Narrowish türkçesi Narrowish nedir

Narrowish ingilizcede ne demek, Narrowish nerede nasıl kullanılır?

Narrowing : (piyasa vb) daralma. Daralma.

Narrow an argument down : Bir tartışmayı daraltmak. Bir tartışmayı açıkça belirlemek.

Narrow angle beam : Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın. Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı. Dar (açılı) ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Narrow angle lighting fitting : Toplayıcı ışıklık. Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.

Narrow band : Dar bant.

Narrow gauge : 5 metrelik genişten daha dar olan demiryolu hatları. Ray aralığı. Dar hat. Dar hatlı demiryolu. Dar hatlı demir yolu. Standart olan 1.

Narrow gaps : Küçük aralıklar. Aralıkları daraltma. Açıklıkları küçültme.

Narrow boat : Özellikle ingiltere'de kanallarda kullanılan bir çeşit gemi. Dar gemi.

Narrow down : Sınırlandırmak. Azaltmak. Daraltmak. Kısıtlamak.

Narrow gauge cine camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özenci alıcısı. Amatör kamerası. Dar film kamerası. Dar filmleri kullanan, ufak, hafif, kolayca çalıştırılabilen alıcı çeşidi.

İngilizce Narrowish Türkçe anlamı, Narrowish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrowish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Form : Parmak ekzostozları. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Şekillenmek. Biçimlendirmek. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Yazılı biçim. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Yapmak. Şekillendirmek. Düzenlemek.

Finite : Sayı veya şahıs gösteren (dilbilgisi terimi). Sonlu. Terimleri sayısı verilen bir n sayışımdan küçük olan bir kümenin bu niteliği. Sonu olan. Bitimli. Ölçülebilir. Mahdut.

Shape : Kalıbını almak. Şekil vermek. Kalıp. Şekillendirmek. Şekillenmek. Etkilemek. Ortaya çıkmak. Şekil. Gelişmek. Form.

Confined : Kapatılmış. Kapalı. Kuşatılmış. Loğusalık yatağında olan. Sınırlandırılmış. Sınırlanmış. Loğusa. Mahsur. Sarılmış.

Bottleneck : Tıkanıklık. Engel. Bir üretim dizgesinde üretimi aksatan düzenleme yanlışları sonunda beliren tıkanıklık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dar geçit. Dar boğaz. Boğum yeri. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Daralmış yol. Mani.

Conformation : Uydurma. Yapı. Vücudun yapı, biçim ve orantısı. moleküllerin uzayda doğal olarak sahip oldukları üç boyutlu yapı. Konoluşum. Uyuşum. Uyarlama. Tatbik. Bir molekülde molekülün kovalent yapısında değişiklik olmaksızın, tek bağlarda atomların dönüşüyle üç boyutlu düzenlenme. bir konformasyondan diğerine dönüşte kovalent bağların parçalanması ya da oluşmasına gerek yoktur. Biçim. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Contracted : Kasılmış. Kısalmış. Kontratlı. Az. Sözleşmeli. Kısaltılmış. Büzülen. Pazarlığı edilmiş. Büzük.

Contour : Hatlarını belirlemek. Biçimini oluşturmak. Bir nesneyi ya da yüzeyi saran en dış çizgi. bir izgenin özel bir çizgisinin ya da bir kuşağının yeğinlik dalga boyu dağılım eğrisi. Eşyükselti eğrisi. Çevre çizgisi. Fizik, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Dış çizgi. Dış hatlar. Şekil. Çevre.

Acute : Sivri. Aşırı. Şiddetli. Güçlü. Dar (açı). Akut. İlerlemiş. Zeki. Açıkgöz.

Coarctation : Kasılma. Daralma (özellikle bir kan damarının vya kanalın). Bir krizalid (koza) içerisinde çevrelenmiş olması durumu (entomoloji). Kan damarları veya kanallarda oluşan büzülme, daralma veya darlık. Koarktasyon.

Narrowish synonyms : chokepoint, clinging, acutest, barely, close bodied, limiteds, delimited, localized, bounded, finites, exiguous, limitative, constriction, definite, close fitting, limited, incapacious, narrow, indicated, localised, acutes, configuration, acuter, constricted, liny, change of shape, attenuate, determinate, taper, measurable, coarct, cramped.

Narrowish zıt anlamlı kelimeler, Narrowish kelime anlamı

Widening : Genişleyen. Genişleme. Genişletme. Tevsi.

Wide : Yaygın. Ferah. Adamakıllı. Vasi. Engin. Gen. Geniş. Ardına kadar. İyice.