Keşif nedir, Keşif ne demek

Keşif; hukuk alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimmecaz olarak kullanılır.

  • Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
  • Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması.
  • Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme.
  • Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme, tahmin.
  • Bir olay veya durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma.

Keşif ile ilgili Cümleler

  • Ben ilginç bir keşif yaptım.
  • Kaptan bir keşif gemisi göndermeye karar verdi.
  • O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.
  • O deney büyük bir keşife neden oldu.
  • Keşif, 1896 yılında sıcak bir Ağustos gününde gerçekleşti.
  • Ali önemli bir keşif yaptı.
  • Galileo Galilei İtalyan bir astronom ve modern bilimlerin ilk gelişmesinde önemli bir figürdü. Onun keşifleri Katolik Kilisesinin öğretileri ile çelişti ve Galileo Engizisyon tarafından sapkınlıkla yargılandı.
  • Keşif beni şaşırttı.
  • O, keşif gezisine katıldı.
  • “Bu davaların dağ tepe keşiflerine koşar, kararlarını kaleme alır.”
  • Amerika'nın keşfi.
  • Çok ilginç bir keşif yaptık.
  • Onların keşif gezisinde bazı sorunlar bekleniyor.
  • Ne büyük bir keşif!
  • “Meselenin künhü bir türlü keşif ve halledilemiyor.”
 

Keşif anlamı, tanımı

Keşi : Yağsız, kuru peynir. Doğrunun konsayı eksenini kestiği yer

Keşif kolu : Düşmanın durumunu anlamak, arazi ve yollar hakkında bilgi toplamak için gönderilen kol.

Yerinde inceleme : Bir toplumsal konu ya da sorunun alana inerek ve doğrudan sorunun taşıyıcısı olan evrenden bilgi sağlanarak araştırılması.

Anlayabilmek : Anlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

Anlayabilme : Anlayabilmek durumu.

Bilinmeyen : Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

İnceleme : İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

İncelem : Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

 

Bilinme : Bilinmek işi.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Tahmin : Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

Anlama : Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

Edinme : Edinmek işi, kazanma, iktisap.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Sezme : Sezmek işi.

Diğer dillerde Keşide etmek anlamı nedir?

İngilizce'de Keşide etmek ne demek ? : drawing