Condones türkçesi Condones nedir

Condones ingilizcede ne demek, Condones nerede nasıl kullanılır?

Condone : Görmezlikten gelmek. Tasvip etmek. Kusura bakmamak. Telafi etmek. Göz yummak. Affetmek. Örtmek. Hoş görmek. Onamak. Bağışlamak.

Condoned : Hoş görmek. Telafi etmek. Tasvip etmek. Göz yummak. Bağışlamak. Görmezlikten gelmek. Onamak. Örtmek. Affetmek. Kusura bakmamak.

Condoner : Affeden kimse. Bağışlayan kimse.

Condoners : Affeden kimse. Bağışlayan kimse.

Uncondoned : Onaylanmamış. Affedilmeyen. Göz yumulmayan. İzin verilmemiş. Bağışlanmayan.

Condole : Taziyelerini sunmak. Acısını paylaşmak. Acıya katılmak. Teselli etmek. Başsağlığı dilemek. Avutmak. Taziyede bulunmak. Baş sağlığı dilemek.

Condonable : Göz yumulabilir. Affedilebilir. Bağışlanabilir.

Condoled : Acısını paylaşmak. Başsağlığı dilemek. Taziyelerini sunmak. Baş sağlığı dilemek. Taziyede bulunmak. Teselli etmek. Avutmak. Acıya katılmak.

Condonation : Görmezden gelme. Hoşgörme. Telafi. Hoş görme. Göz yumma.

Condolement : Acıyı paylaşma ifadesi (condolence kelimesinin alternatif şekli). Taziye. Acıya katılma.

İngilizce Condones Türkçe anlamı, Condones eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Condones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ignore : Kulak ardı etmek. Önemsememek. Bilmemezlikten gelmek. Yok saymak. Boşlamak. Görmezden gelmek. Bilmezlikten gelmek. Önem vermemek.

Atones : Tazminat. Tarziye vermek. Gönül almak. Gönlünü almak. Karşılığını ödemek. Kefaret etmek. Affettirecek harekette bulunmak. Ceremesini çekmek.

Atone for : Telafi. Gönlünü almak. Ödemek. Tarziye vermek. Etmek. Kefaretini ödemek. Kefaret vermek. Kendini affettirmek.

Tolerate : Hoşgörmek. Boşluk bırakmak. Acıya dayanmak. Tahammül etmek. Katlanmak. Dayanmak. Takat getirmek. Hazmetmek. Tahammül etmek (organizma vb).

Make good : Başarmak. Tazmin etmek. Ödemek (zararı). Bir hatayı düzeltmek. Tamir etmek. İyileştirmek. Güzelleştirmek. Yerine getirmek. Başarılı olmak.

Canopied : Kaplamak. Gölgelemek.

Absolved : Affedilmiş. Kurtarmak. Aklamak. Suçu affedilen. Temize çıkarmak.

Blink : Parlamak. Kırpmak. Yanıp sönmek. Kaçınmak. Görmemezlikten gelmek. Pırıldamak. Işıldamak. Göz ardı etmek. Yanıp sönmek (ışık).

Ratified : Onaylanmış. Tasdikli. Onaylı. Onaylamak. Geçerliliği kabul edilmiş. Tasdik etmek. Tasdik edilmiş.

Blanket : Üretken bölge. Battaniye ile örtmek. Kapsamak. Battaniye. Battaniye ile zıplatmak. Bütün olasılıkları içeren. Engel olmak. Sarıp sarmalamak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Örtbas etmek.

Condones synonyms : approves, ratifies, let it pass, countenanced, absolves, countenances, range, forgive, atoning, canopies, caps, ignores, orbit, blink at, assent to, connive, bestowing, colludes, bespreads, atoned, compensated, compensate, assoil, disengage, bespread, bury, ratifying, compass, reach, carpet, colluding, compensates, countenancing.