden. Mücbir sebep.

Visitation : Uzun ziyaret. Ziyaret. Teftiş. Ziyaret etme. Aşırı hayvan göçü. (tanrıdan gelen) bela veya felaket. Tanrıdan gelen şey. Hasta ziyareti. Resmi ziyaret.

Plague : Bela olmak. Öldürücü salgın hastalık. Bulaşmak. Sıkmak. Dert. Başbelası. İstila. Başının etini yemek. Eziyet vermek. Bezdirmek.

Abstract theatre : Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Soyut tiyatro.

Child : Toy. Mecazi anlamda. Velet. Çocuk. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Tıfıl. Seyahatte. Bala. Soy bakımından oğul veya kız.

Climaxes : Orgasm. Doruk noktası. Doruğa ulaşmak. Doruk. Zirve. Doruğa ulaştırmak. Orgazma ulaşmak. Giderek artmak. Zirveye ulaşmak.

Climax : Klimaks. Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Doruk. Bir oyunun geliminde ve gelişiminde kesin dönüm ya da değişim noktası. kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, olayların önde olduğu oyunlarda ana olayın yönelişindeki kesin dönüm noktası. Zirveye ulaşmak. Orgazm. Doruk nokta. Giderek artmak. En heyecanlı bölüm.

Catastrophe synonyms : hard knocks, inevitable accident, unavoidable casualty, abominable, disasters, acting manager, bad luck, allegory, cataclysm, close, blight, breakthrough, catabolism, catabolic, analyze, destructions, acrobacy, destruction, calamitous, acting style, famine, damnation, broch, meltdown, consequences, calamity, adversity, breakthroughs, blights, bane, bads, banes, tragedies.

Catastrophe ingilizce tanımı, definition of Catastrophe

Catastrophe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An event producing a subversion of the order or system of things. Hence, sudden calamity. A final event, usually of a calamitous or disastrous nature. Great misfortune.