Broadened türkçesi Broadened nedir

Broadened ingilizcede ne demek, Broadened nerede nasıl kullanılır?

Broaden out : Genişlemek.

Broaden : Genişletmek. Genişlemek. Genişletilmiş.

Broadening : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Genişletme. Çoğalma. Büyüme. Enlenme. Genişleyen. İzge çizgilerinin, basınç ya da kıvıl alan özdeciklerinin hızlarına bağlı nedenlerle genişlemesi olayı. Genişleyerek. Artma. Genişleme.

Broadenings : Çoğalma. Büyüme. Genişleyerek. Artma. Genişletme. Genişleyen. Enlenme. Genişleme.

Broadens : Genişlemek. Genişletmek.

Broadest : Geniş. En geniş. Esas. Ana. Yaygın. Belli. Genel. Göze çarpan. Aksanlı. Enli.

Fibroadenoma : Fıbroadenom. Lifli doku içeren ve kanserli olmayan tümör. Fibroadenom.

Money supply in the broader sense : M2. Geniş anlamda para sunumlarından birinin simgesi olup m2’ye repo ve para piyasası fonlarının (b tipi likit fonlar) eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. M3. M2y. Geniş anlamda para sunumlarından birinin simgesi olup m2’ye döviz tevdiat hesaplarının eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. türkiye’de 2007 yılından itibaren vadesiz döviz tevdiat hesapları m1, vadeli döviz tevdiat hesapları m2 tanımı kapsamına alınmış ve m2y tanımı kaldırılmıştır. Geniş anlamda para sunumlarından birinin simgesi olup m1’e toplam vadeli mevduatın eklenmesiyle bulunan parasal büyüklük. türkiye’de yabancı para cinsinden vadeli mevduatlar 2007 yılından itibaren m2 para tanımına katılmıştır.

 

Money in the broader sense : Dar anlamda para ile tüm para ikamelerinin toplamı. bk. m2 m2y m3 m3y. Geniş anlamda para.

Pressure broadening : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Basınç enlendirmesi. Basınç arttıkça gaz içindeki özdecik izge çizgilerinin genişlemesi olayı.

İngilizce Broadened Türkçe anlamı, Broadened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broadened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bulk : Yığın. Geniş vücut. Büyütmek. Önemli olmak. Şişirmek. Dolgu maddesince zengin yemler. En önemli kısım. Sindirim sistemini mekaniksel olarak dolduran, hayvana tokluk hissi veren, kuru maddesinde % 18’den fazla ham selüloz içeren saman, kavus ve kabuklarla koçanlar. Bilgisayar, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hacim.

Enlarge : Büyütmek. Çoğaltmak. Ayrıntıya girmek. Uzatmak. Boyutunu büyütmek. Geliştirmek. Büyültmek. Büyümek.

Increase : Artış. Üremek. Eder artırımı. Arttırmak. Yükseltmek. Yükselmek. Artmak. Artışa geçmek. Büyümek. Çoğalmak.

Expanded by : Genişletme ölçütü. Kadar genişletilmiş.

Dilated : Açmak. Açıklamak. Açılmış. Açılan. Büyütmek.

Amplify : Yükseltmek. Artırmak. Kuvvetlendirmek. Büyütmek. Yükseltmek (ses). Kuvvetlendirmek (sesini). (sesi) artırmak. Güçlendirmek. Geniş olarak açıklamak.

Dilating : Kabarmak. Şişirmek. Açıklamak. Açmak. Büyümek. Açılmak. Kabartmak. İrileşmek.

 

Expanded : Açılmış. Genleşmiş. Artırılmış. Genleşik. Çoğalan. Çoğaltılan. Ekspandet. Geniş.

Elaborated : Özenli bir şekilde planlanmış. İnce işle ve emekle meydana getirilmiş. İnceden inceye işli. Ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış. Dikkatle işlenmiş. İhtimam edilmiş. Detaylandırılmış. Karmaşıklaştırılmış. Üzerinde en ince ayrıntısına kadar çalışılmış.

Territorialise : Bölgelere ayırmak. Bölgeselleştirmek. Bölgelere ayrılmak. Bölgelere bölmek (ayrıca territorialize).

Broadened synonyms : globalise, widened, aggrandise, enlarged, extend, bourgeoned, distended, stretch, globalize, broaden out, bulks, distent, extended, ease up, enlarges, enlarge upon, enlarging, broadens, territorialize, amplifying, widen, broaden, bourgeons, branch out, dilate, amplifies, dilates, expand, uncompressed, become wide, build on, imploded.

Broadened zıt anlamlı kelimeler, Broadened kelime anlamı

Decrease : Düşmek. Eksilme. Küçülmek. Eksiltme. İnişe geçmek. Eksilmek. Azalma. Düşüş göstermek. Düşüş. Eksiltmek.