Soiling türkçesi Soiling nedir

  • Bir şeyi kirletme.
  • Altına yapma.
  • Dört yaşın üstünde olan çocukların bilerek veya bilmeyerek dışkı yaparak giysilerini kirletmeleri (tıp veya medikal terimi).
  • Kirletme.
  • Lekeleme.
  • Ahırdaki sığırı yeşim yem vererek besleme (tarım).
  • Dışkı çıkarma.
  • Enkoprezi.
  • İrade dışı bir şekilde dışkı yapma.

Soiling ingilizcede ne demek, Soiling nerede nasıl kullanılır?

Soilings : Kirletme. Lekeleme.

Subsoiling : Kirizma etme. Derin sürüm. Derin sürme. Dippatlatma.

Topsoiling : Üst toprak tabakası. Tarım toprağı. Nebati toprak. Humus. Bitkisel toprak. Üst toprak. Yüzey toprağı. Üsttoprak.

Dorsoilial position : Doğum sırasında, uzunluğuna önden gelişte, yavrunun sırt bölgesinin ananın sağ veya sol ilyumuyla karşı karşıya gelmesi biçiminde görülen yavru pozisyonu, sağ dorsoilyal vaziyet, sol dorsoilyal vaziyet. Dorsoilyal vaziyet.

Left dorsoilial position : Sol dorsoilyal vaziyet. Dorsoilyal vaziyet.

Soil amelioration : Toprak ıslahı.

Right dorsoilial position : Dorsoilyal vaziyet. Sağ dorsoilyal vaziyet.

Soil colloids : Kil ve humustan oluşmuş negatif elektrik yüküne sahip ve toprağın emme kuvvetini oluşturan elementler. Toprak kolloitleri.

Soil dressing : Toprak gübrelemesi.

Soil conditions : Zemin şartları. Temel şartları.

İngilizce Soiling Türkçe anlamı, Soiling eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Soiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smudging : Kara olmak. Dumanla kaplama. Bulaşmak. İs olmak. Kirlenmek. Bulaştırmak. Karalamak. Lekelenmek. Bulaştırma.

Desecration : Tecavüz. Kutsal bir şeye karşı saygısızlık. Kutsal şeye saygısızlık. Hürmetsizlik. Saygısızlık.

Defamation : İftira. Karalama. Aşağılama. Hakaret.

Contaminating : Kirletici. Kirletmek. Kirleten. Bulaştırıcı. Bozmak. Bulaştırmak. Pisletici.

Defilement : Kirlilik. İffetsizlik. Pisletme. Bozma.

Change of state : Maddenin hal değişimi. (maddenin) hal değişimi. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Durum değişikliği. Bir yıldızın sıcaklığına, basıncına, yoğunluğuna, aydınlatma gücüne ya da kütlesine ilişkin değişim. Hal değişimi. Durum değişimi. Katı, sıvı, uçun gibi doğabilimsel bir haldeki bir özdeğin başka bir hale dönüşmesi.

Pollutions : Çevre kirliliği. Kirlilik. Su ve ses kirlenmesi. Çevre kirlenmesi. Pislik. Bozulma. Hava. Kirlenme.

Encopresis : Dışkısını tutamama. İrade dışı defekasyon. Enkoprezis. Dışkı kaçırma. İrade dışı dışkı yapma. Dışkı tutamama.

Spotting : Lekelenme. Leke oluşumu. Tanıma. Boyamalı geçirme. Kestirme. Punto. Damlama. Seçme.

Soiling synonyms : soilure, dirtying, smearing, messing, blotting, maculation, slurring, befoulment, making dirty, deflorations, soilings, contamination, defamations, staining, defilements, contaminations, defloration, bowel movement, pollution.

Soiling zıt anlamlı kelimeler, Soiling kelime anlamı

Decontamination : Kirlilik giderme. Dekontaminasyon. Zararlı maddelerden arındırma. Sağlıklı hale getirme. Bir maddedeki zararlı radyoaktif cisimleri ayırmak. Zehirlenmeye neden olan maddelerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması. Arındırma. Temizleme. Arıtma.