Broadest türkçesi Broadest nedir

Broadest ingilizcede ne demek, Broadest nerede nasıl kullanılır?

Broaden : Genişletilmiş. Genişlemek. Genişletmek.

Broaden out : Genişlemek.

Broadened : Genişletmek. Genişlemek. Genişletilmiş.

Broadening : İzge çizgilerinin, basınç ya da kıvıl alan özdeciklerinin hızlarına bağlı nedenlerle genişlemesi olayı. Enlenme. Genişleyen. Genişleme. Genişletme. Artma. Genişleyerek. Büyüme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çoğalma.

Broadenings : Enlenme. Genişletme. Genişleme. Büyüme. Artma. Çoğalma. Genişleyen. Genişleyerek.

Fibroadenoma : Fıbroadenom. Fibroadenom. Lifli doku içeren ve kanserli olmayan tümör.

Broader : Açık. Geniş. Göze çarpan. Yaygın. Terbiyesiz. Aksanlı. Daha geniş. Hoşgörülü. Daha kapsamlı. Ana.

Doppler broadening : Doppler genişlemesi. Işık salan taneciklerin hızları dolayısıyla, izge çizgilerinde görülen kalınlaşma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dopler enlenmesi.

Fibroadenomatous hyperplasia of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi. Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi.

 

Money in the broader sense : Dar anlamda para ile tüm para ikamelerinin toplamı. bk. m2 m2y m3 m3y. Geniş anlamda para.

İngilizce Broadest Türkçe anlamı, Broadest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broadest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blackguards : Küfretmek. Sövüp saymak. Hergele. Rezil. Küfürbaz. Alçak herif. Alçak. Hain. İt.

Authentic : Gerçek. Doğru. Özgün. Orijinal. Hakiki. Otantik. Sahih. Sahici. Sıhhat. Asıl.

Largest : Çok büyük. Büyük. İri. En büyük. Azami.

Arresting : Dikkat çekici. Tutuklama.

Diffusive : Alışılmış. Uzun uzadıya. Yayıngan. Gereksiz uzatarak. Ayrıntılı.

Allround : Kapsamlı. Değişik yetenekleri olan. Çok yönlü. Üniversal. Toplam.

Bold : Cesaretli. Utanmaz. Cüretli. Koyu renk yazılmış. Koyu. Kaim. Dik. Arsız.

Forgiving : Affetme. Affeden. Bağışlayan. Kin beslemeyen. Af. Bağışlayıcı.

Collectives : Kolektif. Ortak girişim. Toplu. Topluluk adı. Ortak. Ortaklaşa çiftlik. Ortaklaşma. Müşterek. Kolektif şirket.

Avowed : Bariz. Açıkça ilan edilmiş olan. Beyan edilmiş.

Broadest synonyms : disseminated, elemental, concrete, carefree, chief, bolder, wider, clement, blanker, radio broadcast, coarse, coarser, aboveground, broad, dramatical, decent, bad, essential, widen, broader, extend, basilary, aperture, across the board, blackguard, expansive, base, backbone, widely, bawdy, the largest, basic, basilar.

Broadest zıt anlamlı kelimeler, Broadest kelime anlamı

Decrease : Küçülmek. Düşüş. Düşmek. Eksilmek. Eksiltme. Eksiltmek. Azalmak. Azaltmak. Küçültmek. İnişe geçmek.