Narrow türkçesi Narrow nedir
- Çekmek.
- Dar geçit.
- Kısmak.
- Daralmak.
- Sıkı.
- Kıt kanaat.
- Anca yeten.
- Daraltmak.
- Parasızlık.
- Sınırlı.
- Dar.
- Ensizleşmek.
- Cüzi.
- Az.
Narrow ile ilgili cümleler
English: Ali had a narrow escape from death.
Turkish: Ali ölümden kıl payı kurtuldu.
English: Have you ever had a narrow escape?
Turkish: Hiç ucu ucuna kurtuldun mu?
English: Enter by the narrow gate.
Turkish: Yakındaki kapıdan girin.
English: Ali had a narrow escape.
Turkish: Ali kıl payı kurtuldu.
English: A total eclipse is only visible from a narrow strip (about 150 km wide) of the Earth's surface at any one time.
Turkish: Toplam tutulma herhangi bir zamanda sadece dünya yüzeyinin dar bir kesiminden görülebilir
Narrow ingilizcede ne demek, Narrow nerede nasıl kullanılır?
Narrow an argument down : Bir tartışmayı daraltmak. Bir tartışmayı açıkça belirlemek.
Narrow angle beam : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın. Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı. Dar (açılı) ışın.
Narrow angle lighting fitting : Işığı dar bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Toplayıcı ışıklık.
Narrow band : Dar bant.
Narrow boat : Dar gemi. Özellikle ingiltere'de kanallarda kullanılan bir çeşit gemi.
Narrow circle : Sınırlı topluluk. Dar çevre.
Narrow gauge film : Amatör filmi.
Narrow definition of price discrimination : Tekel piyasasında firmanın ürettiği ve üretildiği anda tüketilen hizmetler ile elektrik, su ve doğalgaz gibi malları farklı tüketici gruplarına farklı fiyatlardan sattığı üçüncü derece fiyat farklılaştırması türü. Dar anlamda fiyat farklılaştırması.
Narrow down : Daraltmak. Azaltmak. Kısıtlamak. Sınırlandırmak.
Narrow gauge : Dar hatlı demir yolu. Dar hat. Standart olan 1. Ray aralığı. Dar hatlı demiryolu. 5 metrelik genişten daha dar olan demiryolu hatları.
İngilizce Narrow Türkçe anlamı, Narrow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Narrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Check : Kontrol altına almak. Denetleme yapmak. Gözden geçirmek. Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Belirtim. Tutmak. Denetlemek. Alıkoymak.
Careful : İdareli. Dikkatle yapılmış. Tutumlu (aşırı). Onat. Dikkatli. İtinalı. Tedbirli. Titiz. Cimri.
Absorbs : Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Sönümlemek. Yutmak. Anlamak. İşgal etmek. Kavramak. Devralmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Absorbe etmek.
Breadth : Genişlik. Düşünce özgürlüğü. Saha. Genişlik (gemide). En. Arz. Mesafe. Liberallik. Uzaklık. Vüsat.
Constricts : Kısıtlamak. Büzme. Sıkmak. Boğaz. Baskı yapmak. Büzmek. Sıkıştırmak. Sıkıştırmak (elbise vb).
Few and far between : Çok nadir. Nadir. Seyrek. Arada bir. Tek tük. Ara sıra olan. Çok ender. Seyrek olarak.
Compact : Sıkılaştırmak. Sözleşmek. Kısa ve etkili (anlatım). Anlaşma yapmak. Anlaşma. Sık. Anlaşmak. Antlaşma. Öz.
Less : Eksi. Daha az. Daha az şey. Çıkarılmak üzere. Eksik miktar. Daha az sayıda. Daha küçük. Aşağı. Eksik.
Acutes : Açıkgöz. Aşırı. Güçlü. Zeki. Ağır. Sivri. Şiddetli. Keskin. Akut.
Absorb : Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). İşgal etmek. İçine çekmek. Emmek. Kendine katmak. Soğurmak. Absorbe etmek. Kavramak. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Narrow synonyms : narrow mouthed, straplike, petty, fastest, abided, cramped, appeal, constrictions, bounded, defiles, bottleneck, coarct, firmed, closer, narrowing, fractional, delimited, contracted, axing, abides, checks, concerted, triflings, finites, contracts, allure, few, trifling, chokes, scantly, narrow circumstances, confined, shrank.
Narrow zıt anlamlı kelimeler, Narrow kelime anlamı
Wide : Ferah. Bol. Tamamen. Vasi. İyice. Gen. Geniş bir alanı kaplayan. Alabildiğine. Açık.
Broad minded : Çogu konuda bilgi sahibi olan. Açık görüşlü. Geniş fikirli.
Unlimited : Limitsiz. Hadsiz. Kısıtlamasız. Kayıtsız. Sonsuz. Sınırsız. Sınırlanmamış. Şartsız. Sayısız.
Narrow antonyms : thick, widen, stay.
Narrow ingilizce tanımı, definition of Narrow
Narrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A narrow hem. To become narrower. To reduce the width or extent of. A narrow passage. To become less broad. Esp., a contracted part of a stream, lake, or sea. Having little distance from side to side. A strait connecting two bodies of water. As, the sea narrows into a strait. To draw into a smaller compass. Not wide or broad. To contract. As, a narrow board. To lessen the breadth of. Usually in the plural. Of little breadth. A narrow street. To contract. As, The Narrows of New York harbor.

Bu kısımda Narrow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Narrow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Narrow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Narrow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.