Narrowing türkçesi Narrowing nedir

Narrowing ingilizcede ne demek, Narrowing nerede nasıl kullanılır?

Narrowish : Darca. Sınırlı. Dar. Eni olmayan. Çok geniş olmayan.

Narrow an argument down : Bir tartışmayı daraltmak. Bir tartışmayı açıkça belirlemek.

Narrow angle beam : Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı. Dar (açılı) ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın.

Narrow angle lighting fitting : Toplayıcı ışıklık. Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.

Narrow band : Dar bant.

Narrow gauge cine camera : Dar film kamerası. Dar filmleri kullanan, ufak, hafif, kolayca çalıştırılabilen alıcı çeşidi. Özenci alıcısı. Amatör kamerası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Narrow circumstances : Yokluk. Darlık. Parasızlık. Fakirlik. Zaruret. Yoksulluk.

Narrow circle : Dar çevre. Sınırlı topluluk.

Narrow escape : Kıl payı kurtulma. Darı darına kurtulma. Ucuz kurtulma.

Narrow definition of price discrimination : Dar anlamda fiyat farklılaştırması. Tekel piyasasında firmanın ürettiği ve üretildiği anda tüketilen hizmetler ile elektrik, su ve doğalgaz gibi malları farklı tüketici gruplarına farklı fiyatlardan sattığı üçüncü derece fiyat farklılaştırması türü.

 

İngilizce Narrowing Türkçe anlamı, Narrowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change of shape : Şekil değiştirme.

Constrictions : Kısıtlama. Boğaz. Dar geçit. Büzme. Büzülme. Sıkışıklık. Daraltma. Kesit daralması. Sıkma.

Conformation : Bir molekülde molekülün kovalent yapısında değişiklik olmaksızın, tek bağlarda atomların dönüşüyle üç boyutlu düzenlenme. bir konformasyondan diğerine dönüşte kovalent bağların parçalanması ya da oluşmasına gerek yoktur. Biçim. Tatbik. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konoluşum. Uyarlama. Konformasyon. Uyuşum. Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri. Vücudun yapı, biçim ve orantısı. moleküllerin uzayda doğal olarak sahip oldukları üç boyutlu yapı.

Stenosis : Daralım. Stenoz. Bir kanal veya deliğin daralması. Vücut kanallarının, damarların, kanal biçimindeki oluşumun veya kanala açılan deliğin normal dışı darlığı veya daralması, striktür. Darlık. Vücutta herhangi bir kanalın daralması.

Shape : Şekil. Biçimlendirmek. Şekil almak. Düzenlemek. Şekil vermek. Etkilemek. Gelişmek. Biçim almak. Kalıbını almak. Şekillendirmek.

Depressions : Değerini düşürme. Bunalımlar. Bastırma. Kasvet. Çökme. Depresyon. Buhran. Çöküntü. Bunalım.

Restriction : Sınırlandırma. Daraltma. Kayıt. Sınırlama. Bir deneylemede, denekleri deneyin gidişini etkileyebilecek davranışlardan alıkoyma ya da deneysel amaçlarla engelleyici koşullar oluşturma. Kısıtlama. Koşul. Şart. Türlü nedenlerle, mal giriş çıkış bağışıklığına konan sınır. a. bk. giriş kısıntısı, çıkış kısıntısı, nicelik kısıntısı.

 

Shrinkage : Değeri düşme. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Malların saklanması veya taşınması sırasında, kuruma, dökülme, bozulma gibi nedenlerle ortaya çıkan eksilme veya ağırlık kaybı. üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin teknik özellikleri ve kullanış biçimlerine göre toz ve ufak parçalar biçiminde ya da buharlaşma yoluyla yok olması. Ençekme. Çekme (kumaşta). Küçülme. Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma, kısalma. Çekilme payı. Fire. Kıymetten düşme.

Form : Biçim. Bilgi belgesi. Kurmak. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Şekil vermek. Şekil. Parmak ekzostozları. Yapmak. Yazılı biçim. Davayı gören yargılık.

Contracting : Büzen. Akdeden. Çekme. Yakalanmak (hastalığa, vs.). Akteden. Sözleşme yapan. Sözleşme. Sözleşme imzalayan. Anlaşma imzalama.

Narrowing synonyms : chokepoint, shrinking, coarctation, configuration, depression, contraction, taper, contour, getting bored, bottleneck, constriction, shrinkages, straitening, stricture.

Narrowing zıt anlamlı kelimeler, Narrowing kelime anlamı

Widening : Genişleyen. Tevsi. Genişletme. Genişleme.

Wide : İyice. Vasi. Tamamen. Ferah. Engin. Ardına kadar. Alabildiğine. Gen. Bol.

Narrowing ingilizce tanımı, definition of Narrowing

Narrowing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of contracting, or of making or becoming less in breadth or extent.