Maculating türkçesi Maculating nedir

Maculating ingilizcede ne demek, Maculating nerede nasıl kullanılır?

Maculation : Leke. Deride lekelenme. Makülasyon. Lekelenme.

Maculations : Deride lekelenme. Makülasyon. Lekelenme. Leke.

Maculate : Lekeli. Benekli. Lekelemek. Leke oluşturmak. Makülat.

Maculated : Benekli. Lekeli.

Maculates : Leke oluşturmak. Lekeli. Makülat. Benekli. Lekelemek.

Macula adherens : Makula aderens. Desmozom.

Immaculate conception : Lekesiz doğum. Günahlardan arınmış doğum. Meryem ana'nın günahlarından arınmış olarak dünyaya gelmesi. Meryem ana'nın kutsal ruh tarafından hamile bırakıldığını belirten kuram (hıristiyanlık).

Immaculateness : Temizlik. Katışıksızlık. Mükemmellik. Lekesizlik. Tek renklilik (biyoloji terimi). Saflık. Hatasızlık.

Macula germinativa : Makula germinativa. Ovumun çekirdeğinin merkezindeki koyu kromatin görüntüsü.

Macula densa : Makula densa. Böbrekte distal tubulun glomerulus yastıkçığına bakan yüzünde sıkışık dizilişli prizmatik hücrelerden oluşan ve regülasyon olaylarında görevli yapı. makula densa hücreleri tubulus sıvısındaki sodyum ve klor iyonlarının yoğunluğunun değişmesiyle etkilenerek miyoepiteloid hücrelerin renin salgılamasını uyarırlar.

İngilizce Maculating Türkçe anlamı, Maculating eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Maculating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Macule : Leke. Makül.

Frecklier : Çilli. Benli.

Chine : Omurga (hayvan). Özellikle ingiltere'nin wight ve dorset adalarında. Yan kirişi. Benekli desenli. Bel kemiği. Belkemiği. Çini. Dağ sırtı. Desenli. Sırttan çıkarılan et.

Attaints : Tenzil etmek. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Leke. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Ayıp. Rezil etmek. Yakalanmak. Tutulmak.

Dotty : Budala. Aptal. Sapık. Kaçık. Noktalı. Üşütük. Abayı yakmış. Bunamış. Çatlak.

Marking : Okullarda öğrencilerin çalışmalarını ve başarılarını değerlendirme işlemi. İşaret. Markaj. Nişan. Marka. Markalama. İşaretleme. Değerlendirme. Çizme.

Conniving : İşbirlikçi. Göz yummak. Hoşgörmek. Suç ortağı olmak. Görmemezlikten gelmek.

Blemished : Bozulmuş. Karalamak. Bozmak. Güzelliğini bozmak. Lekelenmiş.

Fret : Yıpratmak. Söylenmek. Aşındırmak. Endişelenmek. Kızmak. Yenmek. Perdeleri birbirinden ayıran demirler. Perde. Sıkılmak.

Calculative : Hesabi. Hesaba ait. Hesap edilebilir.

Maculating synonyms : worn spot, hard, bastardizing, bastardise, facula, calicos, scheming, blotchier, clouded, attaint, mock sun, splash, bedaubs, dottiest, bedaubed, parhelion, maculate, freckly, dauby, bastardizes, brindles, maculated, spot, dappled, attainted, sundog, dottier, calico, speckle, dapples, freckliest, brindle, dishonored.

 

Maculating zıt anlamlı kelimeler, Maculating kelime anlamı

Soft : Yumuşak. Aptal. Belli belirsiz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cıvık. Sulu. Pest. Alkolsüz. Ilıman. Fazla hoşgörülü.