Tolerative türkçesi Tolerative nedir

Tolerative ingilizcede ne demek, Tolerative nerede nasıl kullanılır?

Tolerating : Dayanmak. İdare etmek. Tolere etmek. Hoşgörmek. Hazmetmek. Acıya dayanmak. Müsamaha etmek. Takat getirmek. Tahammül etmek. Boşluk bırakmak.

Toleration : İzin verme. Tolerans. Hoşgörü. Müsamaha. Tahammül. Müsaade etme. Göz yumma. Dayanma. Müsaade. Sabır.

Tolerate : Göz yummak. Katlanmak. Tahammül etmek. Boşluk bırakmak. İdare etmek. Tahammül etmek (organizma vb). Dayanmak. Hoşgörmek. Müsamaha etmek. Hoş görmek.

Tolerated : Katlanmak. Müsamaha etmek. Göz yummak. Hoşgörmek. Hazmetmek. Dayanmak. Tahammül etmek.

Tolerates : Katlanmak. Dayanmak. Müsamaha etmek. Hoşgörmek. İdare etmek. Tahammül etmek (organizma vb). Takat getirmek. Hazmetmek. Tahammül etmek. Acıya dayanmak.

Tolerance : İhtiyat payı. Yanılma payı. Dizi üretimle yapılan birçok parçanın birbirine uyabilmesi için bir boyut üzerine konan yanılgı sınırı. Tolerans tanımak. Hoşgörülülük. Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dayanma. Tolerans. Çok hücrelilerde ilaca karşı direnç. aynı ilaçla başlangıçta sağlanan belli düzeydeki farmakolojik etkinin tekrar oluşturulması için giderek artan dozlarda ilaç kullanımı durumu.

Tolerator : Katlanan kimse. Sabreden kimse. Tahammül eden kimse.

Tolerators : Sabreden kimse. Tahammül eden kimse. Katlanan kimse.

Tolerable error : Göz yumulabilir yanılgı. Bir örnekleme dağılımıyla elde edilen kestirme değerin evrendeğerden ne oranda sapma göstermesine izin verileceğini belirten oransal güvenirlik sınırı.

Tolerable : Ne iyi ne kötü. Orta. Biraz. Kabul olunabilir. Hoşgörülebilir. Şöyle böyle. Sağlığı oldukça iyi. Katlanılır. İdare eder. Orta halli.

İngilizce Tolerative Türkçe anlamı, Tolerative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tolerative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swallow : İnanmak. Boğaz. Yudum. Ezberlemek. Yutma. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Yemek. Frak. Yutak. Obruk.

Broadest : Terbiyesiz. Enli. Yaygın. Genel. Ana. Belli. Esas. Göze çarpan. En geniş.

Brook : Dere. Su. İzin vermek. Tahammül etmek. Kabul etmek. Çekmek. Kaldırmak. Katlanmak. Çay.

Large minded : Geniş görüşlü. Anlayışlı. Serbest fikirli. Serbest düşünceli.

Good : Emin. Yarar. Çok. Güzel. Uslu. Hayırlı. Sağlam. Çıkar. Hayır. Menfaat.

Pay : Ödeme. Para vermek. Maaş. Karşılığını vermek. Ücret. Kar getirmek. Para ödemek. Toslamak. Etmek. Maaş dağıtmak.

Effective : Etkili. Geçerli. Efektif. Verimli. Yürürlükte. Tesir. Etki yaratan. Geçerli olan. Etkin.

Clement : Uysal. Güneşli ve ılık (hava). Şefkatli. Ilıman. Yumuşak. Yufka yürekli. Merhametli. Ilımlı.

In force : Geçerli. Cari. Bütün gücüyle. Geçer. Yürürlükte bulunan. Büyük kuvvetlerle. Yürürlükte olan (geçerli). Yürürlükte. Tüm gücüyle.

Support : Boru dayanığı. Tel tutucu. Destek çıkmak. Doğrulamak. Israr etmek. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Geçindirmek. Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule]. Yardımcı rolde oynamak. Özendirmek.

Tolerative synonyms : take lying down, hold still for, stand for, liberalistic, stick out, tolerant, live with, in effect, take a joke, put up, broader, gentle, liberalist, complaisant, suffer, operating, operant, stand, sit out, gentler, digest, lenient, good natured, broads, catholic, operational, decent, permissive, bear up, accept, forgiving, bear, abide.

Tolerative zıt anlamlı kelimeler, Tolerative kelime anlamı

Forbid : Menetmek. Haram etmek. Yasak etmek. Olanak vermemek. Men etmek. Memnu kılmak. Yasaklamak. Engel olmak.

Disallow : Saymamak. İnkar etmek. İptal etmek. Kabul etmemek. Menetmek. Golü iptal etmek. Karşı çıkmak. İzin vermemek. Müsaade etmemek. Reddetmek.

Inoperative : İşlemeyen. Etkisiz. Hükümsüz. İşlemeyen bozuk. Geçersiz. Boş. Çalışmayan. İşlemez. Tesirsiz.