Determination türkçesi Determination nedir

  • Saptama.
  • Karar.
  • Niyet.
  • Belirlenim.
  • Saplantı.
  • Belirleme.
  • Hüküm.
  • Tayin.
  • Belirlenme.
  • Belirtme.
  • Tespit.
  • Gereklilik.
  • Kararlaştırma.
  • Azim.
  • Kararlılık.
  • Tahdit.
  • Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı.

Determination ile ilgili cümleler

English: I admire your determination.
Turkish: Kararlılığına hayranım.

English: I admire your perseverance and determination.
Turkish: Sizin dayanıklılığınıza ve kararlılığınıza hayranım.

English: He was quite decided in his determination.
Turkish: O, niyetinde oldukça kararlıydı.

English: Tom has strong determination.
Turkish: Tom'un güçlü bir kararlılığı var.

Determination ingilizcede ne demek, Determination nerede nasıl kullanılır?

Determination of an orbit : Yörünge belirlenmesi. Gözlem ve hesaplara dayanarak bulunan yörünge öğeleri.

Determination of heirship : Veraset ilamı.

Determination of mass : Kütle tayini.

Determination of sugar : Şeker tayini.

Determination of validity : Bir ölçme işleminin dizgeli ya da değişmez yanılgılardan arınma düzeyini ya da konusunu ölçebilme yeteneğini gösteren çözümleme. Geçerlik belirlemesi.

Age determination : Yaş tayini. Hayvanların diş durumuna bakılarak yaklaşık olarak yaş tahminlerinin yapılması. Yaş belirleme. Dönem tespiti.

 

Blank determination : Tanık deney.

Adjusted coefficient of determination : Ayarlanmış belirleme katsayısı.

Asetic acid determination : Yem örneğinin kloroform ve alkali bir çözeltiyle özütleme sonuncunda elde edilen özütün çözücüsü uçurulduktan sonra 307 nanometrede absorbansının ölçülmesi ilkesine dayanan, asetik asidin silajlardaki miktarını belirlemede kullanılan bir analiz. Asetik asit tayini.

Acid determination : Asidite tayini.

İngilizce Determination Türkçe anlamı, Determination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Investitures : Üniforma. Terfi. Resmi elbise. Tören. Atama.

Necessities : Zorunluluklar. Levazım. Gerek. Zorunlu gereksinim maddeleri. Kaçınılmazlık. Gereken. Zorunluluk. İhtiyaç. Lüzum.

Necessariness : Zarurilik. Esaslı olma durumu. Zorunluluk.

Resoluteness : Azimlilik. Metanet. Sebat. Cesurluk.

Bug : Gizli dinleme aygıtı. Rahatsız etmek. Meraklı. Gizli dinleme aygıtı yerleştirmek. Başının etini yemek. Aptalca ya da geçici heves. Can sıkmak. Bir şeyin hastası. Gizli mikrofon yerleştirmek. Mikrop.

Resolution : Çözüm. Çözünürlük. Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük. Ayırma. Rezolüsyon. Bir kuvveti, istenileni doğrultularda etkiyen en az iki kuvvete ayırma. üstüste binmiş izge doruklarını ayırma. Azimlilik. Ara kararı.

 

Arbitraments : Hakemin karar vermesi. Tahkim. Karar verme yetkisi. İhtilafların hakem yoluyla çözülmesi. Hakem kararı.

Grander : Büyük. Babaanne. Ağırbaşlı. Asil. Baş. Soylu. Genel. Bin dolar. Azamet. Ana.

Necessity : Yoksulluk. Gereksinim. Zorunlu durum. Zorunluluk. Zorluk. Gerek. İktiza. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Zaruret.

Imperativeness : Kaçınılmaz olma durumu. Zorunluluk. Gerekli olma durumu.

Determination synonyms : firmness of purpose, refutal, award, doggedness, determinedness, redetermination, embodying, locating, entailments, denotation, clarifications, consignation, indispensableness, tirelessness, rectification, assize, discovery, fixing, identification, pulse, firm intention, ideas, grit, devoutness, intention, categoricalness, exigence, cranks, industriousness, attaintment, checking, inflexibility, crank.

Determination zıt anlamlı kelimeler, Determination kelime anlamı

Irresoluteness : İradesizlik. Kararsızlık. İrade yitimi. Tereddütlü olma.

Determination ingilizce tanımı, definition of Determination

Determination kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of determining, or the state of being determined.