Indulgences türkçesi Indulgences nedir

Indulgences ingilizcede ne demek, Indulgences nerede nasıl kullanılır?

Sale of indulgences : Günah çıkarma.

Self indulgence : Zevk-ü safa. Rahatına düşkünlük. Kendi kendini şımartma. Vurdumduymazlık. Kendine düşkünlük. Kendi zevk ve rahatına düşkünlük.

Indulgence : Katoliklerde işlenilen suçlardan dolayı öteki dünyada çekilecek cezayı papanın kaldırması işlemi. Düşkünlük. Anlayış gösterme. Boyun eğme. Müsamaha. Hoşgörü. Bağışlayı. Rıfk. Endüljans.

Nonindulgence : Kendinden verme. Özveri. Arzularına boyun eğmeme. Nefsine hakim olma. Feragat.

Overindulgence : Aşırı müsamaha. Fazla hoşgörü. Aşırı hoşgörü. Fazla müsamaha.

Indulgently : Hoş görüyle. Anlayışla. Hoşgörüyle.

Overindulge : Aşırı şımartmak. Aşırı düşkün olmak. Aşırı düşkünlük göstermek. Üzerine titremek. Sevdiğin bir şeye fazlasıyla kendini vermek (alkol, gıda, vb.).

Indulges : İzin vermek. İsteklerini yerine getirmek. Bulaşmak. Yüz vermek. Müsamaha etmek. Tutulmak. Şımartmak. Boyun eğmek. Sigara içmek. Haz almak.

Overindulged : Aşırı düşkün olan. Aşırı düşkünlük göstermek. Üzerine titremek. Şımarık. Aşırı şımartılmış.

 

Indulger : Boyun eğen. Ne denirse yapan. Hoşgörülü kimse. İstekler uyan. Şımartan kimse. Yüz veren kimse. Taleplere olumlu karşılık veren. Yapan. Merhametli kimse. Pohpohlayan kimse.

İngilizce Indulgences Türkçe anlamı, Indulgences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indulgences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Addiction : İllet. Alışma. Tutkunluk. Alışkanlık. Düşkünlük. Hastalık. Tiryakilik.

Cults : Mezhep. İnançlar. Tarikat. Tapınma. Heves. İnanç.

Tolerance : Çok hücrelilerde ilaca karşı direnç. aynı ilaçla başlangıçta sağlanan belli düzeydeki farmakolojik etkinin tekrar oluşturulması için giderek artan dozlarda ilaç kullanımı durumu. Tahammül (organizma vb'ne özgü). Herhangi fizik ya da kimya dizgesinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde ya da çalıştırılmasında izin verilen en çok yanılma sınırı. Hata payı. Tolerans tanımak. Oynama payı. Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı. Dayanma.

Allowance : Sağlanan para. Hesaba katma. Alıcı yitircesi karşılığı. Bir işin yapılması için ayrılan para. Avans (spor terimi). Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim. İndirim. İzin. İskonto. Özel bir araç için ayrılan.

Bugs : Dinleme cihazı. Yarımkanatlılardan, genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu; değişikkanatlılar. a. bk. yatak tahtakuruları. Meraklı. Gibbs ile bayesçi çıkarsama. Tahtakurusu. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Merak. Tutkun. Yarım kanatlılar.

 

Clemency : Şefkat. Havanın güneşli ve ılık olması. Yumuşaklık. Ilımanlık. Uysallık. Merhamet. Ilımlılık.

Dotages : Düşkünlük. Bunaklık. Yaşlılığa bağlı unutkanlık. İhtiyarlık. İkinci çocukluk. Dotaj. Bunama.

Liberalness : İlerici olma durumu. Cömertlik. Serbest fikirlilik. Liberallik. Eli açıklık. Cömert hediye.

Resignation : Çekilme. Kabullenme. Feragat. Bir iyeliğin karşılığında para alınması yoluyla başkasına bırakılması. Tevekkül. Rıza. İstifa. Teslimiyet. Katlanma (boyun eğerek).

Boundedness : Sınırlılık. Sınırlı olma.

Indulgences synonyms : remission of sin, remittal, compliance, fun, abidance, delights, remission, bondage, ecstasies, splurge, humoring, compliancy, bows, gratification, cacoethes, lenience, enjoyment, empathizing, bondages, delectations, complaisance, self indulgence, amusements, enchantment, fleshpots, obedience, compliancies, bug, leniency, pampering, forgivingness, habits, ambitions.

Indulgences zıt anlamlı kelimeler, Indulgences kelime anlamı

Discipline : Disipline sokmak. Terbiye etmek. Cezalandırmak. Yola getirmek. Konusu, incelediği olaylar ya da yordam ve işlemleriyle ötekilerden ayrılan altbilim. Kontrol etmek. Bilgi dalı. Disiplin sağlamak. Eğitmek.

Indulgences antonyms : unpermissiveness.