Seçme nedir, Seçme ne demek

"Seçme" ile ilgili cümleler

  • "Etrafı geniş hendeklerle çevrili burçlar, en seçme muhafızlar elinde en titiz hesaplarla korunuyor." - N. F. Kısakürek
  • "Kendine yeni bir meslek seçmesini bildiğinden dilencilikte karar kıldı." - İ. O. Anar

Yerel Türkçe anlamı:

Kötü yolda kadın.

Tarım alanında kullanılan kelime anlamı:

[Bakınız: seçinleme, devşirim]

Seçme isminin anlamı, Seçme ne demek:

Erkek ismi olarak; Seçilmiş, üstün.

Bilimsel terim anlamı:

radyoculuk: Radyo ve telsiz alıcılarında istenilen imi, bozucu, cızırtılı imlerden ayırma.

genel uygulayım: Delikli kart makinesinde, istenilen imi bölümler arasında gönderme işlemi.

İngilizce'de Seçme ne demek? Seçme ingilizcesi nedir?:

selection, option

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Konya kenti, Çumra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş kenti, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yer.

Seçme anlamı, tanımı:

Seçme hakkı : Bir sözleşme ile belirlenen ödeme biçimi yerine bir diğerini koyabilme yetkisi, muhayyerlik, hakkıhıyar. Herhangi bir seçimde oy kullanabilme hakkı.

Seçmece : (se'çmece) Seçme şartı ile, seçerek. Seçerek alınan veya satılan.

Seçmeci : Seçmecilik yanlısı olan (filozof, görüş vb.).

 

Seçmecilik : Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm, eklektiklik.

Seçmek : Birine oy vererek bir göreve getirmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Tercihini bir yönde kullanmak. Farklı görmek, üstün görmek.

Seçmeli : Seçilebilen. Zorunlu olmayan, selektif.

Seçmeli ders : Seçmeli olarak alınabilecek ders, seçimlik ders.

Seçmeli yemek : Yemek listesinden seçilen, fiyatları ayrı ayrı hesaplanan yemek, alakart.

Seçmen : Seçimde oy verme hakkı olan kimse, müntehip.

Seçmen kütüğü : Seçmen listesi.

Seçmen listesi : Seçmen adlarının yazılı olduğu liste, seçmen kütüğü.

Seçmenlik : Seçmen olma durumu.

Seçmesiz yemek : Lokanta ve otellerde belirli bir para karşılığında verilen birkaç kap yemek, tabildot.

Akla karayı seçmek : Bir işi başarıncaya değin çok sıkıntı çekmek, güçlüklerle karşılaşmak.

Yemek seçmek : Bazı yemekleri sevmemek.

İntihap : Seçim. Seçme.

Seleksiyon : Ayıklanma. Seçme.

Seçkin : Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.

Seçilmiş : Seçimle işbaşına gelen. Seçerek ayrılmış, güzide. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar.

 

Seçme aksiyomu : "A boş olmayan kümelerin bir sınıfı olduğunda, A için bir seçme fonksiyonu vardır," aksiyomu. Bu aksiyom boş olmayan kümelerin çarpımının boş olmadığını ifade eder.

Seçme beliti : Boş olmayan kümelerden oluşan bir boş olmayan kümeler takımının Dekart çarpımının da boş olmayacağını varlayan belit.

Seçme düzyazı : Divan çağında, türlü düzyazıların dergisi.

Seçme fonksiyonu :

Seçme gücü : Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. Gözün aynı özelliği gösteren niteliği.

Seçme ilksavı : Herhangi bir kümeler kümesine karşılık, bu kümelerden birer öğe seçmekle oluşturulan kümenin varolduğunu dile getiren ilksav.

Seçme kuralları : Nicemsel bir dizgenin, ışık etkisiyle hangi erke düzeylerinden hangilerine geçebileceğini saptayan kurallar.

Seçme yanlılığı : Örnek alırken belli sınırlar içinde seçiciyi özgür bırakan yargılı örnekleme tasarımlarının yol açabileceği yanlılık ya da olanaklı saptırma, bk. paylı örnekleme.

Seçme yapıtlar : Çeşitli yapıtlardan bir amaca uygun olarak seçilen parçalardan ortaya çıkan yapıt, antoloji.

Seçme yetkisi : Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme.

Seçme ile ilgili Cümleler

  • Onu seçmen gerektiğini düşünüyorum.
  • Seçmeler ne zaman?
  • Sana ev sahipliği yapmam için tanrının beni seçmesine sevindim.
  • Doğru anı dikkatle seçmeliyiz.
  • Seçme şansınız yok muydu?
  • Seçmek için sadece üç seçeneğin var.
  • Seçmeler önümüzdeki pazartesi günü düzenlenecektir.
  • Seçme şansları yoktu.
  • Herkes en azından bir şiir seçmeli ve onu ezbere öğrenmeli.
  • Seçmek zorundasın.
  • Onlardan birini seçmek zorundayım.
  • Tom'un Mary için bir doğum günü hediyesi seçmesine yardım ettim.
  • Onları seçmen gerektiğini düşünüyorum.
  • Seçmelerin nasıldı?

Diğer dillerde Seçme anlamı nedir?

İngilizce'de Seçme ne demek? : adj. select, choice, picked, eclectic, recherche

n. choosing, selection, digest, pick, spotting, choice, co-optation, sampling

Fransızca'da Seçme : choisi/e, de choix, exquis/e, sélect/e

Almanca'da Seçme : n. Auslese, Auswahl, Elite, Erkennung, Selektion, Wahl, Willensäußerung, Zuchtwahl

adj. ausgewählt, distinguiert

Rusça'da Seçme : n. выбор (M), отбор (M), избрание (N), предпочтение (N), подборка (F), подбор (M), переборка (F), опция (F)