Equipage türkçesi Equipage nedir

Equipage ingilizcede ne demek, Equipage nerede nasıl kullanılır?

Return of foreign equipage : Yabancı gemi adamının geri gönderilmesi. Yabancı gemi adamı ile yapılan hizmet bağıtında ayrı bir yargı yoksa işveren ya da işveren yetkilisinin yabancı gemi adamının oturma yeri barınağına geri gönderilmesinin zorunlu olması.

Equipages : Levazım. Yolculuk yiyecekleri. Ekipaj. Ekipman. Kumanya. Atlı konak arabası. Donanım. Azık. Donatı. Teçhizat.

Equipartition : Eşbölüm. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşdağılım. Eşbölüşüm. Erkenin, sayıtım düzeneği kurallarına uygun olarak çeşitli devinim kiplerine dağılımı.

Equipartition of energy : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Erke eşbölümü. Nicemsiz sayıtım düzeneğine göre, belirli bir sıcaklıkta (t), devinen nesnenin her devinim kipine (örn. devinim erkesinin her bir boyut doğrultusundaki devinimden gelenine) ortalama (1/2) kt nicelikte erke düşmesi ilkesi. Enerji eşbölüşümü.

Asymptotic equipartition property : Aep. Yanaşık eşbölüşüm özelliği.

Equip with : Gerekli malzemelerle destek olmak. İhtiyaç duyulan ekipmanlarla donatmak. -'ile donatmak.

Equipollence : Kuvvetçe eşit olma. Muadili olma. Eşdeğer olma. Eş olma. Müsavi olma.

 

Equipoise : Denge unsuru oluşturmak. Denge. Dengede tutmak. Kararlılık. Muvazene. Karşı ağırlık. Karşı eşit kuvvet.

Equipment : Dülger, marangoz ve benzeri onarımcı ve yapımcıların kullandıkları gereçler. Donatım. Gereç. Malzeme. Donanım. Teçhizat. Ekipman. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Araç gereç.

Equipments : Doğuştan olan özellikler. Araç gereç. Teçhizat. Ekipman. Donanım. Gereç.

İngilizce Equipage Türkçe anlamı, Equipage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equipage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckboard : Dört kişilik açık taşıma arabası. Dört tekerlekli at arabası. İki kişilik yaylı araba.

Hansom : İki tekerlekli tek atlı araba. Fayton. İki tekerlekli at arabası.

Surrey : Payton. Hafif iki kişilik araba. İngiltere'de bölge. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Fayton. Atla çekilen dört tekerlekli hafif gezinti arabası.

Armature : Zırh. Doğru akım üretecinin, dönen, üzeri sargılı orta bölümü. Toplaç. Rotor. Endüvi. Bir işlergenin dönen parçası. bir elektirik motorunda ya da üreteçte üzerine akım kangalı sarılmış mıtnatıssal alan içinde dönen demirden parça. Üreteç göbeği. Armatür.

Fittings : Bağlantı parçaları. Fittings. Armatür. Ekleme parçaları. Tesisat. Tertibat. Boruların birbirlerine eklenmelerini kolaylaştıran özel parçalar. Bağlantı parçalan.

Accouterments : Giysi veya başka gerekli donamım sağlama eylemi. Donatma süreci.

Armings : Hazır duruma sokma. Silahlanma. Arma. Donatım. Silahlandırma.

 

Hackney : Bayağı. At. Binek atı. Körletmek. Kira arabası. Eskitmek. Koşum atı.

Rumble : Sezmek. İçini okumak. Guruldamak. Çakmak. Karnı guruldamak. Anlamak. Gurlamak. Gümbürtü. Gürültü. İçyüzünü anlamak.

Trap : Yakalamak. Balıkların serbestçe içeri girdikleri fakat dışarı çıkmalarına engel olan av aletleri. Bir alıcıdaki istenmeyen ünlemleri eleyen ya da yok eden soğurum süzgeci. boşluk oluşturan emmeçlerde, yayınan yağ ya da cıva uçuklarını soğutup yoğuşturarak tutan düzenek. Set çekmek. Sahne tabanında bulunan kapak. bu kapak özellikle eski tiyatrolarda bulunur. yeni yapılarda bunun yerini elektrikle işleyen iner-çıkarlar almıştır. Pissu döşemindeki kokuların binaya yayılmasını önleyen araç. Katmansal ya da yapısal bir engelin bulunması yüzünden, bir hazne kayaç içindeki petrol ya da gazların tutulduğu yer. Fiziksel kimya aygıtlarında, kimi gazları yoğunlaştırarak alıkoyan ya da asıltı taneciklerini tutan kap. Sifon. Ata süslü çul örtmek.

Equipage synonyms : shay, marching order, hansom cab, horse drawn vehicle, device, fitment, accoutrement, accouterment, impedimenta, arming, food, full complement, necessities, chaise, troika, rig, roadster, chariot, carriage, gear, munition, clarence, paraphernalia, provisions, outfits, coach and four, drosky, fitments, stanhope, field rations, cabriolet, supplies, coach.

Equipage ingilizce tanımı, definition of Equipage

Equipage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Habiliments. Accouterments. Especially, the furniture and supplies of a vessel, fitting her for a voyage or for warlike purposes, or the furniture and necessaries of an army, a body of troops, or a single soldier, including whatever is necessary for efficient service. Furniture or outfit, whether useful or ornamental. Equipments. Attire.