Condoned türkçesi Condoned nedir

Condoned ingilizcede ne demek, Condoned nerede nasıl kullanılır?

Uncondoned : Onaylanmamış. Bağışlanmayan. Göz yumulmayan. İzin verilmemiş. Affedilmeyen.

Condone : Telafi etmek. Onamak. Göz yummak. Tasvip etmek. Görmezlikten gelmek. Hoş görmek. Bağışlamak. Kusura bakmamak. Örtmek. Affetmek.

Condoner : Bağışlayan kimse. Affeden kimse.

Condoners : Bağışlayan kimse. Affeden kimse.

Condones : Bağışlamak. Affetmek. Hoş görmek. Göz yummak. Telafi etmek. Kusura bakmamak. Tasvip etmek. Onamak. Örtmek. Görmezlikten gelmek.

Condolement : Acıya katılma. Taziye. Acıyı paylaşma ifadesi (condolence kelimesinin alternatif şekli).

Condonation : Hoş görme. Görmezden gelme. Göz yumma. Hoşgörme. Telafi.

Condole with : Taziyede bulunmak. Üzüntülerini bildirmek. Başsağlığı dilemek. Taziyelerini bildirmek.

Condonations : Hoşgörme. Göz yumma. Telafi. Hoş görme.

Condoled : Başsağlığı dilemek. Taziyede bulunmak. Avutmak. Taziyelerini sunmak. Acıya katılmak. Acısını paylaşmak. Baş sağlığı dilemek. Teselli etmek.

İngilizce Condoned Türkçe anlamı, Condoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Approbating : Resmi olarak kabul etmek. Tensip etmek. Onaylamak. Uygun bulmak.

Connive : Hoş karşılamak. Gizlice işbirliği yapmak. Görmemezlikten gelmek. Hoşgörmek. Arkasından gizlice iş çevirmek. Suç ortağı olmak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Entrika çevirmek.

Cap : Borunun ağzına doğrudan doğruya takılan bir tapa cinsi. Kep. Ökaryotik mrna'nın 5' ucundaki yapı. transkripsiyondan sonra 5' gtp'nin üç fosfatı ile mrna' nın uç bazının birleşmesi ile oluşan, ilave g metil grubu ihtiva eden koruyucu nükleotit dizisi. aktin filamentinin (+) ya da (-) ucunda monomerlerin dağılmasını önleyen gcap 39, severin, gelsolin, villin gibi proteinler. iskelet kasında aktin filamentlerinin z ucunda cap z, diğer ucunda tropomodulin proteinleri. 3.lac operonunda bulunan operatör ve promoter kısımlarının dnaaz bir tarafından parçalanmasına karşı koruyan üç protein. Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu. Şapka. Oğlak. Daha iyisini yapmak. Sırlamak. Geçmek. Ökoryatik mrna’nın 5' ucunda bulunan metillenmiş yapı, 7-metilguanozin.

Countenances : Yüz vermek. Uygun bulmak. Teşvik etmek. Denge. Onama. Yüz. Uygun görmek. Onaylamak. Surat. Kontrol.

Tolerate : Dayanmak. Tahammül etmek. Hoşgörmek. Tolere etmek. Tahammül etmek (organizma vb). Takat getirmek. İdare etmek. Katlanmak. Hazmetmek.

Excuse : Hoşgörmek. Haklı çıkarmak. Mazur göstermek. Bahane. Özür. İzin vermek. Geçirmek. Affeylemek.

Countenancing : Yüz vermek. Müsamaha etmek. Uygun bulmak. Çehre. Uygun görmek. Onaylamak. Teşvik etmek. Desteklemek.

 

Capping : Kapaklama. Daha iyisini yapmak. Demir başlık. Başlık geçirme. Üst limit belirleme. Kapak kapatma. Geçmek. Kapatmak. Küpeşte kapağı.

Connived : Hoş karşılamak. Hoşgörmek. Görmemezlikten gelmek. Arkasından gizlice iş çevirmek. Entrika çevirmek. Suç ortağı olmak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Gizlice işbirliği yapmak.

Condoned synonyms : english person, greater london, capital of the united kingdom, british capital, condone, blink at, dismisses, approbated, atoning, atone, smile, london, dismissing, condoning, canopied, absolves, turn a blind eye to, buries, blanket, bend the rules, look the other way, bespread, dissemble, canopies, dismiss, compensates, colludes, bestowed, assents, connives, joint, excuses, bestow.

Condoned zıt anlamlı kelimeler, Condoned kelime anlamı

Separate : Ayrıştırmak. Ayrık. Tecrit etmek. Tek başına olan. Ayırmak. Ferdi. Çıkmak. Yollarını ayırmak. Ayrı. Ayrışmak.

Free : Serbest bırakmak. Beleş. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Bedava. Parasız. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest. Özgür. Bağımsız. Serbestçe.