Spotting türkçesi Spotting nedir

Spotting ingilizcede ne demek, Spotting nerede nasıl kullanılır?

Spotting attachment : Işıldağın kendi merceği dışında, aygıta eklenen ek mercek. Ek mercek.

Air spotting : Hava gözetlemesi. Havai gözetim. Uçaktan yapılan gözetleme.

Spottiness : Tutarsızlık. Normal olmama durumu. Düzensizlik. Sivilceli olma durumu. Noktalı olma durumu. Lekelilik. Beneklilik. Benek.

Spottier : Ancak yer yer iyi olan. Lekeli. Benekli. Noktalı. Aynı kalitede olmayan. Puantiyeli. Ancak ara sıra iyi olan. Puanlı. Sivilceli.

Spottiest : Aynı kalitede olmayan. Ancak ara sıra iyi olan. Puantiyeli. Benekli. Sivilceli. Lekeli. Noktalı. Ancak yer yer iyi olan. Puanlı.

Spotted eagle : Büyük orman kartal. Kartalgiller (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, sırtı ve karnı kahverengi olup kara, sarı ve ak karışık, asya ve doğu avrupa'da çam ormanlarında yaşayan bir tür. Büyük orman kartalı. Büyük bağırgan kartal.

Spotted redshank : Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, avrupa, asya ve kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Pasrengi kızılbacak. Koca albacak. Kara kızılbacak.

 

Spotted gully shark : Bayağı köpek balığı. Köpek balıkları (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 1-2 m kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan bir tür.

Spotter : Gözetleyici. Gözleyici. Mağaza güvenlik görevlisi. Nöbetçi. Gözcü. Dedektif. Lekeleyici.

Spotted newt : Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, semendergiller (salamandridae) familyasından, sırtı esmer, karnı portakal sarısı ve kara lekeli, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. küçük semender. Bayağı semender.

İngilizce Spotting Türkçe anlamı, Spotting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Point : Sayı. Çevirmek. Uç. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Doğrultmak. Sivriltmek. Ferma yapmak (av köpeği). Çıkmak (çıban vb). Nokta.

Fourty winks : Şekerleme.

Bodement : Alamet. Emare. Önsezi. Kestirim. İşaret. Belirti. Kehanet. İçine doğma. Tahmin.

Spying : Casusluk yapma. Çaşıtlık. Casusluk.

Font size : Yazı büyüklüğü. Yazı karakteri boyutu. Yazıtipi boyutu. Yazı tipi boyutu.

Choices : Seçkin sınıf. Seçme hakkı. Seçilen şey. Seçim. Tercih. Seçkinler. Seçenek. Şık.

Ackonwledgment : Herhangi bir olayda işlemin kişisel olarak yapıldığının karşılıklı olarak tanımı ve açıklanması.

Choice : Seçenek. Tercih. Güzide. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Kalburüstü. Seçme hakkı. Çare. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Çekim.

 

Slurring : Kötü telaffuz etmek. Ağzında yuvarlamak. Ağzında gevelemek. Kirletme. Notaları birleştirerek çalmak. Kirletmek. Leke sürmek. Leke sürme. Kötü telafuz etme.

Defilement : Kirletme. Pisletme. İffetsizlik. Kirlilik. Bozma.

Spotting synonyms : soilure, choosing, electing, actualization, doze, olition, type size, staining, dropping, dirtying, points, best of breed, catching, acknowledgments, smudging, inklings, eclectics, acknowledgement, familiarizations, kip, dozed, opting, gobbing, acquaint oneself with, blotting, point size, familiarisation, detection, befoulment, drip, smearing, defilements, dripping.