Necessities türkçesi Necessities nedir

Necessities ile ilgili cümleler

English: Food and clothes are necessities of life.
Turkish: Gıda ve giysiler yaşamın gerekleridir.

English: Civilization is the limitless multiplication of unnecessary necessities.
Turkish: Uygarlık gereksiz ihtiyaçların sınırsız çarpmasıdır.

English: Some people could not buy food or other necessities.
Turkish: Bazı insanlar, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını satın alamıyorlardı.

Necessities ingilizcede ne demek, Necessities nerede nasıl kullanılır?

Bare necessities : Yaşam için gerekli temel şeyler. Zaruri gereksinimler (gıda, giyim, hava koşullarından koruma malzemeleri vs gibi). Temel ihtiyaçlar.

Necessitarian : Belirlenimciliği destekleyen kimse. Gerekirci. Belirlenimci. Belirlenimcilik felsefesine bağlı olan kimse. Fatalist. Özgür iradeye inanmaya kimse.

Necessitarianism : Belirlenimcilik felsefesi. Determinizm. Özgür iradenin tüm olaylarının ve eylemlerinin önceden belirlenmiş olduğunu belirten doktrin. Her şeyin bir nedeni olduğunu ve her şeyin kaderi önceden belirlenmiş olduğunu belirten doktrin. Belirlenimcilik.

Necessitate : İcap etmek. Lüzum göstermek. İcap ettirmek. Zorunlu kılmak. Gerek göstermek. Gerekmek. Zorunlu hale getirmek. Gerekli kılmak. Gerektirmek. Zaruri kılmak.

 

Necessitated : İcap etmek. Gerektirmek. Gerekmek.

Necessity is the mother of invention : Eşyalar gereksinim sonucu olarak icat edilirler. Tüm icatlar ihtiyaçtan doğar. İhtiyaçlar icatların anasıdır. Birçok icat eksiklik nedeniyle ortaya çıkmıştır. İhtiyaç icadın anasıdır.

Necessity : Gereksinme. Tümdengelimci bilimlerde öncüllerden çıkarım yoluyla türetilmiş sonuçların öncüllerle bağdaşması ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıksal kaçınılmazlığı. Zorluk. Yoksulluk. Gereklilik. Olayların iç özlerindeki düzenlilik, yasalılık ve yapı gereği, belli koşullar altında ortaya çıkması kaçınılmaz olan şey. insanın doğa ve toplumun nesnel yasalarına bağımlı olması durumu. İhtiyaç. İktiza. Kaçınılmazlık. Zorunlu durum.

Necessitation : Gereklilik. Zarurilik.

Necessitous : Fakir. Muhtaç.

Necessitative : Gereklilik kipi. Gereklik kipiyle ilgili. Belirli bir zamana girmeyen, fiilin gösterdiği oluş ve kılışın yapılması gerekli olduğunu bildiren ve türkçede -malı eki ile kurulan tasarlama kipi: anla-malı-yım, tut-malı-sın, gör-meli, bil-meli-yiz gibi. bu kipin şahıs ekleri alarak çekime girişi şöyledir: oku-malı-y-ım, oku-malı-sın, oku-malı(dır), oku-malı-y-ız, oku-malı-sınız, oku-malı-(dır)lar. || oku-malı-y-dım, oku-malı-y-dın, oku-malı-y-dı; oku-malı-y-mış-ım, oku-malı-y-mış-sın vb. Gereklik kipi.

İngilizce Necessities Türkçe anlamı, Necessities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Necessities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Occasion : Çoğunlukla gelişigüzel bir biçimde ortaya çıkan ve düzenli, zorunlu bir gelişme süreci içinde ortaya çıkabilecek başka olayların doğmasına yol açan olay. Sıra. Uygun zaman. Gereklik. Durum. Mahal. Sebep. Özel olay.

Equipage : Donatı. Azık. Ekipaj. Teçhizat. Ekipman. Atlı konak arabası. Donanım. Kumanya. Yolculuk yiyecekleri.

Exigences : Acil durum. Mecburiyet.

Necessariness : Zarurilik. Esaslı olma durumu.

Requisition : İstemek. İsteme. Resmen istemek. El koyma (askeri terim). Talep etmek. Talep. İstek. Elkoyma.

Materiel : Materyal. Gereç. Askeri malzeme. Harp malzemesi. Malzeme.

Necessity : Tümdengelimci bilimlerde öncüllerden çıkarım yoluyla türetilmiş sonuçların öncüllerle bağdaşması ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıksal kaçınılmazlığı. Zorunlu durum. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. İktiza. Zaruret.

Inevitabilities : Çaresizlik.

Imperiousness : Baskıcılık. Hükmetme. Acillik. Müstebitlik. Acil olma durumu. Aciliyet. Buyurucu olma durumu. Baskıcı olma durumu. Mecburiyet.

Supplies : Materyal. Malzeme. Ödenek. Erzak. İkmal malzemeleri. Tahsisat. İkmal maddesi. Gereçler.

Necessities synonyms : neither, exigencies, inevitableness, indispensability, bd, materialities, exigency, destitute, compulsion, entailments, munitions, requisite, unavoidability, wherewithal, inevitability, deprivation, due, requirement, involvement, penury, poor, requisitioned, indigent, impoverished, poverty, urgency, required, determination, stores, occasioning, munition, inextricability, apparatus.

Necessities zıt anlamlı kelimeler, Necessities kelime anlamı

Rich : Gür. Paralı. Zengin. Bol bol. Pahalı. Verimli. Bereketli. Pahada ağır. Nükteli. Esprili.