Tolerans nedir, Tolerans ne demek
Tolerans; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Hoşgörü.
- Yüksek dozda verilen herhangi bir ilaca karşı vücudun gösterdiği dayanma gücü.
- Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilacın etkilerinin giderek azalması durumu

- İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı.
Kimya'daki anlamı:
1.Bir işlemde izin verilen hata sınırı. 2.Bir canlının bir ilacın devamlı kullanımına karşı koyma kapasitesi.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çok hücrelilerde ilaca karşı direnç.
Aynı ilaçla başlangıçta sağlanan belli düzeydeki farmakolojik etkinin tekrar oluşturulması için giderek artan dozlarda ilaç kullanımı durumu.
İngilizce'de Tolerans ne demek? Tolerans ingilizcesi nedir?:
tolerance
Tolerans hakkında bilgiler
[Bakınız: hoşgörü]
Tolerans ile ilgili Cümleler
- Beceriksizliğe tolerans göstermem.
- Futbol kulübünün hakem hatası konusunda sıfır tolerans politikası vardır.
- Ali toleranslıdır.
- Tom'un ağrı için düşük toleransı var.
- Çocuk yetiştirmek tolerans gerektirir.
Tolerans anlamı, tanımı:
Hoşgörü : Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.
Toleranslı : Hoşgörülü.
Toleranssız : Hoşgörüsüz.
Toleranssızlık : Hoşgörüsüzlük.
Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri. Pasaj. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.
Ölçü : Belirlenmiş boyut. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Ölçüt. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Değer, itibar. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
Özür : Kusur, defo. Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret.
Dayanma : Dayanmak işi.
Sürek : Hızlı süren, hızlı giden. Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü.
Aynı : Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Benzer.
Kullanılma : Kullanılmak işi.
Tolerans kanunu : Uygun koşulların bozulmasına rağmen bazı canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri.
Tolerans limit : Organizmaların zehirli ortamda yarısının canlı kalabildiği sınır zehirlilik miktarı.
Toleranslılık : Hoşgörülülük.
Diğer dillerde Tolerans anlamı nedir?
İngilizce'de Tolerans ne demek? : n. tolerance, toleration, allowance, forbearance, complaisance, free play, latitude, margin
Fransızca'da Tolerans : tolérance
Almanca'da Tolerans : Toleranz
Rusça'da Tolerans : n. терпимость (F), резерв (M)

Bu kısımda Tolerans nedir? Tolerans ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tolerans tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tolerans hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.