Beareth türkçesi Beareth nedir

Beareth ingilizcede ne demek, Beareth nerede nasıl kullanılır?

Bearer : Destek. Götüren. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Hamiline. Mesnet. Tabut taşıyan. Tabut taşıyıcı. Tabut taşıyan kimse. Bitki. Meyve veren ağaç.

Bearer bond : Hamiline tahvil. Hamiline senet. Taşıyan kişiye kayıtlı tahvil. Hamiline yazılı tahvil. Hamiline kayıtlı senet. Taşıyana kayıtlı tahvil.

Bearer certificate : Hamiline yazılı sertifika. Taşıyan kişiye kayıtlı sertifika. Başkasına geçirilebilen sertifika.

Bearer check : Hamiline yazılı çek. Hamiline çek. Hamile yazılı çek.

Bearer cheque : Hamiline çek. Hamiline yazılı çek.

A good bearer : Bol meyve veren ağaç. Meyve veren ağaç.

Bearers : Tabut taşıyıcı. Getiren. Hamil. Götüren. Taşıyıcı. Taşıyan.

Bearer services : Taşıyıcı hizmetler.

Bearer share : Hamiline hisse senedi. Hamiline hisse. Hamiline yazılı hisse senedi. (finans, ekonomi) hamiline yazılı hisse. Hamiline yazılı pay. Taşıyana yazılı hisse senedi. Taşıyan kimseye yazılı hisse senedi.

Bearer of ominous tidings : Kötü haber getiren kimse. Felaket tellalı.

 

İngilizce Beareth Türkçe anlamı, Beareth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beareth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advocate : Taraftar. Müdafi. Savunucu. Savunmak. Avukat. Yandaş. Müdafaa etmek. Korumak.

Manufacture : Uydurmak. İmalat. İmal. Yapım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üretim. İlkel ve yardımcı özdekleri makine ve el emeği ile işlenmiş bir duruma getirme. Yapma. Hammaddelerin veya aramalların (yarı mamul malların) bileşimi, niteliği, durumu veya biçiminin değiştirilerek işlenmiş mallara dönüştürülmesi.

Lament : İnlemek. Ağlama. Figan etmek. Ağlayıp sızlamak. Matem tutmak. Yas tutmak. Dövünmek. Ağıt. Yasını tutma.

Accept : Onaylamak. Kabullenmek. Hazmetmek. Eyvallah demek. Üstlenmek. Anlamak. Kabul etmek. Almak. Evet demek.

Solid ground : Katı temel. Sağlam zemin. Sağlam temel. Katı zemin. Güçlü temel.

Be with : Arka çıkmak. Söyleneni anlamak. İzlemek.

Languish in : Erimek. Çürümek.

Bear out : Kanıtlamak. Yardım etmek. Onaylamak. Doğrulamak. Tasdik etmek. Arka çıkmak.

Bear somebody out : Yardım etmek. Haklı göstermek.

Fabricating : İnşa etmek. Kurma. İnşa etme. Monte etme. Sahtesini yapmak. Üretme. Kurmak. Yalan söylemek.

Beareth synonyms : van allen belt, saprolite, turn out, hemisphere, ground, grow, solar system, abut, back up, give birth, abutted, air, deliver a child, abideth, bear with, generating, advocated, pain, assists, hydrosphere, sorrowed, bring forth, caused, bring out, lamenting, world, confects, stuff, cause, earth, terra firma, abides, lithosphere.