Advocate türkçesi Advocate nedir
- Savunmak.
- Avukat.
- Yandaş.
- Desteklemek.
- Müdafi.
- Korumak.
- Savunucu.
- Müdafaa etmek.
- Taraftar.
Advocate ile ilgili cümleler
English: He got tired of being the devil's advocate and now agrees with every idea they suggest, no matter how dumb.
Turkish: O, şeytanın avukatı olmaktan usandı ve ne kadar aptalca olursa olsun, şimdi onların önerdiği her fikri kabul ediyor.
English: Tom played the role of devil's advocate at the brainstorming meeting.
Turkish: Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.
English: He advocated abolishing class distinctions.
Turkish: O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.
English: You should advocate disarmament.
Turkish: Silahsızlanmayı savunmalısın.
English: Ali isn't very good at playing the devil's advocate.
Turkish: Ali şeytanın avukatını oynamada çok iyi değildir.
Advocate ingilizcede ne demek, Advocate nerede nasıl kullanılır?
Advocate peace : Barışı savunmak. Barışı desteklemek.
Judge advocate general : Askeriyenin bir dalında baş adli memur ve danışman. Baş askeri adli müşavir. Askeri başsavcı. Askeri baş hukuk müşaviri.
Devils advocate : Tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse. Aziz adayı aleyhinde tartışan savcı (katolik).
Judge advocate : Askeri hakim. Askeri yargıç. Askeri hukuk müşaviri. Askeri savcı. Askeri mahkeme savcısı. Askeri adli müşavir.
Lord advocate : Hanedan vekili (isk.). Başsavcı. Hanedan vekili.
Advocacy planning : Savunucu tasarlama. Bir kamu kuruluşunun tasar ve tasarlama önerileri hazırlamasından vazgeçilerek, bir örgütün, bir çıkar kümesinin ya da yerleşme birimleri için tasarlamayı uğraş edinmiş bir kimsenin tasarlar ve tasarlama önerileri hazırlamasını öngören yaklaşım.
Advocating : Savunma. Müdafaa. Savunmak. Desteklemek. Avukatlığını yapma. Müdafaa etmek. Destekleme.
Advocates : Savunucu. Taraftar. Avukat. Yandaş. Yandaşlar.
Advocacy advertising : Toplumsal içerikli reklam. Savunucu reklamcılık. Savunucu reklam. Bir toplumu ilgilendiren sosyal, siyasi ve iktisadi ortama ilişkin tartışmalı konularda kamuoyu oluşturmak amacıyla kamu ve/veya özel kesim tarafından yapılan bir çeşit reklam türü. Kamu oyunda tartışmalı bir konu hakkında bilgi sunmak veya belirli bir görüşü açıklamak üzere verilen reklam.
Advocacies : Tarafını tutma. Tarafgirlik. Taraftarlık. Aktif destek. Fikir savunuculuğu. Avukatlık. Taraf tutma. Müdafaa. Savunma. Yasal savunma.
İngilizce Advocate Türkçe anlamı, Advocate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Advocate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Irredentist : Ülkenin kaybettiği toprakları geri isteyen kimse. Kaybedilen toprakları geri isteyen (ülke). Toprak almayı amaçlayan saldırgan devlet. İrredantist. Kaybedilen toprakları geri isteyen.
Marxist : Marksist. Marksçı.
Ideologist : Kuramcı. İdeolog.
Interpreter : Tercüman. Girdi olarak verilen deyim ya da yordamları, herhangi bir amaç izlence üretecek biçimde derlemeksizin, doğrudan uygulayan bir izlence, bk. çevirici, derleyici. Mütercim. Yorumlamalı program. Çevirteç. Veri kartlarına işlenmiş olan bilgilerin dökümlerini yazılı olarak veren elektriksel araç. Yorumlamak program. Yorumlayıcı. Dilmaç. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
Convoyed : Yol arkadaşlığı. Katar. Konvoy. Refakat etmek. Birlikte gitmek. Eşlik etmek. Yoldaşlık etmek.
Presenter : İbraz eden. Tanıtıcı. Sunan. Takdimci. Sunucu. Spiker. Sunan kişi.
Gnostic : İlmi. Arif. Bilinircilik. Ruhani bilgiye ait.
Sponsor : Kefil olmak. Sponsorluğunu yapmak. Himaye etmek. Arka çıkmak. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Destek sağlamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Siparişçi.
Someone : Birisi. Biri. Bir kimse. Önemli kimse. Şahsiyet. Kimse.
Advocate synonyms : ruralist, teleologist, partitionist, pro lifer, drumbeater, irridentist, separationist, advocated, voice, recommend, cohorts, partisan, booster, apologist, thatcherite, assisting, humanist, defender, attorney at low, be a party to, ballyhoo man, libertarian, jansenist, beareth, isolationist, arguing, attorney at law, suffragist, pleaded, conserve, nationalist, admirer, convoying.
Advocate zıt anlamlı kelimeler, Advocate kelime anlamı
Nonpartisan : Tarafsız. Parti tutmayan. Bir partiye bağlı olmayan. Yansız. Partiye bağlı olmayan. Partizan olmayan.
Advocate ingilizce tanımı, definition of Advocate
Advocate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To plead in favor of. To defend by argument, before a tribunal or the public. One who pleads the cause of another. Specifically: One who pleads the cause of another before a tribunal or judicial court. To act as advocate. A counselor. To support, vindicate, or recommend publicly.

Bu kısımda Advocate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Advocate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Advocate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Advocate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.