Tolerate türkçesi Tolerate nedir
- Müsamaha etmek.
- İdare etmek.
- Tahammül etmek (organizma vb).
- Göz yummak.
- Tahammül etmek.
- Dayanmak.
- Hoşgörmek.
- Acıya dayanmak.
- Hazmetmek.
- Boşluk bırakmak.
- Takat getirmek.
- Katlanmak.
- Tolere etmek.
- Hoş görmek.
Tolerate ile ilgili cümleler
English: I can't tolerate Tom's behavior.
Turkish: Tom'un davranışına katlanamam.
English: How can you tolerate that rude fellow?
Turkish: O kaba adama nasıl tahammül edebiliyorsun?
English: He could not by any means tolerate the ghastly smell of rotting onion.
Turkish: O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.
English: I can't tolerate this noise any longer.
Turkish: Artık bu gürültüye dayanamam.
English: Ali isn't going to tolerate this.
Turkish: Ali buna tahammül etmeyecek.
Tolerate ingilizcede ne demek, Tolerate nerede nasıl kullanılır?
Be unable to tolerate : Çekememek.
Tolerated : Göz yummak. Tahammül etmek. Dayanmak. Katlanmak. Hoşgörmek. Müsamaha etmek. Hazmetmek.
Tolerates : Katlanmak. Tahammül etmek (organizma vb). Göz yummak. Acıya dayanmak. İdare etmek. Müsamaha etmek. Boşluk bırakmak. Takat getirmek. Tolere etmek. Hoşgörmek.
Well tolerated : İyi tolere edilmiş. İyi tolere edilen.
Tolerating : Tahammül etmek. Dayanmak. Acıya dayanmak. Katlanmak. Tahammül etmek (organizma vb). Boşluk bırakmak. İdare etmek. Tolere etmek. Hoşgörmek. Takat getirmek.
Toleration : İzin. Tahammül. Sabır. Müsamaha. Müsaade. Müsaade etme. İzin verme. Göz yumma. Dayanma. Hoşgörü.
Tolerable : İyice. Ne iyi ne kötü. Biraz. Dayanılabilir. Hoşgörülebilir. Kısmen. Şöyle böyle. Kabul olunabilir. Sağlığı oldukça iyi. Dayanılır.
Tolerance : Oynama payı. Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı. Hoşgörü. Dayanma. Yanılma payı. İhtiyat payı. Tahammül. Dayanıklılık. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir ölçme ya da sınama işleminde gereksinmelere göre belli düzeyde yanılgıları göze alma ya da belli bir yanılma payına göz yumma durumu.
Tolerative : Hoşgören. Müsamahakar. Liberal. Hoşgörülü. İzin veren.
Tolerable error : Göz yumulabilir yanılgı. Bir örnekleme dağılımıyla elde edilen kestirme değerin evrendeğerden ne oranda sapma göstermesine izin verileceğini belirten oransal güvenirlik sınırı.
İngilizce Tolerate Türkçe anlamı, Tolerate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tolerate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blink at : Şaşkınlıklara düşmek. Şaşırmak. Görmemezlikten gelmek. Göz atmak. Şoke olmak. Hayret etmek.
Administrated : Yönetmek.
Sit out : Sonuna kadar kalmak. Dışarıda oturmak. Fazla uzun kalmak. Sonuna kadar oturmak. Yer almamak. Oynamamak. Katılmamak. Yeralmamak. Dahil olmaktan kaçınmak.
Bestriding : Hükmetmek. Üzerinden geçmek. Aşmak. Her iki tarafında bulunmak. Bacaklarını ayırarak binmek. Ayaklarını açıp oturmak. Her iki tarafında uzanmak. Her iki yakasında olmak. Ata biner gibi oturmak.
Indulges : Teslim olmak (sakınılması gereken bir şeye). Bulaşmak. Memnun etmek. Şımartmak. Mahrum etmemek. İsteklerini yerine getirmek. -e yüz vermek. Zevk almak.
Abides : Kurala uymak. Sadık kalmak. Kalmak. Sadik kalmak. Durmak. İkamet etmek. Baki kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara).
Beareth : İmal etmek. Desteklemek. Bear (doğurmak). Taşımak. Üretmek. Acı çekmek. Doğum yapmak. Doğurmak.
Stomachs : Mide. Kursak. Kaldırmak. Sineye çekmek. Karın. Sindirmek.
Administered : Yönetmek. Hizmet etmek. Yönetilmiş. Uygulamak. Verdirmek. Ettirmek. Vermek (ilaç, ceza vb). İdare edilmiş. Yönetilen.
Bestride : Ayaklarını açıp oturmak. Her iki yakasında olmak. Her iki tarafında bulunmak. Üzerinden geçmek. Aşmak. Ata biner gibi oturmak. Hükmetmek. Üzerine binmek. Her iki tarafında uzanmak.
Tolerate synonyms : hold still for, take lying down, blink, base on, bestrode, assimilates, acquiesces, administrating, conniving, tolerating, acquiesce, live with, connive, put up, pay, space, dree, stomach, boss, abideth, observe, brook, interspace, administrates, abide by, accept, be enough, perseveres, stomaching, administer, digests, bear with, assimilate.
Tolerate zıt anlamlı kelimeler, Tolerate kelime anlamı
Forbid : Yasak etmek. Haram etmek. Olanak vermemek. Menetmek. Yasaklamak. Engel olmak. Memnu kılmak. Men etmek.
Disallow : Kabul etmemek. İzin vermemek. Menetmek. Saymamak. İnkar etmek. İptal etmek. Reddetmek. Karşı çıkmak. Golü iptal etmek. Müsaade etmemek.
Disrespect : Saygısızlık. Saygısızlık yapmak. Saymamak. Nezaketsizlik. Saymazlık. Kabalık etmek. Saygısızlık etmek. Kabalık. Hürmetsizlik. Hürmet etmemek.
Tolerate ingilizce tanımı, definition of Tolerate
Tolerate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put up with. Not to restrain. To suffer to be, or to be done, without prohibition or hindrance. To allow or permit negatively, by not preventing. As, to tolerate doubtful practices.

Bu kısımda Tolerate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tolerate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tolerate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tolerate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.