Allowance for cash türkçesi Allowance for cash nedir

Allowance for cash ingilizcede ne demek, Allowance for cash nerede nasıl kullanılır?

Allowance : Hesaba katma. Göz önünde tutma. Maaş. Bir işin yapılması için ayrılan para. Pay. Alacaklı indirimi. İndirim. Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim. Handikap spor. Harçlık.

For : Çünkü. Olarak. Zarfında. -e uygun. Zira. Yerine. Karşılığında. Şerefine. Nedeniyle. Adına.

Cash : Peşin para. Tahsil etmek. Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bozmak. Nakit para. Paraya çevirmek. Ödenili. Mangır. Bozdurmak (çek).

Allowance for decease : Ölüm ödencesi. İşyara, görevliye, hizmetliye, işçiye, eşlerinin ve çocuklarının ve kendilerinin ölümlerinde, eşine ya da yaşamda iken yazılı olarak belirttiği kişiye yasalarına göre verilmekte olan ölüm yardımları.

Allowance for lodging : Konut ödencesi. Mesken tazminatı. Konut tazminatı. Oturum yeri gideri karşılanılmak üzere aylıktan ayrı verilen ödence.

Sale for cash : Peşin satış. Peşin para ile satış.

Make allowance for : Hesaba katmak. Dikkate almak.

 

Allowance for loss in value : Kıymet düşüşleri karşılıkları.

Buy for cash : Peşin satın almak. Peşin almak.

For cash : Peşin para. Peşinen. Nakit olarak. Peşin para ile. Peşin olarak.

İngilizce Allowance for cash Türkçe anlamı, Allowance for cash eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allowance for cash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deduction : Çıkarılan miktar. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. Kesinti. Sonuç çıkarma. Kesenek. Sonuç. Azaltma. Tümdengelim.

Degradation : Parçalanma. Yıkılma. Ayrışım. Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon. Düşürme. İndirgeme. Yozlaşma. Bozulma. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması. bozulma. Degradasyon.

Discount : İskonto. Ederlerde yapılan düşürme. tecimsel belgitleri kırarak üremleri ve belirli bazı giderleri düşüldükten sonra geri kalanını öneli gelmeden ödeme. belgitin saymaca değeri üzerinden yapılan indirim. devlete ya da bir ortaklığa ilişkin borç belgitlerinin üzerlerinde yazılı değerleri genel satak değerinden yüksek ise aradaki fark. reklam, duyuru parasının peşin olarak ödenmesi. Kasa indirimi. Mal, hizmet ve üretim faktörü fiyatının düşürülmesi. Dikkate almamak. Hesaptan düşmek. Azaltma. Kısa kesme. İkram etmek.

 

Cutbacks : Kesme. Düşüş. Eksiltme. Katbek. Azaltma. Hikayede geriye dönüş. Kesinti.

Cash discount : Nakit ıskontosu. Satış bedelinin nakdi olarak ödenmesi durumunda yapılan fiyat indirimi. kredili satışlarda borcunu vadesinden önce ödeyen alıcıya yapılan indirim. Kasa iskontosu. Peşin tediye iskontosu. Tediye iskontosu. Peşin para iskontosu. Peşin ödeme indirimi. Ödenili satışlarda mal ederinden yapılan indirim. Peşin indirim.

Deductions : Kesinti. Sonuç. Sonuç çıkarma. Çıkarma. Çıkarılan miktar. Tümdengelim. Sonuçlar.

Allowance : Pay. Harçlık. Handikap (spor terimi). Tolerans. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Handikap spor. Alıcı yitircesi karşılığı. Göz önünde tutma. Özel bir araç için ayrılan.

Abatement : Azalma. Hafifletme. Hafifleme. Zayiat. Azalış. Fütur. Azaltma. Azaltılma. İptal (hukuk terimi). Yürürlükten kaldırma.

Cutback : Azaltma. Kesme. Hikayede geriye dönüş. Düşüş. Kesinti. Eksiltme. Katbek.

Abridgments : Özetleme. Tenzil. Özet. Tenkis. Yazılı bir eserin kısaltılmış şekli. Azaltma. Kısaltma. Kısaltılmış şey. Kısaltma (yazılı bir eseri).

Allowance for cash synonyms : degression, depreciation allowance, abatements, abridgment, bonification, deductible.