Contracted türkçesi Contracted nedir
- Kasılmış.
- Büzük.
- Az.
- Büzülmüş.
- Kısaltılmış.
- Sözleşmeli.
- Sınırlı.
- Büzülen.
- Kısalmış.
- Kontratlı.
- Pazarlığı edilmiş.
Contracted ile ilgili cümleler
English: There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Turkish: Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.
English: My father contracted pneumonia last month.
Turkish: Babam geçen ay zatürreye yakalandı.
English: He contracted malaria while living in the jungle.
Turkish: Ormanda yaşarken sıtmaya yakalanmış.
English: He contracted an incurable disease.
Turkish: O, tedavi edilemez bir hastalığa yakalandı.
English: My doctor told me that I had contracted a sexually transmitted infection.
Turkish: Doktorum bana cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyona yakalandığımı söyledi.
Contracted ingilizcede ne demek, Contracted nerede nasıl kullanılır?
Contracted agriculture : Sözleşmeli tarım. Sözleşmeli üretime dayalı tarımsal üretim.
Contracted heels : At ayağındaki çatalın atrofisi sonucu ökçelerin birbirine yaklaşması ve tırnağın arka yarımının daralması. Ökçe darlığı.
Contracted production : Belli bir fiyat ve satış güvencesi alarak yapılan üretim. Sözleşmeli üretim.
Contracted surface : Büzülmüş yüzey.
As contracted : Anlaşma gereğince. Sözleşmeye göre.
Contract data requirements list : Sözleşme bilgi gereksinimleri listesi.
Contract a disease : Hastalığa yakalanmak. Bir hastalığa yakalanmak. Bir rahatsızlığa yakalanmak.
Contractee : Sözleşen. İhaleyi veya projeyi veya işi veren. Yüklenici. Sözleşmeye taraf olan sözleşmeci ve yüklenici. Sözleşmeciden devraldığı işi tamamlamakla yükümlü gerçek veya tüzel kişi. bk. müteahhit.
Contract book : Mukavele defteri.
Sub contracted : Taşeron.
İngilizce Contracted Türkçe anlamı, Contracted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contracted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abbreviated : Kısaltılma yapılmış. Kısaltılmış kelimeler. Kısa. Sadeleştirilmiş.
Localised : Yerel. Sınırlanmış. Sınırlandırılmış. Bölgesel hale getirilmiş. Belirli bir yere mahsus olan. Yerleşik. Lokalize. Yerelleşmiş. Lokal. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localized).
Foreshortened : Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Derinlik görüntüsü olan. Azaltılmış. Yanında küçük göstermek. Perspektif içerisinde çizilmiş.
Tightest : En sıkı. Kritik. Dar. Eli sıkı. Sızdırmaz. Zor. Cimri. Başabaş. Gergin.
Less : Eksik miktar. Eksik. Daha az şey. Aşağı. Daha küçük. Daha az. Çıkarılmak üzere. Daha az sayıda. Eksi.
Shrinkers : Küçülen. Daraltan kimse. Sakınan kimse. Geri çekilen kimse. Ürküp sinen kimse. Çeken. Daralan. Küçülten kimse.
Balls : Taşaklı. Saçma!. Taşaklar. Hassiktir!. Hayalar. Hassiktir. Saçma. Cesaret.
Arse : Popo. Göt. Küfe. Kab. Merkep. Gıcık kimse. Sinir. Dangalak. Makat.
Limitative : Limite edilmiş. Kısıtlayıcı. Bağlayıcı. Sınırlayıcı. Sınırlama eki. İsimlere yönelme ekinden sonra gelerek mekanda ve zamanda sınırlama gösteren ek: + gaça <+ga + ça eki. eski ve orta türkçede nispeten canlıdır. türkiye dışı yazı dillerinde ve lehçelerde devam etmektedir. türkiye türkçesinde yerini +a kadar, +a dek edatlarına bırakmıştır. ancak, bazı anadolu ağızlarında yine de canlı bir kullanılışa sahiptir: et. bilge tonyukuk altun yışgaça «altun yışa kadar» keltimiz; oğuz kağan destanında: ta kün batusıgaça tegen erdi; oklarını kökkeçe atun; çağ, emdigeçe «şimdiye kadar»; eat. beş yılgaça «beş yıla kadar»; kaz. tüngeçe «geceye kadar», yazgaça «yaza kadar». bar. tara. tob. on yeşkeçe «on yaşına kadar»; anadolu ağızları şindiyece (siv., tok.), o zamanaca (kay.), bu vahtaca (kır.); ahşamaca (mal.); ãşamaca (yoz.); yassıyacav, şafağacav (mal.); gışacan (afyon, afyon ağzı); savavacan «sabaha kadar, kars» vb.
Exiguous : Küçük. Cüzi. Kıt. Dar. Ufak. Yetersiz.
Contracted synonyms : guts, tight, measurable, strained, narrow, anus, littler, farfetched, acronymic, localized, littlest, curtailed, a little, articled, insufficient, asshole, shrinker, a bit, wrinkled, fewer, limited, inconsiderable, acronymous, cramped, based on a contract, abridged, covenanted, few, definite, contractile, bounded, arsehole, finites.
Contracted zıt anlamlı kelimeler, Contracted kelime anlamı
Expanded : Genleşik. Açılmış. Genişletilmiş. Artırılmış. Büyütülmüş. Geniş. Ekspandet. Çoğalan. Çoğaltılan.
Contracted ingilizce tanımı, definition of Contracted
Contracted kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Narrow. Wrinkled. As, a contracted brow. Shrunken. Drawn together. A contracted noun.

Bu kısımda Contracted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contracted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contracted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contracted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.