Afet nedir, Afet ne demek

Afet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Afet" ile ilgili cümle

  • "Gül yüzlü bir afetti ki her busesi lale." - Y. K. Beyatlı
  • "O yıl su baskınları bir afet gibiydi."
  • "Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum." - R. N. Güntekin

Afet isminin anlamı, Afet ne demek:

Kız ismi olarak; Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Bela, felaket.

Afet hakkında bilgiler

Afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, insanın normal yaşantısını ve eylemlerini durduracak veya kesintiye uğratacak, imkânların yetersiz kaldığı, doğal veya insan kökenli olaylara verilen genel bir isimdir.

Bir olayın afet olarak nitelendirilebilmesi için insanları veya insanların yaşamını sürdürdüğü çevreyi etkili biçimde etkileyecek kadar büyük olmalıdır. Buradan yola çıkarsak afet bir olaydan ziyade bir olayın doğurduğu sonuçtur.

Afetlerin doğurduğu sonuçlara bakıldığında; en başta can ve mal kaybına neden oldukları görülür. Can kayıpları insan ve hayvanların ölmesi; mal kayıpları ise eşya bina ve tarım alanlarının zarar görmesidir. Kayıpların bir kısmı doğrudan hemen afetle birlikte ortaya çıkarken bir kısmı ise belirli bir süre sonra ortaya çıkabilir. Örneğin sel sırasında can ve mal kaybı meydana gelmektedir. Ancak sel baskınından sonra sellerin getirdikleri moloz, kum ve çamur tarım alanlarını verimsizleştirerek dolaylı ve uzun süreli zararlar da meydana getirebilmektedirler.

 

Doğanın kendi davranışlarından kaynaklanırlar; fakat doğanın davranışları karşısındaki insan unsuru da bu tür doğal afetlerin tetikleyicisi olabilmektedir. (Dere yataklarının ıslah edilmesi, çarpık kentleşme vb.)

Afet ile ilgili Cümleler

  • O bir afet değil mi?
  • Kötümserler her fırsatta felaketler bulurken iyimserler afetlerde fırsatlar görürler.
  • Kimse, meteor düşmesi gibi küresel bir doğal afeti hafife alamaz.
  • Burada kimse Ateist bir yaşam sürmez. Afetler sırasında veya güzel günlerde herkes Tanrı'ya inanır.
  • Afet sonrasında adada hiç su kalmadı.

Afet anlamı, kısaca tanımı:

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

 

Afet istasyonu : Afet zamanında yardım ve kurtarma malzemelerinin kolay dağıtılabilmesi için mahallelere yerleştirilen, ısıya, ışığa ve suya dayanaklı konteyner.

Doğal afet : İnsan eliyle önlenemeyen sel, fırtına, deprem, dolu vb. felaketlerin her biri. Baş belası.

Tabii afet : Doğal afet.

Afetzede : Afete uğramış, afet görmüş kimse.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Yıkım : Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar. İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi. Yıkma işi. Yadımlama. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket.

Şaşkın : Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş. Akılsız, sersem, budala.

Kadın : Bayan. Hizmetçi bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Fiziksel : Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki. Fizikle ilgili olan.

Kıran : Kırma işini yapan (kimse). Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. Kıyı, kenar, çevre, uç. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. Dağ sırtı, tepe, bayır. Kıraç toprak.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Kötü : Kaba ve kırıcı. Korku, endişe veren. Aşırı, çok. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı.

Afetmek : affetmek

Diğer dillerde Afet anlamı nedir?

İngilizce'de Afet ne demek? : [Committee on Foreign Affairs (EU)] n. disaster, calamity, bane, cataclysm, catastrophe, blight, knockout, stunner, kayo, a bewitching beauty

Fransızca'da Afet : calamité [la], cataclysme [le], fléau [le]

Almanca'da Afet : n. Geißel, Landplage

Rusça'da Afet : n. бедствие (N), катастрофа (F), трагедия (F), бич (M)