Maculations türkçesi Maculations nedir

  • Makülasyon.
  • Lekelenme.
  • Leke.
  • Deride lekelenme.

Maculations ingilizcede ne demek, Maculations nerede nasıl kullanılır?

Maculation : Makülasyon. Deride lekelenme. Leke. Lekelenme.

Maculating : Leke oluşturmak. Lekelemek. Benekli. Lekeli. Makülat.

Maculate : Lekelemek. Makülat. Lekeli. Leke oluşturmak. Benekli.

Maculated : Benekli. Lekeli.

Maculates : Benekli. Leke oluşturmak. Lekeli. Lekelemek. Makülat.

Immaculate conception : Lekesiz doğum. Günahlardan arınmış doğum. Meryem ana'nın kutsal ruh tarafından hamile bırakıldığını belirten kuram (hıristiyanlık). Meryem ana'nın günahlarından arınmış olarak dünyaya gelmesi.

Bimaculated lark : Küçük boğmaklı toygar. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından, türkiye'de anadolu'nun orta, güney ve doğu kısımlarında yazın görülen, dağlık bölgelerin yüksek kısımlarında yaşayan, kışın yarı çöl tipindeki bölgelerde bulunan, 16.5 cm kadar uzunlukta, böcek ve tanelerle beslenen göçmen bir kuş. küçük boğmaklı tarla kuşu.

Immaculately : Lekesiz bir şekilde. Lekesiz olarak. Tertemiz olarak. Mükemmel bir şekilde. Tertemiz bir şekilde. Hatasız bir şekilde.

Immaculate : Tam. Masum. Sağlam. Saf. Kusursuz. Pirüpak. Lekesiz. Hatası veya kusuru olmayan. Mükemmel. Yepyeni.

 

Immaculateness : Hatasızlık. Temizlik. Lekesizlik. Saflık. Tek renklilik (biyoloji terimi). Katışıksızlık. Mükemmellik.

İngilizce Maculations Türkçe anlamı, Maculations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maculations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sundog : Yalancı güneş.

Pinpoint : İğne ucu. Nokta atışı yapmak. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Yerini belirlemek. Tam olarak saptamak. Nokta. Tam yerini saptamak. Yerini tam olarak belirlemek. Belirlemek. Ufacık nokta.

Marking : Not verme. Çizme. Okullarda öğrencilerin çalışmalarını ve başarılarını değerlendirme işlemi. İşaret. Çabukluk. İşaretleme. Markaj. Marka. Markalama.

Spot : Seçmek. Işıldak. Bir parlak yüzeyde (ay tekeri, güneş tekeri) görülen kara benek. Nokta yapmak. Benek. Nokta. Saçmak. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Görmek.

Soiling : Ahırdaki sığırı yeşim yem vererek besleme (tarım). Enkoprezi. Dört yaşın üstünde olan çocukların bilerek veya bilmeyerek dışkı yaparak giysilerini kirletmeleri (tıp veya medikal terimi). İrade dışı bir şekilde dışkı yapma. Kirletme. Altına yapma. Dışkı çıkarma. Bir şeyi kirletme. Lekeleme.

Spotting : Kestirme. Lekeleme. Boyamalı geçirme. Leke oluşumu. Seçme. Damlama. Punto. Tanıma.

Blobbed : Küçük yuvarlak. Küçük damla. Kıvamı koyu iri bir damla. Küçük yuvarlak kütle. Hata yapmak. Damlamak. Küçük kütle. Damla. Su damlası.

Plaque : Vücut lekesi. Madeni levha. Sürüngenlerde bulunan ve vücudu dıştan örten pul biçiminde boynuzsal parçacıklar; herhangi bir yassı parça. birkaç virüs üreme devresi sonunda bitişik hücrelerin ölmesi veya erimesiyle hücre tabakasında meydana gelen yuvarlak ve açık renkli bölgeler. Levha. Düzlem. Plak. Plaket. Tabela. Süs tabağı.

 

Blobbing : Küçük yuvarlak kütle. Kıvamı koyu iri bir damla. Damlamak. Hata yapmak. Küçük yuvarlak. Küçük damla. Su damlası. Damla. Küçük kütle.

Fleck : Çil. Parçacık. Benekli yapmak. Nokta. Lekelemek. Benekleşmek. Benek. Beneklemek. Çok ufak parça.

Maculations synonyms : soilure, worn spot, attaints, blots, becoming stained, maculation, blotch, fret, blemishing, nebula, blotted, macule, speckle, mock sun, splash, blot, daub, daubed, speck, sunspot, blemish, blotches, facula, macula, blob, dirtying, blobs, parhelion, dapple, patch, staining, attaint, blotching.