Free play türkçesi Free play nedir
- Esneklik.
- Boşluk payı.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Çocuğun, etkin olma gereksinmesini karşılamak üzere kendiliğinden kurduğu ve hiç bir kurala bağlı olmayan oyun.
- Tolerans.
- Serbest oyun.
- Görkem.
- Boşluk.
Free play ingilizcede ne demek, Free play nerede nasıl kullanılır?
Free : Serbest bırakmak. Bedava. Beleş. Muaf. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Bağımsız. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Parasız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbestçe.
Play : Tutmak ( ye). Çalmak. Tutmak. Kımıldanmak. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Bahis yapmak. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik. Hareket etmek. Rol almak. Oynatmak.
Free access : Ücretsiz erişim.
Free acid : Serbest asit.
Free admission : Duhuliyesiz. Ücretsiz giriş.
Free agency : Davranış özgürlüğü.
İngilizce Free play Türkçe anlamı, Free play eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Free play ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.
Elegancy : Zarafet. Nezaket. Lezzetlilik. İncelik. Çelebilik. Şıklık. Azamet. İhtişam.
Blanker : Çıkarmak. Anlamsız. Şaşırmış. Yazısız kağıt. Görüntüsüz (televizyon terimi). Silmek. Boş yer. Boş kağıt. Yazısız.
Brilliancies : Parlaklık.
Plasticity : Makaslama zorlamasına tutulan kimi katıların sürekli akış özelliği. Yoğrukluk. Mekanik gerilim altında uğradığı biçim değişimini, bu etki kalktıktan sonra da sürdürme özelliği. Şekil verilebilirlik. Plastisite. Plastiklik. Kuvvet uygulandıkça uzayıp, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeme özelliği. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğrulduk.
Latitude : Paralel. Serbestlik. Şümul. Enlem. Hoşgörü. Genişlik. Özgürlük. Bölge. Enlem derecesi.
Toleration : Müsamaha. Tahammül. Müsaade etme. Göz yumma. İzin. Müsaade. Sabır. Hoşgörü. İzin verme.
Tolerance : İhtiyat payı. Dayanıklılık. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çok hücrelilerde ilaca karşı direnç. aynı ilaçla başlangıçta sağlanan belli düzeydeki farmakolojik etkinin tekrar oluşturulması için giderek artan dozlarda ilaç kullanımı durumu. Bir ölçme ya da sınama işleminde gereksinmelere göre belli düzeyde yanılgıları göze alma ya da belli bir yanılma payına göz yumma durumu. Hoşgörü. Tahammül (organizma vb'ne özgü). Tolerans göstermek. Dayanma.
Black out : Bilgi saklamak. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Sahnedeki tüm ışıkları kapatmak. Ana çevirgeç kapatılarak sahnenin tümüyle karartılması durumu. Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Karartma yapmak. Sahnedeki ışıkları kapatmak. Elektrik kesintisine neden olmak. Elektrikler kesilmek.
Give : Uçlanmak. İtiraf etmek. Hediye etmek. Armağan etmek. Doğruluğunu kabullenmek. Yapıvermek. Düzenlemek. Gitmek. Bahşetmek.
Free play synonyms : array, blank, effulgences, flexible, allowance, tolerances, forgivingness, achievement age, brilliancy, lissomeness, elegancies, academic preparation, abstract reasoning, effulgence, blanking, abulia, area, flexibility, cavitation, caverns, latitudes, elasticity, brightness, aperture, abnormal child, active school, limberness, academy of economic and commercial sciences, abysms, abysm, braveries, forbearance, elasticities.

Bu kısımda Free play kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Free play ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Free play anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Free play ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.