Connivance türkçesi Connivance nedir

  • Suç ortaklığı.
  • Göz yumma.
  • Hoşgörü.
  • Müsamaha.
  • Görmezlik.
  • Zımni rıza.
  • Görmezden gelme.
  • Görmezlikten gelme.
  • Zımni muvafakat.
  • Bir suçun işlenmesine müsamaha gösterme.

Connivance ingilizcede ne demek, Connivance nerede nasıl kullanılır?

Connive : Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Göz yummak. Hoş görmek. Suç ortağı olmak. Hoşgörmek. Hoş karşılamak. Görmemezlikten gelmek. Entrika çevirmek. Gizlice işbirliği yapmak.

Connive at : Göz yummak. Görmezlikten gelmek. Ses çıkarmamak. Olmasına göz yummak. Bile bile göz yummak.

Connived : Görmemezlikten gelmek. Arkasından gizlice iş çevirmek. Hoş karşılamak. Entrika çevirmek. Hoş görmek. Hoşgörmek. Suç ortağı olmak. Gizlice işbirliği yapmak. Göz yummak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak.

Connivent : Birbiriyle birleşen. Yaklaşan. Birleşen.

Conniver : Göz yuman kimse. Görmezlikten gelen kimse. Bir suça üstü kapalı olarak izin veren kimse. Bir kabahate göz yuman kimse.

Conniving : Hoşgörmek. İşbirlikçi. Göz yummak. Suç ortağı olmak. Görmemezlikten gelmek.

Connives : Suç ortağı olmak. Hoş karşılamak. Gizlice işbirliği yapmak. Görmemezlikten gelmek. Hoşgörmek. Göz yummak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Hoş görmek. Entrika çevirmek. Arkasından gizlice iş çevirmek.

 

Connivers : Göz yuman kimse. Görmezlikten gelen kimse. Bir suça üstü kapalı olarak izin veren kimse. Bir kabahate göz yuman kimse.

İngilizce Connivance Türkçe anlamı, Connivance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connivance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indulgences : Bağımlılık. Boyun eğme. Yüz verme. Şımartma. Zevk. Haz. Tutku. Günahların kilisece affedilmesi. Anlayış gösterme.

Agreement : Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Muvafakat. Sözleşme. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uygunluk. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Uzlaşma. Uygun bulma. İtilaf. Kabul etme.

Complicities : Yardakçılık. Yardım ve yataklık. Şeriklik. Suça iştirak. Karmaşa. Suçortaklığı.

Accompliceship : Yardaklık. Suça iştirak.

Approval : Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onay. Uygun bulma. Tasvip. Onaylama. Resmi izin. Onama.

Toleration : Müsaade. Tahammül. Tolerans. Müsaade etme. Dayanma. Sabır. İzin verme.

Complicity : Yardakçılık. Karmaşa. Suça iştirak. Suçortaklığı. Yardım ve yataklık. Şeriklik.

Cahoot : İşbirliği.

Indulgence : Haz. Kendine bir şey yapma izni verme. Rıfk. Yüz verme. Bağımlılık. Zevk. Şımartma. Boyun eğme. Şımartılma.

 

Allowance : İskonto. Müsaade. Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim. İndirim. Alacaklı indirimi. Özel bir araç için ayrılan. Sağlanan para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Handikap (spor terimi). Aylık.

Connivance synonyms : secret approval, blindness, leniencies, liberalness, latitudes, partner in crime, indult, overlooking, condonations, latitude, amaurosis, tolerance, debauchedness, suffeance, sufferance, clemency, discretion, complaisance, tolerances, leniency, abetment, commendation, accessoriness, forgivingness, abetted, collusion, lenience, condonation, forbearance, tacit consent, clemencies.

Connivance zıt anlamlı kelimeler, Connivance kelime anlamı

Disagreement : Bozuşma. Uzlaşmazlık. Ayrılık. Münazaa. Uyuşmazlık. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. Çatışma. Uygun bulmama. Münakaşa. İhtilaf.

Disapproval : Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Uygun görmeme. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Kınama. İtiraz. Hoşnutsuzluk. Uygun görmeme onaylamama. Doğru bulmama. Beğenmeme.

Connivance ingilizce tanımı, definition of Connivance

Connivance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Voluntary oversight. Passive consent or coöperation. Intentional failure or forbearance to discover a fault or wrongdoing.