Bold türkçesi Bold nedir

  • Cesaretli.
  • Kaim.
  • (harf) siyah.
  • Arsız.
  • Cüretli.
  • Göze çarpan.
  • Dik.
  • Utanmaz.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Cesur.
  • Gözüpek.
  • Küstah.
  • Koyu.
  • Atılgan.
  • Cüretkar.
  • Cesaret isteyen.
  • Koyu renk yazılmış.

Bold ile ilgili cümleler

English: It was a bold decision.
Turkish: Bu cesur bir karardı.

English: They should have bold ideas.
Turkish: Onların cesur fikirleri olmalı.

English: We need somebody with bold new ideas.
Turkish: Cesur yeni fikirleri olan birine ihtiyacımız var.

English: The bold knight didn't hesitate at the time to go onto the offensive.
Turkish: Cesur şövalye saldırganın üzerine gitmek için o anda tereddüt etmedi.

English: We were astonished by his bold attempt.
Turkish: Onun pervasız hareketine şaşırmıştık.

Bold ingilizcede ne demek, Bold nerede nasıl kullanılır?

Bold face : Koyu renk ile yazılmış. Siyah harflerle yazılmış. Koyu renk yazılmış. Koyu yazı tonu.

Bold faced : Arsız. Utanmaz. Küstah. Koyu renk yazılmış. Yüzsüz.

Bold italic : Koyu italik. Kalın italik.

Bold off : Kalın değil. Kalın olmasın.

Bold on : Kalın olsun. Kalın.

Extra bold : Çok koyu. Çok kalın.

The bold and the beautiful : Cesur ve güzel. Amerikan televizyon pempe dizisi.

Bold tags : Koyulaştırma imleri.

As bold as brass : Son derece yüzsüz. Çok cesur. Yüzsüz. Saygısız. Küstah. Gözü kara.

 

Present a bold front : Yürekli gözükmek. Cesaret göstermek.

İngilizce Bold Türkçe anlamı, Bold eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bold ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foolhardy : Delidolu. Deliduman. Kendini veya diğerlerini boş yere tehlikeye atan. Çılgın. Gözükara. Gözü kara.

Adventurous : Serüven seven. Serüven dolu. Riskli. Tehlikeli. Maceracı. Macera seven. Maceraperest.

Balds : Sade. Süssüz. Besbelli. Kılsız. Yüzsüz. Kel. Kabak kafalı. Yavan.

Brashes : Sırnaşık. Aceleci. Kırık kaya parçaları. Kırık taş. Kırpıntı. Sağanak. Kırık buz.

Brasher : Aceleci. Yüzsüz. Sırnaşık. Saygısız. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Daredevil : Cüretli kimse. Gözünü budaktan sakınmayan. Gözü pek. Gözünü budaktan sakınmaz kişi. Gözüpek kimse. Gözünü çöpten sakınmaz kişi. Gözü pek kişi. Gözünü budaktan sakınmayan kişi. Yiğit.

Rash : Gözükara. Aceleci. Tedbirsiz. Döküntü. Atak. Düşüncesiz. Silsile. İhtiyatsız.

Brazening : Sarı. Pişkin. Pirinç. Pirinçten. Tunçtan. Şımarık. Yüzsüz. Pirinç gibi. Pirinçten yapılmış.

Brazenfaced : Pişkin. Yüzsüz.

Spunkier : Öfkeli. Çabuk kızan. Atak. Yürekli. Sinirli. Parlayıveren. Yiğit.

Bold synonyms : overvaliant, spunky, arduous, fearless, bold face, barefaced, presumptuous, darkest, bolder, gay, blacker, enterprising, erect, temerarious, dauntless, endwise, audacious, daring, boldface, bare faced, access control, as bold as brass, brittle, has guts, browless, deepest, conspicuous, brave, access mechanism, access key, broadest, absolute device, nervy.

 

Bold zıt anlamlı kelimeler, Bold kelime anlamı

Afraid : Korkar. Korkmuş.

Timidity : Utangaçlık. Çekingelik. Ürkeklik. Çekingenlik. Korkaklık. Yüreksizlik. Tutukluk.

Cowardly : Korkakça. Alçak. Ödlek. Korkak. Tabansız. Namert. Cesaretsiz. Alçakça. Yüreksiz. Kansız.

Bold antonyms : unadventurous, backward, timid, inconspicuous.

Bold ingilizce tanımı, definition of Bold

Bold kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make bold or daring. Not timorous or shrinking from risk. Venturesome. Brave. To be or become bold. Forward to meet danger. Courageous. Daring.