Conniving türkçesi Conniving nedir

  • Suç ortağı olmak.
  • Göz yummak.
  • Hoşgörmek.
  • İşbirlikçi.
  • Görmemezlikten gelmek.

Conniving ingilizcede ne demek, Conniving nerede nasıl kullanılır?

Connivance : Müsamaha. Görmezlik. Bir suçun işlenmesine müsamaha gösterme. Göz yumma. Hoşgörü. Görmezden gelme. Zımni muvafakat. Zımni rıza. Suç ortaklığı. Görmezlikten gelme.

Connive : Hoş görmek. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Gizlice işbirliği yapmak. Göz yummak. Entrika çevirmek. Hoş karşılamak. Suç ortağı olmak. Görmemezlikten gelmek. Hoşgörmek.

Connive at : Ses çıkarmamak. Göz yummak. Görmezlikten gelmek. Bile bile göz yummak. Olmasına göz yummak.

Connived : Görmemezlikten gelmek. Hoş karşılamak. Hoşgörmek. Suç ortağı olmak. Hoş görmek. Entrika çevirmek. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Gizlice işbirliği yapmak. Göz yummak.

Connivent : Birleşen. Birbiriyle birleşen. Yaklaşan.

Connives : Gizlice işbirliği yapmak. Görmemezlikten gelmek. Entrika çevirmek. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Göz yummak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Hoş görmek. Suç ortağı olmak. Hoşgörmek. Hoş karşılamak.

Conning : Kandırmak. İncelemek. Dikkatle okumak. Dolandırmak. Yutturmak. Gemi idare etmek. Dümen kullanmak.

 

Conniptions : İsteri nöbeti.

Conniver : Bir suça üstü kapalı olarak izin veren kimse. Bir kabahate göz yuman kimse. Görmezlikten gelen kimse. Göz yuman kimse.

Connie : Bir kadın adı (constance'ın bir biçimi).

İngilizce Conniving Türkçe anlamı, Conniving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conniving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condoned : Bağışlamak. Affetmek. Hoş görmek. Görmezlikten gelmek. Onamak. Örtmek. Kusura bakmamak. Telafi etmek. Tasvip etmek.

Hard : Zor. Kireçli. Şiddetli. Sıkı. Kalpsiz. Katı. Sert. Ekşi. Çetin. Zahmetli.

Blink : Göz ardı etmek. Parlamak. Yanıp sönmek (ışık). Kırpmak. Kırpıştırmak. Işıldamak. Titreşerek parlamak. Göz kırpmak.

Indulged : Haz almak. Sigara içmek. Şımartmak. Boyun eğmek. Memnun etmek. Yüz vermek. İçmek. Tutulmak. Zevk almak.

Excuse : Özür. Bahane. Muaf tutmak. Mazur görmek. Kusuruna bakmamak. Mazur göstermek. Affetmek. Mazeret. Affeylemek. Haklı çıkarmak.

Shrewd : Akıl küpü. Cin gibi. Sert. Açıkgöz. Zekice. Zeki. Akıllıca. Anlayışlı. Kurnaz. Uyanık.

Connives : Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Gizlice işbirliği yapmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Entrika çevirmek. Hoş karşılamak. Hoş görmek.

Dissemble : (gerçeği) gizlemek. Gizlemek. Saklamak. Başka türlü göstermek. Duygularını gizlemek. Gizlemek (gerçeği). Örtbas etmek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. Gerçeği gizlemek.

Collaborators : İş arkadaşı. Ortak çalışanlar. Ortak.

Condone : Tasvip etmek. Örtmek. Hoş görmek. Görmezlikten gelmek. Telafi etmek. Affetmek. Kusura bakmamak. Onamak. Bağışlamak.

 

Conniving synonyms : colluding, connive at, collaborative, calculative, connive, tolerate, aid and abet, collaborationist, cut somebody dead, collaborator, bend the rules, scheming, condones, blinks, excuses, overlooks, blink at, blinked, collusive, calculating, colludes, dissembling, connived, indulging, tolerating, overlook, covert, comprador, tolerates, indulges, collaborationists, dissembled, ignore.

Conniving zıt anlamlı kelimeler, Conniving kelime anlamı

Soft : Deli. Yıkamaya elverişli. Kolay. Sıvı. Sulu. Yumuşak. Ilıman. Mankafa. Cıvık. Pest.

Overt : Açıkça görülen. Çok belli. Aleni. Gizli olmayan. Açık. Aşikar. Ortada olan. Ortada. Açık olarak yapılan. Açıktan açığa olan.