Broaden türkçesi Broaden nedir

Broaden ile ilgili cümleler

English: Good movies broaden your horizons.
Turkish: İyi filmler ufkunuzu genişletir.

English: Esperanto helped me broaden my intellectual and cultural horizons.
Turkish: Esperanto, kültürel ve entellektüel alanda ufkumu genişletmeme yardımcı oldu.

Broaden ingilizcede ne demek, Broaden nerede nasıl kullanılır?

Broaden out : Genişlemek.

Broadened : Genişletilmiş. Genişletmek. Genişlemek.

Broadening : Artma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Genişleyen. Genişleme. Genişletme. Çoğalma. Genişleyerek. Enlenme. Büyüme. İzge çizgilerinin, basınç ya da kıvıl alan özdeciklerinin hızlarına bağlı nedenlerle genişlemesi olayı.

Broadenings : Büyüme. Çoğalma. Genişleyerek. Genişletme. Genişleme. Enlenme. Genişleyen. Artma.

Broadens : Genişlemek. Genişletmek.

Fibroadenoma : Lifli doku içeren ve kanserli olmayan tümör. Fibroadenom. Fıbroadenom.

Doppler broadening : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dopler enlenmesi. Işık salan taneciklerin hızları dolayısıyla, izge çizgilerinde görülen kalınlaşma. Doppler genişlemesi.

Fibroadenomatosis of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatozisi. Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi.

Fibroadenomatous hyperplasia of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi. Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi.

 

Money in the broader sense : Dar anlamda para ile tüm para ikamelerinin toplamı. bk. m2 m2y m3 m3y. Geniş anlamda para.

İngilizce Broaden Türkçe anlamı, Broaden eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broaden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dilates : Kabartmak. Açmak. Açıklamak. Büyümek. Genleşmek. İrileşmek. Kabarmak. Açılmak.

Amplifies : Yükseltmek. Artırmak. Gücünü artırmak. Yükseltmek (ses). Büyütmek. Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek (sesini). Geniş olarak açıklamak. (sesi) artırmak.

Territorialise : Bölgelere bölmek (ayrıca territorialize). Bölgelere ayırmak. Bölgeselleştirmek. Bölgelere ayrılmak.

Aggrandise : Uzatmak. Çoğaltmak. Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Yüceltmek. Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak. Zenginliğini çoğaltmak. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Büyütmek. Abartmak.

Dilating : Kabartmak. Genleşmek. Açıklamak. Büyümek. Kabarmak. Büyütmek. Açılmak. Şişirmek.

Enlarges : Çoğaltmak. Büyümek. Büyütmek. Boyutunu büyütmek. Ayrıntıya girmek. Uzatmak. Büyültmek. Geliştirmek.

Widen : Genişletilmek. Açılmak. Bollaştırmak. Açmak. Bollaşmak. Tevsi etmek.

Globalize : Küreselleşmek. Globalleşmek. Dünyaya açılmak. Küreselleştirmek. Globalleştirmek. Dünya çapında yapmak.

 

Distent : Esnetilmiş (eski kullanım). Aralıklı. Şişik. Şişirilmiş. Büyütülmüş. Kibirli. Şişmiş. Soğuk.

Extended : Uzatılan. Uzun. Geniş çaplı. Uzayan. Temdit edilmiş. Büyütülmüş. Süresi uzatılmış. Geniş. Uzatılmış.

Broaden synonyms : globalise, enlarging, distended, expanded, bulks, broaden out, uncompressed, extend, dilated, elaborated, broadened, enlarge, broadens, territorialize, dilate, branch out, become wide, expanded by, enlarged, imploded, enlarge upon, bulk, bourgeoned, expand, amplify, build on, ease up, stretch, widened, bourgeons, amplifying, increase.

Broaden zıt anlamlı kelimeler, Broaden kelime anlamı

Decrease : Küçülmek. Eksiltme. Azalmak. Eksilme. Düşmek. Eksiltmek. Azalma. Azaltmak. İnmek. Düşüş.

Broaden ingilizce tanımı, definition of Broaden

Broaden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make broad or broader. To grow broad. To become broader or wider. To render more broad or comprehensive.