Amplifies türkçesi Amplifies nedir

Amplifies ingilizcede ne demek, Amplifies nerede nasıl kullanılır?

Amplified : Daha güçlü hale getirilmiş. Takviye edilmiş. Güçlendirilmiş. Sağlamlaştırılmış. Daha güçlü yapılmış. Büyütülmüş.

Amplifier : Sesbüyütür. Aldığı sinyali güçlendiren ve çalgı aletleri için kullanılan tipleri aynı zamanda sinyalin belirli frekanslarını vurgulayabilen, ona tonal karakter ve kirlenim katabilen cihaz. Büyütücü alet. Elektrik akımı yoluyla sesi uzakta bulunan alıcıya büyüterek ulaştıran aygıt. Bilgisayar, fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yükselteç. Yükseltici. Hoparlör. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Amplifikatör.

Amplifier balance : Yükselteç dengesi. İki ya da daha fazla hoparlörler arasında bağlı olan ses kuvveti düzenlemesi.

Amplifier distortion : Yükselteç bozulması.

Amplifier gain : Yükselteç kazancı.

Antenna amplifier : Anten yükselteci.

 

Amplifiers : Büyütücü alet. Yükseltici. Amplifikatör. Hoparlör.

Amplifier valve : Amplifikatör lambası.

Amplifier model : Çokça bilinen ve beğenilen yükselteç seslerinin dijital taklidi. Yükselteç taklidi.

Audio amplifier : Odyoamplifikatör işitsel yükselteç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitsel yükselteç. Ses yükselteci. Yükselteç. Odyoamplifikatör. Ses seviyesini yükselten cihaz. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Ses dalgası yükselticisi.

İngilizce Amplifies Türkçe anlamı, Amplifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amplifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confirming : Onaylamak. Onaylayan. Onaylama. Teyit eden. Tasdiklemek. Teyit edici. Takviye etmek. Tasdik etmek. Kiliseye kabul etmek.

Bring up : Bahsetmek. Yetiştirmek. Çocuklardan sakınmak. Kusmak. Beslemek. Çocuk yetiştirmek. Bahis açmak. Terbiye etmek. Paylamak.

Breed : Yavrulamak. Sebep olmak. Damızlık olarak beslemek. Cins. Soy. Tür. Eğitmek. Nesil.

Wireless : Teli olmayan. Telsiz. Radyoya ait. Telgraf veya telefon. Kablosuz. Telsiz telgraf. Radyo. Telsiz telefon. Ünalgı. Telsiz telefona veya telgrafa ait.

Confirm : Onaylamak. Sağlama bağlamak. Teyit etmek. Takviye etmek. Pekiştirmek. Tasdiklemek. Desteklemek. Doğrulamak. Tasdik etmek.

Stereophonic system : Stereofonik sistem.

Broadens : Genişlemek.

Broadened : Genişletilmiş. Genişlemek.

Enlarge : Büyümek. Çoğaltmak. Geliştirmek. Uzatmak. Büyültmek. Genişlemek. Ayrıntıya girmek. Boyutunu büyütmek.

 

Cement : Tutkal. Çiriş. Dolgu. Pekiştirmek. Macun. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beton ile kaplamak. Sement. Zamk. Çimentolamak.

Amplifies synonyms : pa system, radio, relay transmitter, p.a., p.a. system, relay link, public address system, booster station, build up, enlarging, aggrandizing, augment, beef up, bolster up, enhances, blows, enlarge upon, add to, aggrandised, consolidate, cemented, amplifying, relay station, fortifying, brace up, bid up, corroborates, soup up, confirms, add, braced, advance, electronic equipment.