Narrow down türkçesi Narrow down nedir

Narrow down ingilizcede ne demek, Narrow down nerede nasıl kullanılır?

Narrow : Kısmak. Anca yeten. Cüzi. Daralmak. Sıkı. Dar. Sınırlı. Az. Parasızlık. Kıt kanaat.

Down : Bozuk. Alaşağı etmek. Yere yıkmak. Aşağıya doğru. Aşağısında. İndirmek. Düşürmek. Boyunca. Yere sermek.

Narrow an argument down : Bir tartışmayı daraltmak. Bir tartışmayı açıkça belirlemek.

Narrow angle beam : Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın. Dar (açılı) ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı.

Narrow angle lighting fitting : Toplayıcı ışıklık. Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.

Narrow band : Dar bant.

İngilizce Narrow down Türkçe anlamı, Narrow down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrow down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paler : Açık. Benzi atmış. Rengi atmak. Uçuk. Soldurmak. Renksiz. Sönük kalmak. Sarı. Sararmış. Sarartmak.

Border : Çerçevelemek. Yakına gelmek. Sınır. Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Tavan perdesi. İle ortak sınıra sahip olmak. Sahnenin üstündeki ,ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim. Koşu yolu kıyısı. Kıyı. Kenar.

 

Circumscribing : Sınırlama. Etrafını çizme. Çemberleme. Sınırlamak. Daire içine almak. Etrafını çizmek. Kısıtlama. Daire içine alma. Çemberlemek.

Allays : Yatıştırmak. Gidermek. Bastırmak. Dindirmek. Hafifletmek. Sakinleştirmek.

Circumscribed : Sınırlamak. Sınırlandırılmış. Etrafını çizmek. Sınırlanmış. Çemberlemek. Daire içine almak. Dışına çizilen. Çevresi çizilmiş.

Circumscribe : Çemberlemek. Daire içine almak. Etrafını çizmek. Etrafına daire çizmek. Etrafına bir şekil çizmek (silindir içine çizilen üçgen vb). Çevrelemek. Çevresini çizmek. Sınırlamak.

Pale : Sarartmak. Soldurmak. Kazık çakmak. Solmak. Rengi solmak. Rengi atmak. Soluk. Kazığa oturtmak. Sönük kalmak.

Constricts : Büzmek. Baskı yapmak. Boğaz. Sıkıştırmak (elbise vb). Kısmak. Sıkıştırmak. Sıkmak. Büzme.

Pale in : Çit ile çevirmek.

Bother : Zahmet etmek. Baş belası olmak. Dert. Sıkıntı vermek. Can sıkmak. Sinir etmek. Sıkıntı. Sinir bozmak. Zahmet.

Narrow down synonyms : abates, alleviating, limit, abate, delimitating, bound, alleviated, contracts, appeases, constrain, narrowed, constricting, astricted, bothering, paled, attenuates, attenuate, hold down, delimits, delimit, restrict, abridging, abated, abating, alleviates, conscribe, cramp, allayed, astrict, delimitate, abridges, abridge, confine.