Necessitate türkçesi Necessitate nedir

  • İcap ettirmek.
  • Gerekli kılmak.
  • Gerekmek.
  • İcap etmek.
  • Zorunlu hale getirmek.
  • Gerek göstermek.
  • Lüzum göstermek.
  • Zaruri kılmak.
  • Gerektirmek.
  • Zorunlu kılmak.

Necessitate ile ilgili cümleler

English: The rain necessitated a postponement of the picnic.
Turkish: Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.

Necessitate ingilizcede ne demek, Necessitate nerede nasıl kullanılır?

Necessitated : İcap etmek. Gerekmek. Gerektirmek.

Necessitates : Zaruri kılmak. Gerekli kılmak. Lüzum göstermek. Gerekmek. Zorunlu kılmak. İcap etmek. Gerek göstermek. İcap ettirmek. Gerektirmek. Zorunlu hale getirmek.

Necessitating : Gerekmek. Gerektirme. İcap etmek. Gerektirmek.

Necessitation : Zarurilik. Gereklilik.

Necessitative : Gereklik kipiyle ilgili. Gereklik kipi. Gereklilik kipi. Belirli bir zamana girmeyen, fiilin gösterdiği oluş ve kılışın yapılması gerekli olduğunu bildiren ve türkçede -malı eki ile kurulan tasarlama kipi: anla-malı-yım, tut-malı-sın, gör-meli, bil-meli-yiz gibi. bu kipin şahıs ekleri alarak çekime girişi şöyledir: oku-malı-y-ım, oku-malı-sın, oku-malı(dır), oku-malı-y-ız, oku-malı-sınız, oku-malı-(dır)lar. || oku-malı-y-dım, oku-malı-y-dın, oku-malı-y-dı; oku-malı-y-mış-ım, oku-malı-y-mış-sın vb.

Necessitarian : Fatalist. Belirlenimciliği destekleyen kimse. Gerekirci. Özgür iradeye inanmaya kimse. Belirlenimcilik felsefesine bağlı olan kimse. Belirlenimci.

 

Necessities : İhtiyaç. Lüzum. Gereklilik. Zorunluluk. Gerek. Zorunluluklar. Kaçınılmazlık. Zorunlu gereksinim maddeleri. Levazım. Gereken.

Necessity and chance : Özdeksel dünyadaki -dolayısıyla toplum yaşamındaki- nesnel bağlantı türleri, bk. zorunluluk, rastlantı. Zorunluluk ve rastlantı.

Necessity : Hacet. Yoksulluk. Gereksinim. Zaruret. Zorunlu durum. Tümdengelimci bilimlerde öncüllerden çıkarım yoluyla türetilmiş sonuçların öncüllerle bağdaşması ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıksal kaçınılmazlığı. Kaçınılmazlık. Lüzum. Zorunluluk. Gerek.

Necessitously : Muhtaç olarak. Kaçınılmaz bir şekilde. Gerekseyerek.

İngilizce Necessitate Türkçe anlamı, Necessitate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Necessitate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lead : Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Başını çekmek. Yıldız oyuncu. Öncülüğünü yapmak. Öncülük etmek. Baş rol. İskandil. Sürmek. Öncülük yapmak. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi.

Conducing : Neden olmak. Götürmek. Katkıda bulunmak. Yardım etmek. Yol açmak.

Govern : İdare etmek. Yönlendirmek. Hüküm sürmek. Zaptetmek. Kullanmak. Almak (dilbilgisi terimi). Etkilemek. Kontrol etmek. Mürebbiyelik yapmak. Frenlemek.

Obliges : -e yardım etmek. Bağlamak (anlaşma vb.). Zorunda bırakmak. Minnettar bırakmak. İyilik etmek. (anlaşma vb) bağlamak. Bağlamak (anlaşma). İyilikte bulunmak. Minnettar kılmak.

 

Entailing : Kaosamak. Yol açmak. Belirli bir veraset usulüne göre verme. Satılmaması koşuluyla vermek. Meşruten vakfetme. Şarta bağlamak. İcap ettirme.

Beggaring : Fakirleştirmek. Dilenci. Yoksullaştırmak. Kerata. Mahvetmek. Herifçioğlu. Dilenciye çevirmek. Sefalete düşürmek. Çapkın.

Oblige : İyilikte bulunmak. Bağlamak (anlaşma vb.). Lütufta bulunmak. Bağlamak (anlaşma). (anlaşma vb) bağlamak. Mecbur etmek. Memnun etmek. İyilik etmek. Zorunda bırakmak. Minnettar bırakmak.

Must : Kızmış hayvan. -meli. -malı. Gerekli şey. Kızgın fil. Zorunluluk. Kızgınlık. Şıra. Şart.

Behooved : Yakışık almak. Yakışmak. Düşmek (iş). Yaraşmak.

Pin down : Bağlamak. Sıkboğaz etmek. Yerine oturtmak. Sıkıştırmak. Hareketsiz kılmak. Açıkça belirtmek. Saptamak. Mecbur etmek. Sıkıca yerleştirmek.

Necessitate synonyms : draw, claim, entailed, intail, behoved, get to, musting, entails, took, call for, conduced, entail, postulate, exact, beggared, imply, be supposed to, cost, obligate, dictates, behoves, be required, behooving, dictate, compel, requires, behove, cry out for, mean, necessitating, ask, have to, conduces.

Necessitate zıt anlamlı kelimeler, Necessitate kelime anlamı

Obviate : Gidermek. Önüne geçmek. Çare bulmak. Önlemek. İzale etmek. Bertaraf etmek. Halletmek. Yetmemek. Çözmek. Üstesinden gelmek.

Necessitate ingilizce tanımı, definition of Necessitate

Necessitate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make necessary or indispensable. To render unavoidable.