Less türkçesi Less nedir

  • Çıkarılmak üzere.
  • Daha az.
  • [#eksi Eksik] miktar.
  • Aşağı.
  • Daha az şey.
  • Eksi.
  • Daha az sayıda.
  • Eksik.
  • Daha küçük.
  • Az.

Less ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are more or less the same weight.
Turkish: Ali ve Mary aşağı yukarı aynı ağırlıktalar.

English: 5 is less than 8.
Turkish: 5, 8 den daha azdır.

English: A Ford car costs less than a Mercedes Benz.
Turkish: Bir Ford araba bir Mercedes Benz'den daha aza mal olur.

English: A third is less than a half.
Turkish: Üçte bir yarımdan daha azdır.

English: Ali and Mary are more or less the same size.
Turkish: Ali ve Mary aşağı yukarı aynı bedendeler.

Less ingilizcede ne demek, Less nerede nasıl kullanılır?

Less detail : Az ayrıntı. Daha az ayrıntı.

Less gossipol containing cottonseed meal : Düşük gosipollü pamuk tohumu küspesi. Mekanik özütlemeyle elde edilmiş, içerisindeki serbest gosipol oranı % 0.04'den fazla olmayan pamuk tohumu küspesi.

Less lactose content condensed whey : Laktozun, proteinin ve/veya minerallerin bir kısmı alınmış olan peynir altı suyundan suyun kısmen ayrılması suretiyle elde edilen bir ürün. Düşük laktozlu yoğunlaştırılmış peynir altı suyu.

Less speed : Daha az hız.

Less than : Daha küçüktür. -den daha az. -den aşağı. -den daha küçük boyutta. -den az.

 

Less than or equal to : Küçük eşit. Küçük eşit işareti. Küçük veya eşittir. Küçük-eşittir.

Less valued : İşletmenin gizli ihtiyat oluşturmak ve özkaynak kazançlarını gizlemek amacıyla varlıklarının değerini, bilinçli olarak, gerçek değerinin altında göstermesi. Eksik değerleme.

In less than no time : Hemen. Çok geçmeden. Hemencecik. Bir anda. Çabucacık. Çabucak. Farkına bile varılamayan bir hızda. Pek az sonra. Çok çabuk.

Choose the less of two evils : Ehveni şeri seçmek. Kötünün iyisini seçmek.

Least less developed countries : Gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler sınıflandırmasının dışında kalan, kişi başına düşen gelirin çok düşük ve büyümenin önünde engellerin olduğu, insan kaynaklarının gelişme düzeyinin çok düşük ve/veya çok ciddi yapısal zayıflıkların bulunduğu ülkeler. krş. dördüncü dünya ülkeleri. Enaz gelişmiş ülkeler.

İngilizce Less Türkçe anlamı, Less eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Less ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Under : -den aşağı. Halinde. Etkisi altında. -in altında. -in yönetiminde. Aşağısına. -den eksik. Bağlı. Altta.

Littler : Adi. Bayağı. Ufak. Az miktar. Dar görüşlü. Ufak şey. Küçük. Önemsiz. Cici.

Contracted : Pazarlığı edilmiş. Büzülen. Kasılmış. Kısaltılmış. Sözleşmeli. Kontratlı. Kısalmış. Büzülmüş. Büzük.

Deficiency : Noksanlık. Yetersizlik. Eksiklik, noksanlık. Yoksunluk. Gerilik. Açık. Kusur. Yetmezlik. Bir kromozomun bir parçasının ya da bir genin yokluğu ile ortaya çıkan durum.

A little : Bir parça. Bir miktar. Biraz. Az buçuk. Azıcık. Çat pat. Bir dirhem.

 

Adown : Aşağı doğru. Aşağıda. Aşağı istikamete doğru. Altında.

Hypo : Hipo. Hipo-. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, na2 s2 o3 . 5h2 o) ya da eriyiği. Düşük. Alt, altında. az, noksan. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alt.

Few : Az miktar. Azıcık. Havadan önlemede. Bazıları. Kıt. Yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod. Sayıca az. Birkaç. Az bulutlu.

Lesser : Daha az önemli. Küçük olanı. Kiralayan. İkinci derecedeki.

Lowlying : Mütevazı. İkinci derecede. Mevkice aşağı. Kemter. Düşük. Rütbece aşağı. Alçakgönüllü. Boynu bükük.

Less synonyms : to a lesser extent, littlest, absented, lowly, exiguous, few and far between, insufficient, defective, negative charge, negative number, a bit, slight, negative sign, low, crude, minoring, deficit, abortive, minus, absenting, infra, negative numbers, destituent, little, below, insufficiently, fewer, absent, weenier, negative, amiss, lowlier, inferior.

Less zıt anlamlı kelimeler, Less kelime anlamı

More : Takriben. Daha çok. Fazla şey. Daha (çok). Fazlalık. Daha fazla. Çok. Ziyade. Daha. -den daha çok.

Much : Hemen hemen. Belirli bir miktar. Sayılamayanlar için ne kadar. Çokça. Köp. Pek. Çok şey. Çok. Önemli şey. Fazlaca.

Less ingilizce tanımı, definition of Less

Less kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, less bright or loud. A smaller portion or quantity. In a smaller or lower degree. Smaller. As, a less quantity or number. Not so large or great. Not so much. In less time than before. A horse of less size or value. Inferior. Unless. To make less. Not so much. Shorter. Less beautiful. To lessen.