Allowance türkçesi Allowance nedir
- Handikap spor.
- Handikap (spor terimi).
- Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim.
- Avans (spor terimi).
- Aylık.
- Bir işin yapılması için ayrılan para.
- Özel bir araç için ayrılan.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Hesaba katma.
- Alıcı yitircesi karşılığı.
- Göz yumma.
- Tolerans.
- Müsaade.
- Harçlık.
- Müsamaha.
- Göz önünde tutma.
- Pay.
- Cep harçlığı.
- Tahsisat.
- İndirim.
- Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim.
- Alacaklı indirimi.
- İzin.
- Ödenek.
- Hoşgörü.
- Maaş.
- İskonto.
- Sağlanan para.
Allowance ile ilgili cümleler
English: Don't fritter away your allowance.
Turkish: Aylığını boşa harcama.
English: The lawyer asked the judge to make allowance for the age of the accused.
Turkish: Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.
English: You must make allowance for his inexperience.
Turkish: Onun deneyimsizliğini hesaba katmalısın.
English: He gives his children an allowance.
Turkish: Çocuklarına harçlık verir.
English: My dad gives me an allowance of $10 a week.
Turkish: Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.
Allowance ingilizcede ne demek, Allowance nerede nasıl kullanılır?
Allowance for cash : İndirim. Peşin indirimi.
Allowance for decease : İşyara, görevliye, hizmetliye, işçiye, eşlerinin ve çocuklarının ve kendilerinin ölümlerinde, eşine ya da yaşamda iken yazılı olarak belirttiği kişiye yasalarına göre verilmekte olan ölüm yardımları. Ölüm ödencesi.
Allowance for lodging : Konut ödencesi. Mesken tazminatı. Konut tazminatı. Oturum yeri gideri karşılanılmak üzere aylıktan ayrı verilen ödence.
Allowance for loss in value : Kıymet düşüşleri karşılıkları.
Allowance of the claim : Talebin tahsisatı. Talebi gerçek olarak kabul etmek (hukuk terimi). Talebi kabul etmek.
Daily allowance : Bir günlük ihtiyaçlar için verilen para miktarı. Huzur hakkı. Hakkı huzur. Günlük ödenek. Günlük cep harçlığı. Harcırah.
Capital allowance : Yatırım indirimi. (vergide) yatırım indirimi.
Cost of living allowance : Pahalılık zammı.
Baggage allowance : Bagaj haddi. Bagaj limiti.
Allowance race : Koşullu koşu. Belirli dönemlerde kazanılan koşu sayısı ve ikramiye tutarına göre az veya çok ağırlık yüklenerek atların koşturulduğu koşu.
İngilizce Allowance Türkçe anlamı, Allowance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Allowance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stipends : Ücret. Maaş (papaz için). Burs. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için).
Menstrual : Menstrüal. Adetle ilgili. Regl. Menstrüel. Aybaşı. Ayda bir olan. Aybaşına ait. Aybaşı (ile ilgili).
Authorisation : Salahiyet. Ruhsatname. Ruhsat. Onay (authorization olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) yetki verme. Yetkilendirme. Görev verme. Vekaletname.
Tolerances : Hata payı. Tahammül. Dayanma. Toleranslar.
Per mensem : Her ay. Ayda.
Abridgments : Tenzil. Azaltma. Kısaltma. Kısaltma (yazılı bir eseri). Özet. Yazılı bir eserin kısaltılmış şekli. Tenkis. Kısaltılmış şey. Özetleme.
Leeway : Rahat kımıldanacak yer. Geminin rüzgaraltı yanına düşmesi. Rahat hareket edilecek yer. Akıntı payı. Rotadan çıkma. Gecikme. Zaman kaybı. Bol yer. Rahatça kımıldanacak yer. Sürüncemede kalan işler.
Leave : Bırakmak. Veda. Ayrılmak. Vazgeçmek. Terketmek. Çıkmak. Sorumluluğuna bırakmak. Terk etmek.
Abatements : Azaltılma. İptal (hukuk terimi). Zayiat. Fütur. Azalma. Boyut ufalması. İndirme. Yürürlükten kaldırma. İndirilme.
Reduction : Azaltma. Belgitin sayca değeri üzerinden yapılan indirim. Negatifi zayıflatma. Boyun eğdirme. İndirme. Küçültme. Ayırma. Gümrük bildirmeliklerinde yer alan verginin, yasanın verdiği yetkiye dayanılarak, hükümetçe daha aşağı bir düzeye indirilmesi. (bu terim, ödün yerine de kullanılmaktadır.). Özdeciğin eksicik alması, hidrojen öğesinin çoğalması ya da oksijenin azalması olayı.
Allowance synonyms : authorization, percentage, disagreement, account, annuity, wage, subvention, deductible, free play, considerations, apportionments, dotation, salary, discretion, counts, taking into account, supplies, depreciation allowance, indult, pocket money, pensioning, accounts, grant in aid, indulgences, leniencies, divvies, count, connivance, consideration, condonation, authorisations, indulgence, permissions.
Allowance zıt anlamlı kelimeler, Allowance kelime anlamı
Deny : İnkar etmek. Esirgemek. Reddetmek. Yalanlamak. Yoksamak. Nasip etmemek. Tanımamak. Mahrum etmek. Danmak. Yadsımak.
Allowance ingilizce tanımı, definition of Allowance
Allowance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put upon a fixed allowance (esp. of provisions and drink). Our provisions were allowanced. Approval. As, the captain was obliged to allowance his crew. To supply in a fixed and limited quantity. Approbation.

Bu kısımda Allowance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Allowance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Allowance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Allowance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.