Broadenings türkçesi Broadenings nedir

Broadenings ingilizcede ne demek, Broadenings nerede nasıl kullanılır?

Doppler broadening : Işık salan taneciklerin hızları dolayısıyla, izge çizgilerinde görülen kalınlaşma. Doppler genişlemesi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dopler enlenmesi.

Pressure broadening : Basınç arttıkça gaz içindeki özdecik izge çizgilerinin genişlemesi olayı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Basınç enlendirmesi.

Broadening : Genişleyerek. Artma. Genişleme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Enlenme. Büyüme. İzge çizgilerinin, basınç ya da kıvıl alan özdeciklerinin hızlarına bağlı nedenlerle genişlemesi olayı. Çoğalma. Genişleyen. Genişletme.

Broaden out : Genişlemek.

Broaden : Genişletilmiş. Genişletmek. Genişlemek.

Fibroadenoma : Fıbroadenom. Fibroadenom. Lifli doku içeren ve kanserli olmayan tümör.

Fibroadenomatous hyperplasia of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi. Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi.

 

Fibroadenomatosis of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatozisi. Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi.

Broadens : Genişletmek. Genişlemek.

Broadened : Genişletmek. Genişletilmiş. Genişlemek.

İngilizce Broadenings Türkçe anlamı, Broadenings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broadenings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amplification : Artırma. Yükseltim. Hacmini büyütme. Gürleştirme. Büyütme. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi. Ayrıntıları ile açıklama. Daha ayrıntılı bir şekilde söyleme. Amplifikasyon.

Dilatational : Genleşen. Büyüyen.

Broadening : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İzge çizgilerinin, basınç ya da kıvıl alan özdeciklerinin hızlarına bağlı nedenlerle genişlemesi olayı.

Bloating : Bloat. Abdominal distansiyon. Kabartmak. Şişirme. Damarlanma (yüzey). Şişirmek. Genelde yemekten sonra batında oluşan şişkinlik. Şişme. Kabartma.

Beef up : Güçlendirmek. Güçlenme. Kuvvetlendirmek.

Yawning : Esneme. Boşluk. Derin ve geniş. Esneyen.

Escalating : Kötüleştirici. Ağırlaştırıcı. Artan. Çoğalan.

Ballooning : Şişirme. Şişme. Hızla büyüme. Balon yolculuğu yapma. Borsada hisselerin suni yükselmesine neden olma.

Escalations : Artırma. Yükselme. Yükseltme. Gerginlik. Kızışma. Eskalasyon. Pahalanma. Tırmanma.

Augmentation : Artırma. Artış. Büyütme. Çoğaltma. Arttırma.

Broadenings synonyms : dilatations, dilatatio, accessioning, enlargements, buildups, multiplications, dilation, accretion, dilaters, developments, improvement, enhancing, increscent, multiplication, accrual, drawing out, accession, enlargement, enhancement, increase, blowing up, dilater, increasement, development, buildup, dilations, accruement, amplifications, escalation, becoming wide, proliferating, enlarging, dilatation.

 

Broadenings zıt anlamlı kelimeler, Broadenings kelime anlamı

Narrowing : Daralma. (piyasa vb) daralma.

Decrement : Azaltım. Azaltma. Eksilme. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Kayıp. Azaltma miktarı. Azalım. Zayiat. Eksiklik. Azalma.

Decrease : Küçültmek. Eksiltmek. Eksiltme. Eksilme. Küçülmek. Düşüş göstermek. Düşüş. Eksilmek. İnişe geçmek. Düşmek.