Discovery türkçesi Discovery nedir

Discovery ile ilgili cümleler

English: Scientists regard the discovery as important.
Turkish: Bilim adamları keşfe önemli gözüyle bakıyor.

English: That discovery was quite accidental.
Turkish: Bu keşif tamamen rastlantıydı.

English: Columbus' discovery of America was accidental.
Turkish: Colombus'un Amerika'yı keşfi tesadüfiydi.

English: Most scientific breakthroughs are nothing else than the discovery of the obvious.
Turkish: Bilimsel buluşların çoğu bilinenin keşfinden başka bir şey değildir.

English: I saw it on Discovery Channel.
Turkish: Onu Discovery Channel'da gördüm.

Discovery ingilizcede ne demek, Discovery nerede nasıl kullanılır?

Discovery day : Amerika'nın keşfedildiği günü kutlayan tatil günü. Keşif günü.

Discovery of document : Belgelerin açıklanması.

Discovery of documents : Belgelerin açıklanması.

Discovery wizard : Keşif sihirbazı.

Name discovery process : Ad bulma işlemi. Ad bulma süreci.

Rediscovery : Yeniden keşfetme.

Self discovery : Keşif.

Discover again : Yeniden keşfetmek.

Sensational discovery : Haberi ilk verme. Heyecan verici. Beklenmedik bir şeyi ortaya çıkarma. Sansasyonel keşif. Hayret uyandırıcı keşif.

 

Folk discovery : Halk buluşu. Daha önceleri varolup da uzun süre unutulmuş olan halk kültür ürün ve olaylarının halkça yeniden ortaya çıkarılışı, bk. buluş. krş. yaratı, halk yaratısı.

İngilizce Discovery Türkçe anlamı, Discovery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discovery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affirmation : Olumluluk. Olumlama. Tasvip. Bir deyiş ya da önermenin olumlu biçimde dile getirilmesi, bk. olumsuzlama. Doğrulama. İfade. Doğrudan doğruya fiilin karşıladığı oluş ve kılışı gösteren, fiil kök veya gövdesinin -ma- olumsuzluk tabanı eki almamış durumdaki dilbilgisi kategorisi: oku-, yaz-, gel-, çalış-, vb. karşıtı olumsuzluk'tur. Yemin yerine geçen söz. Tasdik.

Determination : Azim. Kararlaştırma. Tespit. Belirtme. Niyet. Hüküm. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı. Belirleme. Belirlenme. Gereklilik.

Ascertainment : Soruşturma. Araştırma. Bulma. Aslını anlama. Tahkik.

Indicatives : Belirtici. Gösterici. Gösterge. Belirten. Belirleyici. Bildirme kipi. Gösteren. Haber kipi.

Apocalypse : İncil'in son bölümü. Kıyamet günü olacakları bildirme. İncil'in sonuncu faslı. Kıyamet. Dünyanın sonu. Vahiy. Açığa vurma. Ortaya dökme. İncilin son bölümü.

Revelation : Aydınlanma. İfşa. Belli etme. Açımlama. Açığa çıkma. Vahiy. Esin. İlham. Açığa vurma.

Deed : Edim. Amel. Cesaretli davranış. Hüccet. Belge. Hareket. Senet. Kahramanlık. Belgit. Tapu.

The revelation : Açığa çıkma. Aydınlanma. Belli etme. İntikam. -in öcünü almak. Açığa çıkarma. Açımlama. Vahiy. İfşa.

 

Disrobing : Giysilerini çıkarma. Soyunma. Soyma (giysi vb). Soyunmak. Kaplamasını kaldırma. Örtüsünü kaldırma. Kapağını sökme.

Act : Etki etmek. Davranmak. Yapmak. Numara yapmak. Etki. Oynamak. Rol oynamak. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Yasa. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak.

Discovery synonyms : human action, human activity, estimations, insight, brainwave, information, finding, contrivance, detection, divulgences, presence, breakthroughs, contrivances, breakthrough, disclosures, evidence, indication, apocalypses, indications, symptom, divulgence, divulging, espials, eduction, invention, sign, brainchild, uncovering, exposures, exploring, exploration, disclosure, indicative.

Discovery ingilizce tanımı, definition of Discovery

Discovery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Laying open. Showing. Exposure to view. The action of discovering. As, the discovery of a plot.