Shape türkçesi Shape nedir

Shape ile ilgili cümleler

English: I saw a shape in the dark.
Turkish: Karanlıkta bir şekil gördüm.

English: Ali is in worse shape than we thought.
Turkish: Ali düşündüğümüzden daha kötü durumda.

English: He was out of shape when he took a long hike with his sons, and he was stiff and sore the next day.
Turkish: Oğullarıyla uzun bir yürüyüş yaptığında o hamlamıştı ve ertesi gün gergin ve ağrılıydı.

English: Being in good shape takes effort.
Turkish: Formda olmak çaba gerektirir.

English: Ali is in bad shape these days.
Turkish: Ali bugünlerde kötü durumda.

Shape ingilizcede ne demek, Shape nerede nasıl kullanılır?

Shape constancy : Şekil değişmezliği.

Shape definition : Şekil tanımı.

Shape forth : Ana hatlarıyla belirtmek. Genel bir şekil vermek. Taslağını çizmek.

Shape from shading : Tonlamadan şekil elde etme. Tonlamadan türetilmiş şekil.

Shape out : Biçimlendirmek. Şekillendirmek. Tasarlamak. Kalıba dökmek.

In any shape or form : Hiçbir şekilde.

Aerodynamic shape : Aerodinamik şekil. Hava yolu ile kolayca taşınmak için tasarlanmış olan şekil.

 

Egg shape index : Yumurtanın genişliğinin uzunluğuna rölatif oranı. Yumurta şekil indeksi.

Freehand shape tool : Serbest şekil aracı.

Adjust shape : Şekli ayarla. Şekil ayarla.

İngilizce Shape Türkçe anlamı, Shape eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shape ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appears : Benzemek. Belli olmak. Gözükmek. Anlaşılmak. Belirmek. Gibi gelmek. Görünmek.

Figurations : Süsleme. Betimleme. Biçimlendirme.

Contours : Dış hatlar. Eşyükselti eğrisi. Çevre.

Manikin : Adamcık. Cüce. Manken. Model. Kukla.

Forward : Şımarık. Ön. İleri aktarmak. Yüklemek. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İleriye yönelik. İleriye. Göndermek. Gelişmiş. Yeni adrese yollamak.

Cause : Sebep olmak. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Hedef. -e neden olmak. Sebeb. Neden olmak. Doğurmak. Sebep vermek. Dava.

Take shape : Teşekkül etmek. Oluşmak. İşler yoluna girmek. Biçimlenmek. Esas şeklini almaya başlamak. Gerçekleşmek. Esas şeklini almak.

Concern : Ait olmak. Kaygılandırmak. Karışmak. -i ilgilendirmek. İlişkisi olmak. İş. Şirket. Endişelendirmek. Endişe.

Casts : Tubuluslara gelen proteinlerin burada suyun geri emilmesi, asitliğin artması, yüzey geriliminin azalması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörlerle pıhtılaşarak sertleşmesi sonucu oluşan, idrara geçen ve tanıda kullanılan organik yapılar. Oyuncular. Yöntem. Olta iğnesi. Az bir miktar. Ton. Cins. Çeşit. Rol dağıtımı. Rol alanlar.

 

Bathos : Üslubun etkisizleşmesi. Bayatlamışlık. En yüksek dereceden düşüş. Gölgede kalma. Sıradan konuları işleme. Çok yüksek düşünce. Gölgelenme. Sıradanlık.

Shape synonyms : spatial property, spatiality, array, brew, boomed, colour, contoured, collocated, formalized, develop, booms, matrix, advance, bar, body forth, indispose, canalise, branch out, mold, ameliorating, give a body to, give shape to, accent char, carry weight, form, boom, dress, angularity, keenness, access key, blossomed, access control entry, compose.

Shape zıt anlamlı kelimeler, Shape kelime anlamı

Crooked : Hilekar. Namussuz. Dolandırıcı. Çarpık çurpuk. Eğri büğrü. Yamuk yumuk. Çökmüş. Kargacık burgacık. Deforme olmuş. Yalancı.

Straight : Doğruca. Kent. Eşcinsel olmayan kimse. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz çizgi. Dosdoğru. Düzlük. Doğru. Düz hat. Düzgün.

Sharpness : Keskinlik. Açıkgözlülük. Bir ölçümün, ötekilerden açıkça ayrılabilir olması ya da ölçtüğü sürekliliğin konumları arasında belirgin ayrımlar gözetebilme özelliği. Seçiklik. Netlik. Şiddet. Sertlik. Zekilik. Açıkgözlük. Akıllılık.

Shape antonyms : angularity, straightness, roundness, dullness, crookedness, indispose, dispose.

Shape ingilizce tanımı, definition of Shape

Shape kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the shape of a tree. To give proper form or figure to. Guise. The shape of the head. Make. To be adjusted or conformable. To form or create. An elegant shape. Character or construction of a thing as determining its external appearance. Especially, to mold or make into a particular form. Form. Outward aspect. To suit. Figure.